TDK – SÖZBUL’dan “bir yazım kuralı” arşivi

Son Güncelleme:03.11.2011

Sonu sert ünsüzle biten alıntı kelimeler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında kelime sonundaki sert ünsüzler yumuşar: bent / bendi, standart / standardı.

“m” ile yapılmış ikilemeler ayrı yazılır: çocuk mocuk, kitap mitap.

İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları ve lakaplar bitişik yazılır: Birol; Adıvar, Boynueğri Mehmet Paşa.

Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz.

İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar: Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir. (Cenap Şahabettin)

“ile” ayrı olarak yazılabildiği gibi kelimelere eklenerek de yazılabilir: bulutla veya bulut ile.

Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar: Ağrı Dağı, Çanakkale Boğazı, Dicle Irmağı, Van Gölü..

Dilimizde sert ünsüzle biten kelimelere gelen ekler sert ünsüzle başlar: aş-çı, bas-kı, geç-tim, ipek-çi, süt-çü.

Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya vb.

Organ adlarıyla yapılan ikilemelerde kelimenin ikinci hecesindeki dar ünlü düşmez: ağız ağıza, omuz omuza.

Noktasız yapılan kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır: TBMM’nin, TDK’nin, BM’de, ABD’de, TV’ye

Şiirde seslerin ölçü dolayısıyla düştüğünü göstermek için kesme işareti kullanılır: Bir ok attım karlı dağın ardına / Düştü n’ola sevdiğimin yurduna / İl yanmazken ben yanarım derdine / Engel aramızı açtı n’eyleyim (Karacaoğlan)

Para ile ilgili işlem ve senet, çek vb. ticari belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır: 650,35 (altıyüzelliTLotuzbeşkr).

Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır: iki yüz, üç yüz altmış beş.

Sayılara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır: 1985’te, 8’inci madde, 2’nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik.

Bulunma durumu eki getirildiği kelimeye bitişik yazılır: yolda (yol-da) kalmak

Bağlaç olan ki ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, bilmem ki.

Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti kullanılır: Bu Kanun’un 17. maddesinin c bendi… Yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 2’nci maddesine göre… vb.”Ya da” sözü ancak cümlede “ya” kullanımı varsa kullanılabilir, “veya” sözü yerine kullanılamaz.

Kitap, dergi, gazete ve sanat eseri (tablo, heykel, müzik vb.) adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Nutuk’ta, Safahat’tan, Kiralık Konak’ta, Sinekli Bakkal’ı, Hürriyet’te, Resmî Gazete’de, Onuncu Yıl Marşı’nı, Yunus Emre Oratoryosu’nu, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü.

Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. adlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Dolmabahçe Sarayı’nın, Çankaya Köşkü’ne, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Ankara Kalesi’nden, Horozlu Han’ın, Galata Köprüsü’nün, Bilge Kağan Abidesi’nde, Çanakkale Şehitleri Anıtı’na

Gök bilimiyle ilgili adlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Jüpiter’den, Venüs’ü, Halley’in, Merih’e, Büyükayı’da, Yedikardeş’ten, Samanyolu’nda.

Başbakanlık, Rektörlük vb. sözlere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde Başbakanlığa, Rektörlüğe vb. biçiminde yazılır.

Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır.

Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin, söz gruplarının ve sayıların tekrar yazılmasını önlemek için denden işareti kullanılır.

Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır: “İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!” diyorlar. (Yahya Kemal Beyatlı)

Heceleri göstermek için kısa çizgi kullanılır: a-raş-tır-ma, bi-le-zik, du-ruş-ma, ku-yum-cu-luk, ya-zar-lık.

Bağlaç olan da, de ayrı yazılır: Kızı da geldi gelini de.

Türkçe kökenli kelimelerde bugün uzun ünlü yoktur. Uzun ünlü, Arapça ve Farsçadan Türkçeye giren kelimelerde görülür: adalet (ada:let), beraber (bera:ber), ifade (ifa:de), kaide (ka:ide), numune (numu:ne), sade (sa:de), şair (şa:ir). Bu uzun ünlüler yazıda herhangi bir işaretle gösterilmez

Bilimsel çalışmaların kaynaklar bölümünde makale başlıkları tırnak içinde yazılır.

Gelenekleşmiş olan T.C. (Türkiye Cumhuriyeti) ve T. (Türkçe) kısaltmalarının dışında büyük harflerle yapılan kısaltmalarda nokta kullanılmaz.

Kuruluş, ülke, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmaları genellikle her kelimenin ilk harfinin büyük yazılmasıyla yapılır: TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi), TDK (Türk Dil Kurumu), ABD (Amerika Birleşik Devletleri); KB (Kutadgu Bilig); TD (Türk Dili); B (batı), D (doğu), KB (kuzeybatı).

Kesme işareti satır sonuna geldiğinde ayrıca çizgi kullanılmaz.

Batı kökenli kelimeler, Türkçenin hece yapısına göre hecelere ayrılır: band-rol, kont-rol, port-re, prog-ram, sant-ral, sürp-riz, tund-ra, volf-ram.

Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Atatürk’üm, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se, Şinasi’yle, Alman’sınız, Osmanlı Devleti’ndeki, Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’ni.

Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur: “Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı? / Üsküdar’dan mı, Hisar’dan mı, Kavaklar’dan mı? ” -Yahya Kemal Beyatlı.

Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına virgül konur: “Akşam, yine akşam, yine akşam,Göllerde bu dem bir kamış olsam!” -Ahmet Haşim.

Özel adlardan türetilen kelimeler büyük harfle başlar: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Asyalılık, Darvinci, Konyalı, Bursalı.

Latin harflerini kullanan dillerdeki özel adlar özgün biçimleriyle yazılır: Beethoven, Molière, Puccini, Rousseau, Shakespeare; Bologna, Buenos Aires, Rio de Janerio, Vaasa, Wuppertal. Ancak Batı dillerinde kullanılan adların okunuşları ayraç içinde gösterilebilir: Shakespeare (Şekspir) vb.

Ağa, baba, bey, efendi, hanım, nine vb. sözlerle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: ağababa, ağabey, beyefendi, efendibaba, hanımanne, hanımefendi, hacıağa, kadınnine, paşababa.

Kitap, dergi vb.nde bulunan resim, çizelge, tablo vb.nin altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harfle başlar.

-r / -ar / -er, -maz / -mez ve -an / -en sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tamlaması yapısındaki birleşik kelimeler ayrı yazılır: yazar kasa, güler yüz, çıkmaz sokak, tükenmez kalem, uçan daire, istenmeyen adam.

Avrupa Birliği sözüne getirilen ekler kesme işareti ile ayrılır.

Akım, çağ ve dönem adlarından sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına, Eski Çağın, Yükselme Döneminin.

Kelime içinde yan yana gelen üç ünsüzden ilk ikisi kendinden önceki ünlüyle, üçüncüsü ise kendinden sonraki ünlüyle hece kurar: alt-lık, Türk-çe, kork-mak.

Sonunda nokta bulunan kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek, noktadan sonra ve kelimenin okunuşuna uygun olarak yazılır: Alm.dan, İng.yi, vb.nin.

demek ve yemek fiillerine ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde fiil kökündeki e ünlüsü i’ye dönüşür: diyen, diyerek, diyecek, diyelim, diye; yiyen, yiyerek, yiyecek, yiyelim, yiye, yiyince, yiyip. Ancak deyince, deyip sözlerinde e yazılışta korunur.

Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan.

Cümle içinde özneleri belirtmek için virgül konur: “Ahmet Kerim, o gün bu kaygı ile içini yedi durdu.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

Konuşma çizgisinden sonraki alıntı cümlesinden sonra virgül konur: – Bu akşam Datça’ya gidiyor musunuz, diye sordu.

Metin içinde zarf-fiil ekleriyle oluşturulmuş kelimelerden sonra virgül konulmaz: “Cumaları bahçede buluştukça kıza kendisinin adi bir mektep talebesi olmadığını anlatmaya çalışıyordu.” -Halide Edip Adıvar.

Kitap, dergi vb.nin künyelerinde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra virgül konur: Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.

Kurum, kuruluş, kurul, merkez, bakanlık, üniversite, fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik sözleri asılları kastedildiğinde büyük harfle başlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi her yıl 1 Ekim’de toplanır. Bu yıl ise Meclis, yeni döneme erken başlayacak.

Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Medeni Kanun, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği.

Zaman bildiren birleşik kelimeler ayrı yazılır: bağ bozumu, gece yarısı, gün ortası, hafta başı, hafta sonu

Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için üç nokta konur: “Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz!” -Faruk Nafiz Çamlıbel.

Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra ünlem konur: “Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! ” -Yahya Kemal Beyatlı.

“Arasında, ve, ile, ila, …-den …-e” anlamlarını vermek için kelimeler veya sayılar arasında kısa çizgi kullanılır: Aydın-İzmir yolu, Türk-Alman ilişkileri, Ural-Altay dil grubu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 09.30-10.30, Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı’nda soy-dil-din üçgeni, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, Türkçe-Fransızca Sözlük.

Küçük harflerle yapılan kısaltmalara, kelimenin okunuşu esas alınarak ek getirilir: cm’yi, kg’dan, mm’den, YKr’un.

Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Azerbaycan Cumhuriyeti.

Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, Almanca, İngilizce, Rusça, Arapça; Oğuzca, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Tatarca.

Birden çok heceli olup a, e ünlüleri ile biten fiiller, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında bu fiillerdeki a, e ünlülerinde söyleyişte yaygın bir daralma (ı ve i’ye dönüşme) eğilimi görülür. Ancak bunlar yazıya geçirilmez: başlayan, atlayarak, saklayalı, atmayalım, izlemeyecek.

Saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılar rakam ile yazılır: 17.30’da, 11.00’de, 1.500.000 lira, 25 kilogram, 150 kilometre, 15 metre kumaş, 1.250.000 kişi.

Kendisinden sonra açıklama yapılan cümlenin sonuna iki nokta konur: “Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.” -Mustafa Kemal Atatürk.

Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: kireç taşı, yaprak taş, duvar takvimi, kriz masası, kurtarma aracı, çekme demir, tuz ruhu

Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma vb.duyguları anlatan cümlelerin sonuna ünlem konur: Hava ne kadar da sıcak! Aşk olsun! Ne kadar akıllı adamlar var!

Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır: Ulu önderin “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü her Türk’ü duygulandırır.

Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını göstermek için kullanılan soru işareti yay ayraç içine alınır.

Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar: Halley, Merkür, Neptün, Satürn vb. Ancak Dünya, Güneş, Ay kelimeleri gezegen anlamı dışında kullanıldıklarında küçük harfle başlarlar.

Resmî yazışmaların imza bölümünde soyadları büyük harfle yazılır: Ahmet KEMALOĞLU, Zeynep ÖZGÜR, Aliye SUNGUR.

Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar: Topkapı Sarayı, İshakpaşa Sarayı, Çankaya Köşkü, Horozlu Han, Ankara Kalesi, Alanya Kalesi, Galata Köprüsü, Mostar Köprüsü, Beyazıt Kulesi, Zafer Abidesi, Bilge Kağan Anıtı.

Tabela, levha ve levha niteliğindeki yazılarda geçen kelimeler büyük harfle başlar: Giriş, Çıkış, Müdür, Vezne, Başkan, Doktor, Otobüs Durağı, Dolmuş Durağı, III. Kat, IV. Sınıf, I. Blok.

Bir topluluğun yöneticisi anlamındaki başı sözüyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları bitişik yazılır: aşçıbaşı, binbaşı, çarkçıbaşı, çeribaşı, elebaşı, mehterbaşı, onbaşı, ustabaşı, yüzbaşı.

Farklı kelimelerden oluşan renk adları bitişik yazılır: baklaçiçeği, balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, fildişi, gülkurusu, kavuniçi, narçiçeği, ördekbaşı, ördekgagası, tavşanağzı, tavşankanı, turnagözü, vapurdumanı, vişneçürüğü, yavruağzı

Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü belirtmek için tek tırnak kullanılır: Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.

Adres yazılırken apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına eğik çizgi konulur: Altay Sokağı No. 21/6 Kurtuluş / ANKARA

Soru eki veya sözü bulunmamasına karşın soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna soru işareti konur: Gümrükteki memur başını kaldırdı:- Adınız?

Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulan sözler ayrı yazılır: kılıç balığı, bıyıklı balık; çalı kuşu, alıcı kuş, boğmaklı kuş; ipek böceği, çalgıcı böcek; at sineği, meyve sineği, deniz yılanı, dağ sıçanı, kaya örümceği, Pekin ördeği, Ankara kedisi, yaban domuzu.

Arapça kurala göre oluşturulan tamlamalar ve kalıplaşmış biçimler bitişik yazılır: aliyyülâlâ, fevkalade, hıfzıssıhha, şeyhülislam, tahtelbahir, tahteşşuur; âlemşümul, aleykümselam, fenafillah, maşallah, velhasılıkelam.

Gök cisimleri ayrı yazılır: Çoban Yıldızı, Kervan Yıldızı, kuyruklu yıldız; gök taşı, meteor taşı.

Kitap, dergi vb.nin künyelerinin sonuna nokta konur: Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.

Rusça özel adlar yazılırken Rus harflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Bolşevik, Brejnev, Çaykovski, Gogol, Gorbaçov, Tolstoy, Yeltsin; Moskova, Omsk, Orenburg, Petersburg, Volga, Yenisey.

Yunanca özel adlar yazılırken Yunan harflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Homeros, Karamanlis, Papandreu, Pindaros, Platon, Sokrates, Venizelos.

Yiyecek, içecek adlarıyla kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: bohça böreği, kuyruk yağı, arpa suyu, beyaz peynir, Adana kebabı, İnegöl köftesi, acı badem kurabiyesi, lop yumurta.

Organ adı veya organ adı yerine kullanılan sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: aşık kemiği, azı dişi, patlak göz, yüzük parmağı.

İmek fiili ünsüzle biten kelimelere eklendiğinde i ünlüsü düşer: gelir-se (gelir ise), güzel-miş (güzel imiş), yorgun-du (yorgun idi).

İmek fiili ünlüyle biten kelimelere eklendiğinde i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer: ne-y-se (ne ise), sonuncu-y-du (sonuncu idi), yabancı-y-mış (yabancı imiş).

Yüzde ve binde işaretleri yazılırken sayılarla işaret arasında boşluk bırakılmaz: %25, ‰50.

Sayılarla oluşturulan iskambil oyunları bitişik yazılır: altmışaltı, ellibir, yirmibir.

Dört ve dörtten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve aralarına nokta konur: 4.567, 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500.

Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak kelimeleri büyük harfle başlar: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Zafer Meydanı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Fevzi Çakmak Sokağı.

Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz: Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Halı Dokuyan Kızlar tablosu.

Para birimleri büyük harfle başlamaz: avro, dinar, dolar, lira, kuruş, liret.

Belirli bir tarihi belirtmeyen ay ve gün adları küçük harfle başlar: Okullar genellikle eylülün ikinci haftasında öğretime başlar. Yürütme Kurulu toplantılarını perşembe günleri yaparız.

Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar: 29 Mayıs 1453 Salı günü, 29 Ekim 1923, 28 Aralık 1982’de göreve başladı. Lale Festivali 25 Haziran’da başlayacak.

Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna soru işareti konur: Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna iki nokta konur: Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazmayan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü! (Falih Rıfkı Atay)

Şart ekinden sonra virgül konmaz: Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat Nuri Güntekin)

Özne olarak kullanıldıklarında bu, şu, o işaret zamirlerinden sonra virgül konur: Bu, benim gibi yazarlar için hiç kolay olmaz.

Hitap için kullanılan kelimelerden sonra virgül konur: Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek mücadele, müsademe demektir. (Mustafa Kemal Atatürk)

Baş sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları bitişik yazılır: başağırlık, başbayan, başkahraman, başkent, başpehlivan, başrol.

-a, -e, -ı, -i, -u, -ü zarf-fiil eklerinin bilmek, vermek, kalmak, durmak, gelmek ve yazmak fiilleriyle oluşturduğu tasvirî fiiller bitişik yazılır: düşünebilmek, gelivermek, uyuyakalmak, gidedurmak, çıkagelmek, öleyazmak.

Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, Alman, İngiliz, Rus, Arap, Japon; Oğuz, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar; Karakeçili, Hacımusalı.

Şehir, kent, köy, mahalle, dağ, tepe, deniz, göl, ırmak, su, çay vb. kelimelerle kurulmuş sıfat tamlaması ve belirtisiz isim tamlaması kalıbındaki yer adları bitişik yazılır: Akşehir, Atakent, Çengelköy, Yenimahalle, Karadağ, Kocatepe, Karadeniz, Acıgöl, Yeşilırmak, Karasu, Akçay.

Kelimelerden her ikisi veya ikincisi, birleşme sırasında anlam değişmesine uğradığında bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır: altınbaş (kavun), beşikörtüsü (çatı biçimi), bülbülyuvası (tatlı), kargaburnu (alet), yalıçapkını (kuş).

Millî ve dinî bayramlarla özel günlerin adları büyük harfle başlar: Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, Ramazan Bayramı, Nevruz Bayramı, Anneler Günü, Öğretmenler Günü, Dünya Tiyatrolar Günü, 14 Mart Tıp Bayramı, Hıdırellez.

Büyük harflerin kullanıldığı yerlerde bulunan ve, ile, veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır: Mai ve Siyah, Leyla ile Mecnun, Turfanda mı, Turfa mı? Diyorlar ki, Dünyaya İkinci Geliş yahut Sır İçinde Esrar, Ben de Yazdım.

Cümlede -ınca / -ince anlamında zarf-fiil görevinde kullanılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz: Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. (Orhan Kemal)

Bağlaç olan ve, veya, yahut sözlerinden önce de sonra da virgül konulmaz: Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu Atatürk tarafından kurulmuştur. Her hareket yahut düşünce, hareket edenin veya düşünenin zihninde bir iz bırakır. (Cemil Meriç)

Tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz: Hem gider hem ağlar. Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli. Gerek nesirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır. İster gitsin ister kalsın. Ne kız verir ne dünürü küstürür.

Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, üç, dört, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: alt yazı, üst küme, ana bilim dalı, ön söz, art niyet, arka plan, yan etki, karşı oy, iç tüzük, dış hat, orta oyunu, büyük defter, küçük parmak, sağ açık, sol açık, peşin fikir, bir hücreli, iki eşeyli, üç parmaklı, dört ayaklılar, tek hücreli, çok düzlemli, çift kanatlılar.

Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki, hayvan ve nesne adlarıyla kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: çetin ceviz, çöpsüz üzüm; eski kurt, sarı çıyan, sağmal inek; eski toprak, eski tüfek, kara maşa, sapsız balta.

Ev kelimesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: aşevi, bakımevi, basımevi, doğumevi, gözlemevi, huzurevi, konukevi, orduevi, öğretmenevi, polisevi, yayınevi.

Yer ve millet adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde sadece özel adlar büyük harfle başlar: Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Hindistan cevizi, İngiliz anahtarı, Maraş dondurması, Van kedisi.

-an/-en, -r/-ar/-er/-ır/-ir, -maz/-mez ve -mış/-miş sıfat-fiil eklerinin kalıplaşmasıyla oluşan birleşik kelimeler bitişik yazılır: oyunbozan, damargenişleten; betonkarar, yurtsever; güçbeğenir, külyutmaz, kadirbilmez; çokbilmiş, güngörmüş.

Dış, iç, sıra sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: ahlak dışı, çağ dışı, din dışı, kanun dışı, olağan dışı, yasa dışı; ceviz içi, hafta içi, yurt içi; aklı sıra, ardı sıra, peşi sıra, yanı sıra.

Mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında şahıs adları ayrı yazılır: Yunus Emre Mahallesi; Gazi Mustafa Kemal Bulvarı; Ziya Gökalp Bulvarı; Nene Hatun Caddesi; Fevzi Çakmak Sokağı, Cemal Nadir Sokağı; Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi.

Yer adlarında kullanılan batı, doğu, güney, kuzey, aşağı, yukarı, orta, iç, yakın, uzak kelimeleri ayrı yazılır: Batı Trakya, Doğu Anadolu, Güney Kutbu, Kuzey Amerika, Aşağı Ayrancı, Yukarı Ayrancı, Orta Doğu, İç Asya, Yakın Doğu, Uzak Doğu.

Gök cisimlerinin adları bitişik yazılır: Altıkardeş (yıldız kümesi), Arıkovanı (yıldız kümesi), Büyükayı (yıldız kümesi), Demirkazık (yıldız), Küçükayı (yıldız kümesi), Kervankıran (yıldız), Samanyolu (yıldız kümesi), Yedikardeş (yıldız kümesi).

Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda, yer adının ilk harfi büyük yazılır: Hisar’dan, Boğaz’dan, Köşk’e.

Bir veya iki ögesi emir kipiyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır: albeni, ateşkes, çalçene, gelberi, incitmebeni, sallabaş, sallasırt, sıkboğaz, unutmabeni; çekyat, kaçgöç, kapkaç, örtbas, seçal, veryansın, yapboz, yazboz.

Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen “mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak” kelimeleri büyük harfle başlar: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Karaköy Meydanı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Reşat Nuri Sokağı

Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar: Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist; Hanefilik, Hanefi; Katoliklik, Katolik.

İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar: “Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir.” -Cenap Şahabettin

Sayılarda kesirler virgülle ayrılır: 15,2 (15 tam, onda 2); 5,26 (5 tam, yüzde 26).

Yüzde ve binde işaretleri yazılırken sayılarla işaret arasında boşluk bırakılmaz: %25, ‰50.

İken, ayrı yazılabildiği gibi ünlüyle biten kelimelere ek olarak getirildiğinde başındaki i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer: evdey-ken (evde iken), okulday-ken (okulda iken), yolday-ken (yolda iken).

Soru eki cümlede sorudan başka görevlerde kullanıldığı zaman da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.

Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için virgül konur: Fakat yol otomobillere yasak olduğundan o da herkes gibi tramvaya biner, kimse kendisine dikkat etmez. -Falih Rıfkı Atay

Sonlarında p, ç, t, k ünsüzleri bulunan tek heceli kelimelere ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde genellikle yumuşama olmaz: ak / akı, at / atı, ek / eki, et / eti, göç / göçü, ip / ipi, kaç / kaçıncı, kök / kökü, ok / oku, ot / otu, saç / saçı, sap / sapı, suç / suçu, süt / sütü, bük / bükü.

Alıntı kelimelerin bazılarına ünlüyle başlayan ek getirildiğinde sonlarındaki ünsüzler yumuşamaz: ahlak / ahlakın, cumhuriyet / cumhuriyete, evrak / evrakı, hukuk / hukuku, ittifak / ittifaka, sepet / sepeti, tank / tankı.

Özel ada dâhil olmayan şehir, il, ilçe, bucak, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar: Sivas şehri, Konya ili, Etimesgut ilçesi, Uzungöl beldesi, Taflan köyü vb.

Yer (kıta, bölge, il, ilçe, köy, semt, cadde, sokak vb.) adları büyük harfle başlar: Asya, Afrika; Güneydoğu Anadolu, Yakın Doğu; İstanbul; Ürgüp; Çayırbağı, Akçaköy; Bahçelievler; Atatürk Bulvarı; Sankiyedim Sokağı.

Hayvanlara verilen adlar büyük harfle başlar: Boncuk, Fındık, Minnoş, Pamuk

Saat ve dakika bildiren sayılar metin içinde yazıyla da yazılabilir: saat dokuzu beş geçe, saat sekizi on dakika üç saniye geçe, mesela saat onda.

Latin harflerini kullanan dillerdeki özel adlar dilimizde özgün biçimleriyle yazılır: Beethoven, Cervantes, Molière, Shakespeare; Bologna, Buenos Aires, New York, Rio de Janerio

Örnek niteliğindeki kelimelerle başlayan cümlelerde de ilk harf büyük yazılır: “Et-, ol-” fiilleri, dilimizde en sık kullanılan yardımcı fiillerdir.

Sayılardan sonra sıra bildirmek için nokta konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XV. yüzyıl; 4. Levent.

Saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren kelimeler büyük harfle başlar: Sayın Başkan, Sayın Hocam, Sayın Vali.

Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır: İçişleri, Dışişleri.

Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için virgül kullanılır: Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi. (Reşat Nuri Güntekin)

“İle” sözü kısaltmalara getirildiğinde ayrı yazılır: NATO ile ortak çalışma yapıyoruz. TDK ile TTK Atatürk’ün kurduğu kurumlardır.

Sayılar metin içerisinde harflerle yazılır: bin yıldan beri, dört kardeş, haftanın beşinci günü, üç ayda bir, üçüncü sınıf.

Akrabalık bildiren kelimeler büyük harfle başlamaz: Tülay ablama gittim. Ayşe teyzemin keki çok güzel.

Akrabalık adı olup lakap veya unvan olarak kullanılan kelimeler büyük harfle başlar: Baba Gündüz, Hala Sultan, Nene Hatun, Gül Baba, Susuz Dede, Telli Baba.

Her iki kelimesi de -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) veya -r /-ar /-er eklerini almış birleşik kelimeler bitişik yazılır: dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, uçtuuçtu (oyun); kazaratar, konargöçer, okuryazar.

Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvan, meslek, rütbe adları ile lakaplar, saygı sözleri büyük harfle başlar: Kaymakam Erol Bey; Mustafa Efendi; Doktor Behçet Uz; Mareşal Fevzi Çakmak; Mimar Sinan, Genç Osman, Deli Petro.

Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra virgül konur: Datça’ya yarın gideceğim, dedi.

Dört ve dörtten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur: 1.000, 326.197, 49.750.812 vb.

Somut olarak yer bildirmeyen alt, üst ve üzeri sözlerinin sona getirilmesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı (gözetim); akşamüstü, bayramüstü, suçüstü, yüzüstü; akşamüzeri, ayaküzeri.

Somut olarak yer belirten alt ve üst sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: deri altı, su altı, toprak altı, yer altı (yüzey); arka üstü, böbrek üstü bezi, tepe üstü (en yüksek nokta).

Çiçek dışında anlamlar taşıyan ayçiçeği (bitki), baklaçiçeği (renk), balçiçeği (ağaççık), narçiçeği (renk), suçiçeği (hastalık); ot dışında anlamlar taşıyan adamotu (bitki), ağızotu (barut), dilotu (dilotu yemek: çok konuşmak), sıçanotu (arsenik); ses düşmesine uğramış olan çöreotu ve yazımları gelenekleşmiş olan semizotu, dereotu bitişik yazılır.

Yuvar ve küre sözleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: göz yuvarı, yer yuvarı; hava küre, ışık küre, yarı küre.

“İle” bağlacı, ünlüyle biten kelimelere eklendiğinde başındaki i ünlüsü y’ye dönüşür ve büyük ünlü uyumuna uyar: arkadaşı-y-la (arkadaşı ile), çevre-y-le (çevre ile), sürü-y-le (sürü ile), yapı-y-la (yapı ile).

Sıra sayıları yazıyla ve rakamla gösterilebilir. Rakamla gösterilmesi durumunda rakamdan sonra ya nokta konur veya kesme işareti konularak derece gösteren ek yazılır: 15., 56., XX.; 5’inci, 6’ncı.

Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Osiris, Kibele. Ancak bunlardan bazıları özel ad olarak kullanılmadığında küçük harfle başlar: Eski Yunan tanrıları.

Ara yönleri belirten kelimeler bitişik yazılır: güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu.

Müzikte kullanılan makam adları bitişik yazılır: acembuselik, hisarbuselik, muhayyerkürdi.

Biraz, birkaç, birkaçı, birtakım, birçok, birçoğu, hiçbir, hiçbiri, herhangi sözleri gelenekleşmiş olarak bitişik yazılır.

Etmek, edilmek, eylemek, kılmak, kılınmak, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiiller, ilk kelimelerinde herhangi bir ses düşmesi veya türemesi olmadığında ayrı yazılır: arz etmek, azat etmek, söz edilmek, asker eylemek, gerekli kılmak, namazı kılınmak, kul olmak, tebliğ olunmak.

Uzak Doğu dillerindeki (Çince, Japonca, Korece vb.) özel adlar Türkçede yerleşmiş biçimlerine göre yazılır: Konfüçyüs, Kanton, Pekin, Şangay, Tokyo, Hiroşima, Nagazaki, Osaka, Kyoto.

Unvanlardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz: Cumhurbaşkanınca, Başbakanca, TÜBİTAK Başkanına göre vb.

Bazı ölçü birimlerinin Türkçede yazılışları farklı da olsa bunların uluslararası kısaltmaları kullanılır: cm (santimetre), g (gram), l (litre).

Alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır: Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.

Kelime içinde yan yana gelen iki ünsüzden ilki kendinden önceki ünlüyle, ikincisi kendinden sonraki ünlüyle hece kurar: al-dı, bir-lik, sev-mek.

Bazı ölçü birimlerinin Türkçede yazılışları farklı da olsa bunların uluslararası kısaltmaları kullanılır: cm (santimetre), g (gram), l (litre).

Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay ayraçtan önce köşeli ayraç kullanılır: Halikarnas Balıkçısı [Cevat Şakir Kabaağaçlı (1886-1973)] en güzel eserlerini Bodrum’da yazmıştır.

Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için eğik çizgi kullanılır: 18/11/1969, 15/IX/1994 vb.

Cümlede da / de bağlacından sonra virgül konmaz: İmlamız lisanımız düzelince, lisanımız da kafamız düzelince düzelecek, çünkü o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil! (Yahya Kemal Beyatlı)

Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için noktalı virgül kullanılır: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.

Romen rakamları ancak yüzyıllarda, hükümdar adlarında, tarihlerdeki ayların yazılışında, kitapların ve dergilerin cilt sayılarında, kitapların asıl bölümlerinden önceki sayfaların numaralandırılmasında, maddelerin sıralandırılmasında kullanılabilir: XX. yüzyıl, III.
Selim, XIV. Louis, 1.XI.1928, I. Cilt, I)… II) …

Düşünce, hayat tarzı, politika vb. anlamlar bildirdiğinde “doğu” ve “batı” sözlerinin ilk harfleri büyük yazılır: Batı medeniyeti, Doğu mistisizmi.

Tarihî olay, çağ ve dönem adları büyük harfle başlar: Kurtuluş Savaşı, Cilalı Taş Devri, İlk Çağ, Servetifünun Dönemi, Tanzimat Dönemi.

Farsça kurala göre oluşturulan tamlamalar bitişik yazılır: gayrimenkul, gayrimeşru, hüsnükuruntu, suikast.

Renk sözü veya renklerden birinin adıyla kurulmuş isim tamlaması yapısındaki renk adları ayrı yazılır: duman rengi, saman rengi; ateş kırmızısı, çivit mavisi, safra yeşili, süt kırı.

İçinde yan yana iki veya daha fazla ünsüz bulunan Batı kökenli alıntılar, ünsüzlerin arasına ünlü konulmadan yazılır: apartman, gangster, telgraf.

mı / mi eki -ınca / -ince anlamında zarf-fiil işleviyle kullanıldığında sonuna soru işareti konulmaz: Akşam oldu mu sürüler döner. Hava karardı mı eve gideriz.

Sonunda nokta bulunan kısaltmalarla üs işaretli kısaltmalara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz: vb.nin, Alm.dan; cm³e (santimetreküpe), 64ten (altı üssü dörtten)

Türkçede kelime içinde iki ünlü arasındaki ünsüz, kendinden sonraki ünlüyle hece kurar: a-ra-ba, bi-çi-mi-ne.

Arka arkaya sıralandıkları için virgülle veya çizgiyle ayrılan rakamlardan yalnızca sonuncu rakamdan sonra nokta konur: 3, 4 ve 7. maddeler; XII – XIV. yüzyıllar arasında.

İki ünsüzle biten Batı kökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konmadan yazılır: film, lüks, psikiyatr, teyp.

İkilemeler ayrı yazılır: allak bullak, aval aval (bakmak), cır cır (ötmek), gide gide, sere serpe, tak tak (vurmak), yana yakıla.

Takma adlar büyük harfle başlar: Tarhan (Ömer Seyfettin), Kirpi (Refik Halit Karay), Deli Ozan (Faruk Nafiz Çamlıbel).

Ses düşmesine uğrayan birleşik kelimeler bitişik yazılır: kaynana (< kayın ana), nasıl (< ne asıl), niçin (< ne için), sütlaç (< sütlü aş), birbiri (< biri biri).

Rakamla başlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime özel ad olmadıktan sonra büyük harfle başlamaz: 2005 yılında Türk Dil Kurumunun 73. yılını kutladık.

Şüphe ve pekiştirme göreviyle kullanılan ki sözü ayrı yazılır: Babam geldi mi ki? Başkan konuşacak mı ki?

Arapçadan dilimize girmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunan kelimeler yalın durumunda tek ünsüzle kullanılırken ünlüyle başlayan ek aldığında veya ünlüyle başlayan yardımcı fiil aldıklarında ikiz ünsüz ortaya çıkar: hak (hakkı), ret (reddi), tıp (tıbbı), zan (zannı); af (affetmek), his (hissetmek).

Türkçede a, e ünlüleri ile biten fiillerin şimdiki zaman çekiminde, söyleyişte de, yazımda da a ünlüsü ı, u; e ünlüsü i, ü olur: başlıyor (<başla-yor), izliyor ( kazanma-y-a, aldanmak-ı > aldanma-y-ı, sevmek-e > sevme-y-e, görmek-i > görme-y-i.

Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitişik olarak yazılır: Okuyor muyuz? Güler misin, ağlar mısın?

Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik bildiren kelimelerden sonra virgül konur: Peki, gideriz. Hayhay, memnun oluruz. Haydi, geç kalıyoruz.

İçeri, dışarı, ileri, şura, bura, ora, yukarı, aşağı gibi sözlerin ek aldıklarında sonlarında bulunan ünlü düşmez: içerde değil içeride, dışardan değil dışarıdan, ilerde değil ileride, şurda değil şurada, burda değil burada, orda değil orada, yukarda değil yukarıda, aşağda değil aşağıda.

İki heceli bazı kelimeler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerindeki dar ünlüler düşer: bağır / bağrım, geniz / genzi; çevir- / çevril-.

Batı kökenli alıntıların içindeki veya sonundaki g ünsüzleri olduğu gibi korunur: dogma, magma; arkeolog, monolog.

Deyimler ayrı yazılır: akıntıya kürek çekmek, çam devirmek.

İki veya daha çok kelimeden oluşmuş il, ilçe, semt vb. yer adları bitişik yazılır: Çanakkale; Şebinkarahisar; Beşiktaş.

Kitap, bildiri, makale vb.nde ana başlıktaki kelimelerin tamamı, alt başlıktaki kelimelerin ise yalnızca ilk harfleri büyük olarak yazılır.

Hane kelimesiyle oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: çayhane, dershane, kahvehane, yazıhane.

Bilim ve bilgi sözleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: dil bilimi, gök bilimi; dil bilgisi, halk bilgisi.

Virgül birbiri ardınca sıralanan dildeki eş görevli kelime ve kelime gruplarının arasına konur: Zindana atılan mahkûmlar gibi titreşerek, haykırarak geri geri kaçmaya uğraşıyorduk. (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

Yabancı özel adlardan türetilmiş akım adları Türkçe söylenişlerine göre yazılır: Dekartçılık, Kalvenizm, Lütercilik.

Çift ünsüzle başlayan Batı kökenli alıntılar, ünsüzler arasına ünlü konulmadan yazılır: grup, Hristiyan, slogan.

İki noktadan sonra cümle ve özel ad niteliğinde olmayan örnekler sıralandığında bunlar büyük harfle başlamaz: Bu eskiliği siz de çok evde görmüşsünüzdür: duvarlarda çiviler, çivi yerleri, lekeler…(Memduh Şevket Esendal)

Dört veya daha çok basamaklı sayıların kolay okunabilmesi amacıyla içinde geçen bin, milyon, milyar ve trilyon sözleri yazıyla gösterilebilir: 1 milyar 500 milyon kişi.

Pekiştirmeli sıfatlar bitişik yazılır: büsbütün, güpegündüz, sırılsıklam, yemyeşil

Bağlaç olan ve ayrı yazılan da / de hiçbir zaman ta / te biçiminde yazılmaz.

Sonu sert ünsüzle biten alıntı kelimeler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında kelime sonundaki sert ünsüzler yumuşar: bent / bendi, standart / standardı.

“m” ile yapılmış ikilemeler ayrı yazılır: çocuk mocuk, kitap mitap.

İki veya daha çok kelimenin birleşmesinden oluşmuş kişi adları, soyadları ve lakaplar bitişik yazılır: Birol; Adıvar, Boynueğri Mehmet Paşa.

Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz.

İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar: Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir. (Cenap Şahabettin)

“ile” ayrı olarak yazılabildiği gibi kelimelere eklenerek de yazılabilir: bulutla veya bulut ile.

Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle başlar: Ağrı Dağı, Çanakkale Boğazı, Dicle Irmağı, Van Gölü..

Dilimizde sert ünsüzle biten kelimelere gelen ekler sert ünsüzle başlar: aş-çı, bas-kı, geç-tim, ipek-çi, süt-çü.

Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve genelge adlarına gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Medeni Kanun’un, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü’nde, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’nin.

Soru eki gelenekleşmiş olarak ayrı yazılır: Sen de mi geldin?

Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya vb.

Organ adlarıyla yapılan ikilemelerde kelimenin ikinci hecesindeki dar ünlü düşmez: ağız ağıza, omuz omuza.

Noktasız yapılan kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır: TBMM’nin, TDK’nin, BM’de, ABD’de, TV’ye

Şiirde seslerin ölçü dolayısıyla düştüğünü göstermek için kesme işareti kullanılır: Bir ok attım karlı dağın ardına / Düştü n’ola sevdiğimin yurduna / İl yanmazken ben yanarım derdine / Engel aramızı açtı n’eyleyim (Karacaoğlan)

Para ile ilgili işlem ve senet, çek vb. ticari belgelerde geçen sayılar bitişik yazılır: 650,35 (altıyüzelliTLotuzbeşkr).

Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır: iki yüz, üç yüz altmış beş.

Sayılara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır: 1985’te, 8’inci madde, 2’nci kat; 7,65’lik, 9,65’lik.

Bulunma durumu eki getirildiği kelimeye bitişik yazılır: yolda (yol-da) kalmak.

Bağlaç olan ki ayrı yazılır: demek ki, kaldı ki, bilmem ki.

Hayvanlara verilen özel adlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Sarıkız’ın, Karabaş’a, Pamuk’u, Minnoş’tan.

Belli bir kanun, tüzük, yönetmelik kastedildiğinde büyük harfle yazılan kanun, tüzük, yönetmelik sözlerinin ek alması durumunda kesme işareti kullanılır: Bu Kanun’un 17. maddesinin c bendi… Yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 2’nci maddesine göre… vb.

“Ya da” sözü ancak cümlede “ya” kullanımı varsa kullanılabilir, “veya” sözü yerine kullanılamaz.

Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. adlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Dolmabahçe Sarayı’nın, Çankaya Köşkü’ne, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Ankara Kalesi’nden, Horozlu Han’ın, Galata Köprüsü’nün, Bilge Kağan Abidesi’nde, Çanakkale Şehitleri Anıtı’na

Gök bilimiyle ilgili adlara gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır: Jüpiter’den, Venüs’ü, Halley’in, Merih’e, Büyükayı’da, Yedikardeş’ten, Samanyolu’nda.

Başbakanlık, Rektörlük vb. sözlere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde Başbakanlığa, Rektörlüğe vb. biçiminde yazılır.

Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır.

Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta gelen aynı sözlerin, söz gruplarının ve sayıların tekrar yazılmasını önlemek için denden işareti kullanılır.

Tırnak içindeki alıntının sonunda bulunan işaret (nokta, soru işareti, ünlem işareti vb.) tırnak içinde kalır: “İzmir üzerine dünyada bir şehir daha yoktur!” diyorlar. (Yahya Kemal Beyatlı)

01.01.2011’de SÖZBUL Bilgilendirme uygulamasında bir yazım kuralı bölümü kaldırılmış, 01.02.2011’de yeniden konulmuştur.

Fizik, matematik vb. alanlarda birimler arası orantıları gösterirken eğik çizgi kullanılır: g/sn (gram/saniye)

Konuşmalar tırnak içinde verildiğinde uzun çizgi kullanılmaz:
Arabamız tutarken Erciyes’in yolunu:
“Hancı dedim, bildin mi Maraşlı Şeyhoğlu’nu?”
(Faruk Nafiz Çamlıbel)

Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için uzun çizgi kullanılır:
Frankfurt’a gelene herkesin sorduğu şunlardır:
— Eski şehri gezdin mi?
— Rothschild’in evine gittin mi?
— Goethe’nin evini gezdin mi? (Ahmet Haşim)

Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için üç nokta konur:
Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden tanıdılar:
— Koca Ali… Koca Ali, be!.. (Ömer Seyfettin)

Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime veya bölümlerin yerine üç nokta konur:
… derken şehrin öte başından boğuk boğuk sesler gelmeye başladı… (Tarık Buğra)

Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten ötürü açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine üç nokta konur: Kılavuzu karga olanın burnu b…tan çıkmaz

Ses biliminde uzun ünlüyü göstermek için iki nokta kullanılır: a:ile, ka:til, usu:le, i:cat.

Yalnızca anlam değişikliği olduğunda edatlardan önce veya sonra virgül konulur: Oku baban gibi, eşek olma.

Edebî eserlerde konuşma bölümünden önceki ifadenin sonuna iki nokta veya virgül konur:
Bahçe kapısını açtı. Sermet Bey’e,
– Bu anahtar köşkü de açar, dedi. (Ömer Seyfettin)
Ziraatçı sayar:
– Yulaf, pancar, zerzevat, tütün… (Falih Rıfkı Atay)

Türkçe kelimelerin sonunda b, c, d, g ünsüzleri bulunmaz. Ancak anlam farkını belirtmek üzere ad, od, sac gibi birkaç kelimenin yazılışında bu kurala uyulmaz: ad (isim), at (binek hayvanı); od (ateş), ot (bitki); sac (yassı demir), saç (kıl).

Tek heceli kelimelerin sonunda bulunan p, ç, t, k ünsüzleri iki ünlü arasında çoğunlukla korunur: ak / akı, at / atı, ek / eki, et / eti, göç / göçü, ip / ipi, kaç / kaçıncı, kök / kökü, ok / oku, ot / otu, saç / saçı, sap / sapı, suç / suçu, süt / sütü, bük / bükü

Numara sözünün kısaltması kelime gibi okunduğundan ek okunuşa göre getirilir: No.lu, No.suz.

Büyük harflerle yapıldığı hâlde bir kelime gibi okunan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın okunuşu esas alınır: ASELSAN’da, BOTAŞ’ın, NATO’dan, UNESCO’ya.

Büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır: BDT’ye, TDK’den, THY’de, TRT’den.

Kesme işareti satır sonuna geldiğinde yalnız kesme işareti kullanılır, ayrıca çizgi kullanılmaz.

Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için kesme işareti konur: Başvurular 17 Aralık’a kadar sürecektir.

Yol ve ulaşımla ilgili birleşik kelimeler ayrı yazılır: Arnavut kaldırımı; çevre yolu, deniz yolu, hava yolu, kara yolu, keçi yolu; köprü yol.

Bir sıfatla oluşturulan usul adlarında sıfat ayrı yazılır: ağır aksak, yürük aksak, yürük semai.

Para birimleri büyük harfle başlamaz: avro, dinar, dolar, lira, yeni kuruş, liret.

Tarihî dönem bildirmeyip tür veya tarz bildiren terimler küçük harfle başlar: divan şiiri, divan edebiyatı, halk şiiri, halk edebiyatı, eski Türk edebiyatı, Türk dili, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, tekke edebiyatı.

Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin (tablo, heykel, müzik) her kelimesi büyük harfle başlar: Nutuk, Safahat, Kendi Gök Kubbemiz, Anadolu Notları, Sinekli Bakkal; Türk Dili, Türk Kültürü, Varlık; Resmî Gazete, Hürriyet, Milliyet, Türkiye, Yeni Yüzyıl, Yeni Asır; Kaplumbağa Terbiyecisi; Kibele Çeşmesi; Saraydan Kız Kaçırma, Onuncu Yıl Marşı.

Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar: Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist; Hanefilik, Hanefi; Katoliklik, Katolik.

Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan tam cümleler büyük harfle başlar ve sonlarına uygun noktalama işareti (nokta, soru, ünlem vb.) konur: Atatürk, “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” diyor.

Cümle büyük harfle başlar: Ak akçe kara gün içindir.

Üleştirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir: 2’şer değil ikişer, 9’ar değil dokuzar, 100’er değil yüzer.

Da / de bağlacını kendisinden önceki kelimeden kesme ile ayırmak yanlıştır: Ayşe de geldi (Ayşe’de geldi değil).

“Birlik” kelimesiyle yapılan kısaltmalarda söyleyişte “k” yumuşar: ÇUKOBİRLİK’e (söylenişi ÇUKOBİRLİĞE), FİSKOBİRLİK’in (söylenişi FİSKOBİRLİĞİN).

Kelimeler hecelenirken satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz

İlk heceden sonraki heceler sessizle başlar. Bitişik yazılan kelimelerde de bu kurala uyulur: ba-şöğ-ret-men, il-ko-kul, Ka-ra-os-ma-noğ-lu.

Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığının; Bakanlar Kurulunun; Mavi Köşe Bakkaliyesinden.

Doğrudan alıntılarda, atlanan kelime veya bölümlerin yerine konulan üç nokta yay ayraç içine alınabilir

Tiyatro eserlerinde ve senaryolarda konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak ve göstermek için yay ayraç kullanılır: İhtiyar – (Yavaş yavaş Kaymakama yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi? Allah rızası için bana da anlatın…(Reşat Nuri Güntekin)

Ünlem işareti, seslenme ve hitap sözlerinden hemen sonra konulabileceği gibi cümlenin sonuna da konabilir: Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken / Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan önce konur: Yunus Emre’nin (1240?-1320), Yakup Kadri’nin (Karaosmanoğlu).

Türk devletleri ve topluluklarındaki özel adlar Türkçede yerleşmiş söyleniş biçimlerine göre yazılır: Azerbaycan, Özbekistan; Taşkent, Semerkant, Bakü, Bişkek; Abdullah Tukay, Bahtiyar Vahapzade, Baykonur, Cengiz Aytmatov, İslam Kerimov, Muhtar Avazov, Osman Nasır.

Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için yay ayraç kullanılır. Yay ayraç içinde bulunan ve yargı bildiren anlatımların sonuna uygun noktalama işareti konulur: Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç)

Bilimsel çalışmaların kaynaklar bölümünde makale başlıkları tırnak içinde yazılır

Kitapların adları ve yazı başlıkları cümle içerisinde tırnak içine alınır: Yahya Kemal’in bazı şiirleri “Kendi Gök Kubbemiz” adı altında çıktı.(Ahmet Hamdi Tanpınar)

Şiir dizeleri yan yana yazıldığında aralarına eğik çizgi konur: Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak / O benim milletimin yıldızıdır parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak (Mehmet Akif Ersoy)
-daş (-taş) eki bazı kelimelerde büyük ünlü uyumuna uymaz: din-daş, gönül-daş, meslek-taş, ülkü-daş.
-gil, -ken, -leyin, -mtırak, -yor, -ki ekleri büyük ünlü uyumuna uymaz: akşam-leyin, bakla-gil-ler, çalışır-ken, ekşi-mtırak, yürü-yor, akşam-ki,
Son ünlüleri kalın sıradan olmasına karşın son sesleri ince söylenen bazı alıntı kelimeler ince ünlülü ekler alır: alkol / alkolü, eflak / eflaki, hakikat / hakikati, helal / helalimiz, idrak / idrakimiz, kabul / kabulü, kontrol / kontrolü, protokol / protokole, saat / saate, sadakat / sadakatten, santral / santraller.
Kurultay, bilgi şöleni, çalıştay, açık oturum vb. toplantıların adlarında her kelimenin ilk harfi büyük yazılır: VI. Uluslararası Türk Dili Kurultayı, Kitle İletişim Araçlarında Türkçenin Kullanımı Bilgi Şöleni, Karamanlı Türkçesi Araştırmaları Çalıştayı.
Özel adlar kendi anlamları dışında bir anlam kazandıklarında büyük harfle başlamazlar: acem (Türk müziğinde bir perde), hicaz (Türk müziğinde bir makam), nihavent (Türk müziğinde bir makam), acemi (tecrübesiz), amper (elektrik akımında şiddet birimi), jul (fizikte iş birimi), allahlık (saf, zararsız kimse), donkişotluk (gereği yokken kahramanlık göstermeye kalkışmak).
Bayağı kesirlere ek getirilirken alttaki sayı esas alınır: 4/8′i (dört bölü sekizi), 1/2′si (bir bölü ikisi).
Sıra sayıları ekle gösterildiklerinde rakamdan sonra sadece kesme işareti ve ek yazılır, ayrıca nokta konmaz: 8.’inci değil 8′inci, 2.’nci değil 2′nci.
Birleşik fiillerde mi soru eki genellikle sona konulur ancak iki kelimenin arasına da konulabilir: Vazgeçtin mi? veya Vaz mı geçtin? Reddettin mi? veya Ret mi ettin?
Soru eki, cümlede sorudan başka görevlerde kullanıldığında da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.
Küçük ünlü uyumuna aykırı kelimelere getirilen ekler, kelimenin son ünlüsüne uyar: kavun-u, konsolos-luğ-u, mümin-lik, müzik-çi, yağmur-luk.
Büyük ünlü uyumuna girmeyen kelimelere gelen ekler, kalınlık incelik bakımından son hecenin ünlüsüne uyar: adalet-li, anne-si, kardeş-lik, meslektaş-ımız, şişman-lık.
Ait oldukları dillerde ayrı yazılan yer adları Türkçede de ayrı yazılır: Buenos Aires, Frankfurt am Main, Freiburg im Breisgau, Hyde Park, Mont Blanc, New Orleans, New York, Rio de Janeiro, San Marino, Wiener Neustadt, Titov Veles.
Eskiden dilimize yerleşmiş bazı Batı kökenli kişi ve yer adları Türkçede okunduğu gibi yazılır: Napolyon, Şarlken, Şarl (Demirbaş Şarl); Atina, Brüksel, Cenevre, Londra, Marsilya, Münih, Paris, Roma, Selânik, Venedik, Viyana, Zürih; Hollanda, Letonya, Lüksemburg.
Durum, olgu ve olay bildiren sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: açık oturum, açık öğretim, ana dili, Ay tutulması, baş ağrısı, baş belası, baş dönmesi, çıkış yolu, çözüm yolu, dil birliği, din birliği, güç birliği, iş birliği, iş bölümü, madde başı, ses uyumu, yer çekimi.
Cümlede ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için kısa çizgi kullanılır ve bu kısa çizgi ara sözlere veya ara cümlelere bitişik yazılır: Küçük bir sürü -dört inekle birkaç koyun- köye giren geniş yolun ağzında durmuştu. (Ömer Seyfettin)
Kısa çizgi matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır: 50-20=30
Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için uzun çizgi kullanılır: Frankfurt’a gelene herkesin sorduğu şunlardır:— Eski şehri gezdin mi?— Rothschild’in evine gittin mi?— Goethe’nin evini gezdin mi? (Ahmet Haşim)
Bilgisayar yazılımlarında art arda gelen dizinleri birbirinden ayırt etmek için ters eğik çizgi kullanılır: C:\Dos\MD\Oyun
Kitap adları ve yazı başlıkları cümle içerisinde tırnak içine alınır: Yahya Kemal’in bazı şiirleri “Kendi Gök Kubbemiz” adı altında çıktı.(Ahmet Hamdi Tanpınar)
Bilimsel çalışmaların kaynaklar bölümünde makale başlıkları tırnak içinde yazılır.
Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü göstermek için tek tırnak kullanılır: Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.
Gelenekleşmiş olan T.C. (Türkiye Cumhuriyeti) ve T. (Türkçe) kısaltmalarının dışında büyük harflerle yapılan kısaltmalarda nokta kullanılmaz.
Kuruluş, ülke, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmaları genellikle her kelimenin ilk harfinin büyük yazılmasıyla yapılır: TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi), TDK (Türk Dil Kurumu), ABD (Amerika Birleşik Devletleri); KB (Kutadgu Bilig); TD (Türk Dili); B (batı), D (doğu), KB (kuzeybatı).
Kesme işareti satır sonuna geldiğinde ayrıca çizgi kullanılmaz.
Batı kökenli kelimeler, Türkçenin hece yapısına göre hecelere ayrılır: band-rol, kont-rol, port-re, prog-ram, sant-ral, sürp-riz, tund-ra, volf-ram.
Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Atatürk’üm, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se, Şinasi’yle, Alman’sınız, Osmanlı Devleti’ndeki, Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’ni.
Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en sona konur: Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı? / Üsküdar’dan mı, Hisar’dan mı, Kavaklar’dan mı? (Yahya Kemal Beyatlı)
Künyelerde yazarın soyadı önce yazıldığında soyadından sonra virgül konur: Ergin, Muharrem, Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1958.
Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına virgül konur: Akşam, yine akşam, yine akşam,Göllerde bu dem bir kamış olsam! (Ahmet Haşim)
Özel adlardan türetilen kelimeler büyük harfle başlar: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Asyalılık, Darvinci, Konyalı, Bursalı.
Matematikte çarpma işareti yerine nokta da kullanılabilir: 4.5=20, 12.6=72 vb.
Latin harflerini kullanan dillerdeki özel adlar özgün biçimleriyle yazılır: Beethoven, Molière, Puccini, Rousseau, Shakespeare; Bologna, Buenos Aires, Rio de Janerio, Vaasa, Wuppertal. Ancak Batı dillerinde kullanılan adların okunuşları ayraç içinde gösterilebilir: Shakespeare (Şekspir) vb.
Ağa, baba, bey, efendi, hanım, nine vb. sözlerle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: ağababa, ağabey, beyefendi, efendibaba, hanımanne, hanımefendi, hacıağa, kadınnine, paşababa.
Kitap, dergi vb.nde bulunan resim, çizelge, tablo vb.nin altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harfle başlar.
Kurum, kuruluş ve kurul adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Devlet Malzeme Ofisi, Millî Kütüphane, Atatürk Orman Çiftliği, Çankaya Lisesi; Anadolu Kulübü, Mavi Köşe Bakkaliyesi; Yeşilay Derneği, Muharip Gaziler Derneği, Emek İnşaat; Bakanlar Kurulu, Danışma Kurulu, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü.
-r / -ar / -er, -maz / -mez ve -an / -en sıfat-fiil ekleriyle kurulan sıfat tamlaması yapısındaki birleşik kelimeler ayrı yazılır: yazar kasa, güler yüz, çıkmaz sokak, tükenmez kalem, uçan daire, istenmeyen adam.
Kitap, dergi vb.nin künyelerinin sonuna nokta konur: Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.
Avrupa Birliği sözüne getirilen ekler kesme işareti ile ayrılır.
Akım, çağ ve dönem adlarından sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına, Eski Çağın, Yükselme Döneminin.
Kelime içinde yan yana gelen üç ünsüzden ilk ikisi kendinden önceki ünlüyle, üçüncüsü ise kendinden sonraki ünlüyle hece kurar: alt-lık, Türk-çe, kork-mak.
Sonunda nokta bulunan kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek, noktadan sonra ve kelimenin okunuşuna uygun olarak yazılır: Alm.dan, İng.yi, vb.nin.
demek ve yemek fiillerine ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde fiil kökündeki e ünlüsü i’ye dönüşür: diyen, diyerek, diyecek, diyelim, diye; yiyen, yiyerek, yiyecek, yiyelim, yiye, yiyince, yiyip. Ancak deyince, deyip sözlerinde e yazılışta korunur.
Sonunda nokta bulunan kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek, noktadan sonra ve kelimenin okunuşuna uygun olarak yazılır: Alm.dan, İng.yi, vb.nin.
Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda ekten önce kesme işareti kullanılır: Hisar’dan, Boğaz’dan.
Cümle içinde özneleri belirtmek için virgül konur: Ahmet Kerim, o gün bu kaygı ile içini yedi durdu. (Y. K. Karaosmanoğlu)
Konuşma çizgisinden sonraki alıntı cümlesinden sonra virgül konur: – Bu akşam Datça’ya gidiyor musunuz, diye sordu.
Metin içinde zarf-fiil ekleriyle oluşturulmuş kelimelerden sonra virgül konulmaz: Cumaları bahçede buluştukça kıza kendisinin adi bir mektep talebesi olmadığını anlatmaya çalışıyordu. (Halide Edip Adıvar)
Kitap, dergi vb.nin künyelerinde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden sonra virgül konur: Falih Rıfkı Atay, Tuna Kıyıları, Remzi Kitabevi, İstanbul, 1938.
Kurum, kuruluş, kurul, merkez, bakanlık, üniversite, fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik sözleri asılları kastedildiğinde büyük harfle başlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi her yıl 1 Ekim’de toplanır. Bu yıl ise Meclis, yeni döneme erken başlayacak.
Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge adlarının her kelimesi büyük harfle başlar: Medeni Kanun, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü Tüzüğü, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği.
Zaman bildiren birleşik kelimeler ayrı yazılır: bağ bozumu, gece yarısı, gün ortası, hafta başı, hafta sonu
Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun hayal dünyasına bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak için üç nokta konur: Sana uğurlar olsun… Ayrılıyor yolumuz! (Faruk Nafiz Çamlıbel)
Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra ünlem konur: Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle! (Yahya Kemal Beyatlı)
“Arasında, ve, ile, ila, …-den …-e” anlamlarını vermek için kelimeler veya sayılar arasında kısa çizgi kullanılır: Aydın-İzmir yolu, Türk-Alman ilişkileri, Ural-Altay dil grubu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, 09.30-10.30, Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşması, Manas Destanı’nda soy-dil-din üçgeni, 1914-1918 Birinci Dünya Savaşı, Türkçe-Fransızca Sözlük.
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara, kelimenin okunuşu esas alınarak ek getirilir: cm’yi, kg’dan, mm’den, YKr’un.
Devlet adları büyük harfle başlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan, Azerbaycan Cumhuriyeti.
Dil ve lehçe adları büyük harfle başlar: Türkçe, Almanca, İngilizce, Rusça, Arapça; Oğuzca, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Tatarca.
Birden çok heceli olup a, e ünlüleri ile biten fiiller, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında bu fiillerdeki a, e ünlülerinde söyleyişte yaygın bir daralma (ı ve i’ye dönüşme) eğilimi görülür. Ancak bunlar yazıya geçirilmez: başlayan, atlayarak, saklayalı, atmayalım, izlemeyecek.
Saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılar rakam ile yazılır: 17.30′da, 11.00’de, 1.500.000 lira, 25 kilogram, 150 kilometre, 15 metre kumaş, 1.250.000 kişi.
Kendisinden sonra açıklama yapılan cümlenin sonuna iki nokta konur: Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi: Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. (Mustafa Kemal Atatürk)
Nesne, eşya ve alet adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: kireç taşı, yaprak taş, duvar takvimi, kriz masası, kurtarma aracı, çekme demir, tuz ruhu
Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma vb.duyguları anlatan cümlelerin sonuna ünlem konur: Hava ne kadar da sıcak! Aşk olsun! Ne kadar akıllı adamlar var!
Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna kısa çizgi konur.
Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır: Ulu önderin “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü her Türk’ü duygulandırır.
Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin olmadığını göstermek için kullanılan soru işareti yay ayraç içine alınır.
Gezegen ve yıldız adları büyük harfle başlar: Halley, Merkür, Neptün, Satürn vb. Ancak Dünya, Güneş, Ay kelimeleri gezegen anlamı dışında kullanıldığında küçük harfle başlar.
Resmî yazışmaların imza bölümünde soyadları büyük harfle yazılır: Ahmet KEMALOĞLU, Zeynep ÖZGÜR, Aliye SUNGUR.
Kişi adlarıyla soyadları büyük harfle başlar: Mustafa Kemal Atatürk, Ahmet Haşim, Sait Faik Abasıyanık, Yunus Emre, Necip Fazıl Kısakürek, Vilhelm Thomsen.
Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar: Topkapı Sarayı, İshakpaşa Sarayı, Çankaya Köşkü, Horozlu Han, Ankara Kalesi, Alanya Kalesi, Galata Köprüsü, Mostar Köprüsü, Beyazıt Kulesi, Zafer Abidesi, Bilge Kağan Anıtı.
Tabela, levha ve levha niteliğindeki yazılarda geçen kelimeler büyük harfle başlar: Giriş, Çıkış, Müdür, Vezne, Başkan, Doktor, Otobüs Durağı, Dolmuş Durağı, III. Kat, IV. Sınıf, I. Blok.
Bir topluluğun yöneticisi anlamındaki başı sözüyle oluşturulan belirtisiz isim tamlamaları bitişik yazılır: aşçıbaşı, binbaşı, çarkçıbaşı, çeribaşı, elebaşı, mehterbaşı, onbaşı, ustabaşı, yüzbaşı.
Farklı kelimelerden oluşan renk adları bitişik yazılır: baklaçiçeği, balköpüğü, camgöbeği, devetüyü, fildişi, gülkurusu, kavuniçi, narçiçeği, ördekbaşı, ördekgagası, tavşanağzı, tavşankanı, turnagözü, vapurdumanı, vişneçürüğü, yavruağzı
Tırnak içinde verilen cümlenin içinde yeniden tırnağa alınması gereken bir sözü belirtmek için tek tırnak kullanılır: Edebiyat öğretmeni “Şiirler içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı?” dedi ve Faruk Nafiz’in bu güzel şiirini okumaya başladı.
Adres yazılırken apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasına eğik çizgi konulur: Altay Sokağı No. 21/6 Kurtuluş / ANKARA
Soru eki veya sözü bulunmamasına karşın soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna soru işareti konur: Gümrükteki memur başını kaldırdı:- Adınız?
Hayvan türlerinden birinin adıyla kurulan sözler ayrı yazılır: kılıç balığı, bıyıklı balık; çalı kuşu, alıcı kuş, boğmaklı kuş; ipek böceği, çalgıcı böcek; at sineği, meyve sineği, deniz yılanı, dağ sıçanı, kaya örümceği, Pekin ördeği, Ankara kedisi, yaban domuzu.
Arapça kurala göre oluşturulan tamlamalar ve kalıplaşmış biçimler bitişik yazılır: aliyyülâlâ, fevkalade, hıfzıssıhha, şeyhülislam, tahtelbahir, tahteşşuur; âlemşümul, aleykümselam, fenafillah, maşallah, velhasılıkelam.
Gök cisimleri ayrı yazılır: Çoban Yıldızı, Kervan Yıldızı, kuyruklu yıldız; gök taşı, meteor taşı.
Bitki türlerinden birinin adıyla kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: ayrık otu, taşkıran otu; ateş çiçeği, mum çiçeği; dantel ağacı, süt ağacı; helvacı kökü, meyan kökü; at kestanesi, kuzu kestanesi; kuru incir, kuru soğan.
Kitap, dergi vb.nin künyelerinin sonuna nokta konur: Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, TDK Yayınları, Ankara, 1960.
Rusça özel adlar yazılırken Rus harflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Bolşevik, Brejnev, Çaykovski, Gogol, Gorbaçov, Tolstoy, Yeltsin; Moskova, Omsk, Orenburg, Petersburg, Volga, Yenisey.
Yunanca özel adlar yazılırken Yunan harflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri kullanılır: Homeros, Karamanlis, Papandreu, Pindaros, Platon, Sokrates, Venizelos.
Yiyecek, içecek adlarıyla kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: bohça böreği, kuyruk yağı, arpa suyu, beyaz peynir, Adana kebabı, İnegöl köftesi, acı badem kurabiyesi, lop yumurta.
Organ adı veya organ adı yerine kullanılan sözlerden biriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: aşık kemiği, azı dişi, patlak göz, yüzük parmağı.
İmek fiili ünlüyle biten kelimelere eklendiğinde i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer: ne-y-se (ne ise), sonuncu-y-du (sonuncu idi), yabancı-y-mış (yabancı imiş).
Yüzde ve binde işaretleri yazılırken sayılarla işaret arasında boşluk bırakılmaz: %25, ‰50.
Sayılarla oluşturulan iskambil oyunları bitişik yazılır: altmışaltı, ellibir, yirmibir.
Dört ve dörtten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve aralarına nokta konur: 4.567, 326.197, 49.750.812, 28.434.250.310.500.
Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak kelimeleri büyük harfle başlar: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Zafer Meydanı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Fevzi Çakmak Sokağı.
Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle başlamaz: Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Halı Dokuyan Kızlar tablosu.
Para birimleri büyük harfle başlamaz: avro, dinar, dolar, lira, kuruş, liret.
Belirli bir tarihi belirtmeyen ay ve gün adları küçük harfle başlar: Okullar genellikle eylülün ikinci haftasında öğretime başlar. Yürütme Kurulu toplantılarını perşembe günleri yaparız.
Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar: 29 Mayıs 1453 Salı günü, 29 Ekim 1923, 28 Aralık 1982′de göreve başladı. Lale Festivali 25 Haziran’da başlayacak.
Soru eki veya sözü içeren cümle veya sözlerin sonuna soru işareti konur: Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı? (Faruk Nafiz Çamlıbel)
Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna iki nokta konur: Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile yazmayan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü! (Falih Rıfkı Atay)
Şart ekinden sonra virgül konmaz: Tenha köşelerde ağız ağıza konuşurken yanlarına biri gelecek olursa hemen susuyorlardı. (Reşat Nuri Güntekin)
Özne olarak kullanıldıklarında bu, şu, o işaret zamirlerinden sonra virgül konur: Bu, benim gibi yazarlar için hiç kolay olmaz.
Hitap için kullanılan kelimelerden sonra virgül konur: Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek mücadele, müsademe demektir. (Mustafa Kemal Atatürk)
Baş sözüyle oluşturulan sıfat tamlamaları bitişik yazılır: başağırlık, başbayan, başkahraman, başkent, başpehlivan, başrol.
Sayılardan sonra sıra bildirmek için nokta konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XIV. Louis, XV. yüzyıl; 2. Cadde, 20. Sokak, 4. Levent.
-a, -e, -ı, -i, -u, -ü zarf-fiil eklerinin bilmek, vermek, kalmak, durmak, gelmek ve yazmak fiilleriyle oluşturduğu tasvirî fiiller bitişik yazılır: düşünebilmek, gelivermek, uyuyakalmak, gidedurmak, çıkagelmek, öleyazmak.
Millet, boy, oymak adları büyük harfle başlar: Türk, Alman, İngiliz, Rus, Arap, Japon; Oğuz, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar; Karakeçili, Hacımusalı.
Şehir, kent, köy, mahalle, dağ, tepe, deniz, göl, ırmak, su, çay vb. kelimelerle kurulmuş sıfat tamlaması ve belirtisiz isim tamlaması kalıbındaki yer adları bitişik yazılır: Akşehir, Atakent, Çengelköy, Yenimahalle, Karadağ, Kocatepe, Karadeniz, Acıgöl, Yeşilırmak, Karasu, Akçay.
Kelimelerden her ikisi veya ikincisi, birleşme sırasında anlam değişmesine uğradığında bu tür birleşik kelimeler bitişik yazılır: altınbaş (kavun), beşikörtüsü (çatı biçimi), bülbülyuvası (tatlı), kargaburnu (alet), yalıçapkını (kuş).
Cümlede -ınca / -ince anlamında zarf-fiil görevinde kullanılan mı / mi ekinden sonra virgül konmaz: Ben aç yattım mı kötü kötü rüyalar görürüm nedense. (Orhan Kemal)
Bağlaç olan ve, veya, yahut sözlerinden önce de sonra da virgül konulmaz: Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu Atatürk tarafından kurulmuştur. Her hareket yahut düşünce, hareket edenin veya düşünenin zihninde bir iz bırakır. (Cemil Meriç)
Tekrarlı bağlaçlardan önce ve sonra virgül konmaz: Hem gider hem ağlar. Ya bu deveyi gütmeli ya bu diyardan gitmeli. Gerek nesirde gerek nazımda yeni bir söyleyişe ulaşılmıştır. İster gitsin ister kalsın. Ne kız verir ne dünürü küstürür.
Tarihlerde ay adları yazıyla yazıldığında ay adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz: 29 Mayıs 1453, 29 Ekim 1923
Alt, üst, ana, ön, art, arka, yan, karşı, iç, dış, orta, büyük, küçük, sağ, sol, peşin, bir, iki, üç, dört, tek, çok, çift sözlerinin başa getirilmesiyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: alt yazı, üst küme, ana bilim dalı, ön söz, art niyet, arka plan, yan etki, karşı oy, iç tüzük, dış hat, orta oyunu, büyük defter, küçük parmak, sağ açık, sol açık, peşin fikir, bir hücreli, iki eşeyli, üç parmaklı, dört ayaklılar, tek hücreli, çok düzlemli, çift kanatlılar.
Benzetme yoluyla insanın bir niteliğini anlatmak üzere bitki, hayvan ve nesne adlarıyla kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: çetin ceviz, çöpsüz üzüm; eski kurt, sarı çıyan, sağmal inek; eski toprak, eski tüfek, kara maşa, sapsız balta.
Ev kelimesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: aşevi, bakımevi, basımevi, doğumevi, gözlemevi, huzurevi, konukevi, orduevi, öğretmenevi, polisevi, yayınevi
Yer ve millet adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde sadece özel adlar büyük harfle başlar: Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Hindistan cevizi, İngiliz anahtarı, Maraş dondurması, Van kedisi.
-an/-en, -r/-ar/-er/-ır/-ir, -maz/-mez ve -mış/-miş sıfat-fiil eklerinin kalıplaşmasıyla oluşan birleşik kelimeler bitişik yazılır: oyunbozan, damargenişleten; betonkarar, yurtsever; güçbeğenir, külyutmaz, kadirbilmez; çokbilmiş, güngörmüş.
Dış, iç, sıra sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: ahlak dışı, çağ dışı, din dışı, kanun dışı, olağan dışı, yasa dışı; ceviz içi, hafta içi, yurt içi; aklı sıra, ardı sıra, peşi sıra, yanı sıra.
Mahalle, bulvar, cadde, sokak, ilçe, köy vb. yer ve kuruluş adlarında şahıs adları ayrı yazılır: Yunus Emre Mahallesi; Gazi Mustafa Kemal Bulvarı; Ziya Gökalp Bulvarı; Nene Hatun Caddesi; Fevzi Çakmak Sokağı, Cemal Nadir Sokağı; Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi.
Yer adlarında kullanılan batı, doğu, güney, kuzey, aşağı, yukarı, orta, iç, yakın, uzak kelimeleri ayrı yazılır: Batı Trakya, Doğu Anadolu, Güney Kutbu, Kuzey Amerika, Aşağı Ayrancı, Yukarı Ayrancı, Orta Doğu, İç Asya, Yakın Doğu, Uzak Doğu.
Arapça ve Farsça kökenli kişi ve yer adları Türkçenin ses ve yapı özelliklerine göre yazılır: Ahmet, Bedrettin, Fuat, Mehmet, Necmettin, Saadettin; Cezayir, Fas, Filistin, Mısır, Suudi Arabistan; Bağdat, Cidde, Erdebil, Halep, İsfahan, İskenderiye, Medine, Şam, Şiraz, Tahran, Tebriz, Trablusgarp.
Yer bildiren özel isimlerde kısaltmalı söyleyiş söz konusu olduğunda, yer adının ilk harfi büyük yazılır: Hisar’dan, Boğaz’dan, Köşk’e.
Bir veya iki ögesi emir kipiyle kurulan kalıplaşmış birleşik kelimeler bitişik yazılır: albeni, ateşkes, çalçene, gelberi, incitmebeni, sallabaş, sallasırt, sıkboğaz, unutmabeni; çekyat, kaçgöç, kapkaç, örtbas, seçal, veryansın, yapboz, yazboz.
Gök cisimlerinin adları bitişik yazılır: Altıkardeş (yıldız kümesi), Arıkovanı (yıldız kümesi), Büyükayı (yıldız kümesi), Demirkazık (yıldız), Küçükayı (yıldız kümesi), Kervankıran (yıldız), Samanyolu (yıldız kümesi), Yedikardeş (yıldız kümesi).
Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen “mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak” kelimeleri büyük harfle başlar: Gazi Osmanpaşa Mahallesi, Karaköy Meydanı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Reşat Nuri Sokağı.
Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle başlar: Müslümanlık, Müslüman; Hristiyanlık, Hristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist; Hanefilik, Hanefi; Katoliklik, Katolik.
İki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle başlar: “Menfaat sandalyeye benzer: Başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir.” -Cenap Şahabettin
Sayılarda kesirler virgülle ayrılır: 15,2 (15 tam, onda 2); 5,26 (5 tam, yüzde 26).
Yüzde ve binde işaretleri yazılırken sayılarla işaret arasında boşluk bırakılmaz: %25, ‰50.
İken, ayrı yazılabildiği gibi ünlüyle biten kelimelere ek olarak getirildiğinde başındaki i ünlüsü düşer ve araya y ünsüzü girer: evdey-ken (evde iken), okulday-ken (okulda iken), yolday-ken (yolda iken).
Soru eki cümlede sorudan başka görevlerde kullanıldığı zaman da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dışarı çıkamayız.
Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için virgül konur: Fakat yol otomobillere yasak olduğundan o da herkes gibi tramvaya biner, kimse kendisine dikkat etmez. (Falih Rıfkı Atay)
Sonlarında p, ç, t, k ünsüzleri bulunan tek heceli kelimelere ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde genellikle yumuşama olmaz: ak / akı, at / atı, ek / eki, et / eti, göç / göçü, ip / ipi, kaç / kaçıncı, kök / kökü, ok / oku, ot / otu, saç / saçı, sap / sapı, suç / suçu, süt / sütü, bük / bükü.
Alıntı kelimelerin bazılarına ünlüyle başlayan ek getirildiğinde sonlarındaki ünsüzler yumuşamaz: ahlak / ahlakın, cumhuriyet / cumhuriyete, evrak / evrakı, hukuk / hukuku, ittifak / ittifaka, sepet / sepeti, tank / tankı.
Özel ada dâhil olmayan şehir, il, ilçe, bucak, belde, köy vb. sözler küçük harfle başlar: Sivas şehri, Konya ili, Etimesgut ilçesi, Uzungöl beldesi, Taflan köyü vb.
Yer (kıta, bölge, il, ilçe, köy, semt, cadde, sokak vb.) adları büyük harfle başlar: Asya, Afrika; Güneydoğu Anadolu, Yakın Doğu; İstanbul; Ürgüp; Çayırbağı, Akçaköy; Bahçelievler; Atatürk Bulvarı; Sankiyedim Sokağı.
Hayvanlara verilen adlar büyük harfle başlar: Boncuk, Fındık, Minnoş, Pamuk.
Saat ve dakika bildiren sayılar metin içinde yazıyla da yazılabilir: saat dokuzu beş geçe, saat sekizi on dakika üç saniye geçe, mesela saat onda.
Latin harflerini kullanan dillerdeki özel adlar dilimizde özgün biçimleriyle yazılır: Beethoven, Cervantes, Molière, Shakespeare; Bologna, Buenos Aires, New York, Rio de Janerio.
Örnek niteliğindeki kelimelerle başlayan cümlelerde de ilk harf büyük yazılır: “Et-, ol-” fiilleri, dilimizde en sık kullanılan yardımcı fiillerdir.
Sayılardan sonra sıra bildirmek için nokta konur: 3. (üçüncü), 15. (on beşinci); II. Mehmet, XV. yüzyıl; 4. Levent.
Saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren kelimeler büyük harfle başlar: Sayın Başkan, Sayın Hocam, Sayın Vali.
Kanunda bitişik geçen veya bitişik olarak tescil ettirilmiş olan kuruluş adları bitişik yazılır: İçişleri, Dışişleri.
Son kelimesi -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) kalıplaşmış belirli geçmiş zaman ekleriyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: imambayıldı, hünkârbeğendi, gecekondu, gündöndü, albastı, serdengeçti, eltieltiyeküstü..
Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek ve anlam karışıklığını önlemek için virgül kullanılır: Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi. (Reşat Nuri Güntekin)
“İle” sözü kısaltmalara getirildiğinde ayrı yazılır: NATO ile ortak çalışma yapıyoruz. TDK ile TTK Atatürk’ün kurduğu kurumlardır.
Sayılar metin içerisinde harflerle yazılır: bin yıldan beri, dört kardeş, haftanın beşinci günü, üç ayda bir, üçüncü sınıf.
Akrabalık bildiren kelimeler büyük harfle başlamaz: Tülay ablama gittim. Ayşe teyzemin keki çok güzel.
Her iki kelimesi de -dı (-di / -du / -dü, -tı / -ti / -tu / -tü) veya -r /-ar /-er eklerini almış birleşik kelimeler bitişik yazılır: dedikodu, kaptıkaçtı, oldubitti, uçtuuçtu (oyun); kazaratar, konargöçer, okuryazar.
Kişi adlarından önce ve sonra gelen unvan, meslek, rütbe adları ile lakaplar, saygı sözleri büyük harfle başlar: Kaymakam Erol Bey; Mustafa Efendi; Doktor Behçet Uz; Mareşal Fevzi Çakmak; Mimar Sinan, Genç Osman, Deli Petro.
Tırnak içinde olmayan aktarma cümlelerinden sonra virgül konur: Datça’ya yarın gideceğim, dedi.
Dört ve dörtten çok rakamlı sayılar sondan sayılmak üzere üçlü gruplara ayrılarak yazılır ve araya nokta konur: 1.000, 326.197, 49.750.812 vb.
Somut olarak yer bildirmeyen alt, üst ve üzeri sözlerinin sona getirilmesiyle kurulan birleşik kelimeler bitişik yazılır: ayakaltı, bilinçaltı, gözaltı (gözetim); akşamüstü, bayramüstü, suçüstü, yüzüstü; akşamüzeri, ayaküzeri.
Somut olarak yer belirten alt ve üst sözleriyle oluşturulan birleşik kelime ve terimler ayrı yazılır: deri altı, su altı, toprak altı, yer altı (yüzey); arka üstü, böbrek üstü bezi, tepe üstü (en yüksek nokta).
Çiçek dışında anlamlar taşıyan ayçiçeği (bitki), baklaçiçeği (renk), balçiçeği (ağaççık), narçiçeği (renk), suçiçeği (hastalık); ot dışında anlamlar taşıyan adamotu (bitki), ağızotu (barut), dilotu (dilotu yemek: çok konuşmak), sıçanotu (arsenik); ses düşmesine uğramış olan çöreotu ve yazımları gelenekleşmiş olan semizotu, dereotu bitişik yazılır.
Yuvar ve küre sözleriyle kurulan birleşik kelimeler ayrı yazılır: göz yuvarı, yer yuvarı; hava küre, ışık küre, yarı küre.
“İle” bağlacı, ünlüyle biten kelimelere eklendiğinde başındaki i ünlüsü y’ye dönüşür ve büyük ünlü uyumuna uyar: arkadaşı-y-la (arkadaşı ile), çevre-y-le (çevre ile), sürü-y-le (sürü ile), yapı-y-la (yapı ile).
Sıra sayıları yazıyla ve rakamla gösterilebilir. Rakamla gösterilmesi durumunda rakamdan sonra ya nokta konur veya kesme işareti konularak derece gösteren ek yazılır: 15., 56., XX.; 5′inci, 6′ncı.
Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle başlar: Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus, Osiris, Kibele. Ancak bunlardan bazıları özel ad olarak kullanılmadığında küçük harfle başlar: Eski Yunan tanrıları.
Ara yönleri belirten kelimeler bitişik yazılır: güneybatı, güneydoğu, kuzeybatı, kuzeydoğu
Müzikte kullanılan makam adları bitişik yazılır: acembuselik, hisarbuselik, muhayyerkürdi.

24.05.2010′dan beri

TDK – SÖZBUL’dan “bir yazım kuralı” arşivi için 1 cevap

  1. tejsrrdt dedi ki:

    Bağlaç olan “de,da”nın kesinlikle “te,ta” biçimi yoktur.
    Rakamla yazılmış bir sayıya gelen ekler, kesme işareti ile ayrılır. Ekler, ses uyumlarına girer:
    Örnek: 1987′de, 1893′ten beri, saat 11.55′te, 12′ye çeyrek var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s