İ. Tunik Notları

Kurs Tarihi: 01.12.1999-09.04.2000
Kurs Hocası: brahim TUNK
This is a read-only file.
TENSES (Zamanlar)
A) Simple: Do + V1
1.) Past (-di)
2.) Present (-ir)
3.) Future (-ecek)
B) Continuous: (-yor) Be + V1……ing
1.) Past (-yordu)
2.) Present (-yor)
3.) Future (-yor olacak)
C) Perfect: (-mis) Have + V3
1.) Past (-misti)
2.) Present (-mis)
3.) Future (-mis olacak)
D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1……ing
1.)Past (-mekteydi)
2.)Present (-mekte)
3.)Future (-mekte olacak)
To speak: Konusmak
***Not: Bir fiilin mastarsız haline (to’suz) o fiilin birinci hali denir.
D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1……ing
1.) The Present Perfect Continuous Tense: I have been speaking.
(Konusmaktayım)0,
0,,,”
2.) The Past Perfect Continuous Tense: I had been speaking.
(Konusmaktaydım)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 2 -
3.) The Future Perfect Continuous Tense: I will have been speaking
(Konusmakta olacagım)
Not: ngilizcede, zaman ne olursa olsun bir cümlede yapılacak
degisikliklerin hepsi
yardımcı fiil üzerinde yapılır.
Not: Formal yazısmalarda kesinlikle kısaltmalar yapılmaz.
Not: ngilizcede bir olayın basit olması demek, continuous olmaması
demektir.
Not: Bir olayın perfect olması demek iki olaydan öncekini vurgulamak
demektir. Tek basına bir perfect olaya nadiren rastlanır.
C) Perfect: (-mis) Have + V3
1.) The Present Perfect Tense: I have spoken. (Konusmusum)
2.) The Past Perfect Tense: I had spoken. (Konusmustum)
3.) The Future Perfect Tense: I will have spoken. (Konusmus
olacagım)
B) Continuous: (-yor) Be + V1……ing
1.) The Present Continuous Tense: I am speaking. (Konusuyorum)
2.) The Past Continuous Tense: I was speaking. (Konusuyordum)
3.) The Future Continuous Tense: I will be speaking. (Konusuyor
olacagım)
V1 V2 V3
Be: am, is, are…….was, were………..been
Not: Her zamanda üç yapıyı bir arada gösterip üzerinde farklılıgı
görmek daha ögreticidir.
Continuous: Devamlı, devam eden.
Progressive: Kademe kademe gelisen.
Present: Su an, hediye.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 3 -
Not: Devamlı zamanları continuous ile ifade etmek daha uygundur.
Con tinuous’ları anlatırken “Be” fiilleri ve bunların hallerinden bahsetmek
verimliligi arttırır.
Not: Bir cümlenin zamanını ögrenebilmek için ilk önce yardımcı
fiillere bakılır. Bu bize, bu cümlenin 4’lü gruptan hangisine gidecegimizi
gösterir.
The student has been waiting for us.
My father will be repairing his car.
He had seen us.
We will have completed the study.
Not: Perfect’li cümleler tek baslarına bir yargı ile kullanılmaz. Daha iyi
anlasılsın diyebu cümleler verildi. Normalde bu cümleler ingilizcede yoktur
veya eksiktir.
A) Simple: Do + V1
1.) The Simple Present Tense: (Genis zaman) Ali speaks.(Ali konusur)
2.) The Simple Past Tense: (Dili geçmis zaman) Ali
spoke.(Ali konustu)
3.) The Future Tense: (Gelecek zaman) Ali will speak. (Ali
konusacak)
ngilizler dilde kısaltmayı çok severler. ngilizcede temel zamanları 4
gruba ayırarak inceledik. Simple dısındaki gruplarda yardımcı fiillerle
zamanları çekiyor ve yardımcı fiillere bakarak cümlenin hangi zamanla
kuruldugunu ögreniyoruz. Örnegin “have” varsa perfect, “be” varsa
continuous’tur diyoruz. Bu yüzden ngilizler, simple dısındaki üç grupta
kısaltma yapamamıslardır.
I do speak. (Konusurum)
You do speak
He does speak
We do speak
You do speak
They do speak
Simple zamanlarda yardımcı fiil olmadan da hangi zaman oldugunu
anlayabiliriz. Cümleye bakarak “have” yok, perfect degil; “be” yok
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 4 -
continuous degil, o zaman simple’dır diye kolaylıkla söyleyebiliriz. Bu
yüzden ngilizler Simple grupta kısaltma yapmıslardır.
Simple Gruptaki Kısaltmalardan Dogan Zorluklar
Bir fiilin isim hali ile birinci hali aynıdır. Simple Tense’lerde bu durum
karısıklıga yol açmaktadır.
• To decrease: Azalmak (verb) To book: Rezerve yapmak
(verb)
• The decrease: Azalıs (noun) The book: Kitap (noun)
Bu zorlugu gidermek için simple cümlelerde üçüncü tekil sahıslarda
temel fiile “s” takısı getirilir. Bu durum isimlerin tekil-çogulu ile ters
iliskilidir. ”s” takısı kelimenin isim degil; fiil oldugunu gösterir.
This decrease: This tekildir. Decrease’de “s” takısı yok. O zaman bu
isimdir diyoruz. (Bu azalıs)
This decreases: This tekildir. Decrease’de “s” takısı vardır. O zaman
bu fiildir diyoruz. (Bu azalma)
O halde simdi simple zamanlara gidebiliriz.
1 .) The Simple Present Tense: (Genis zaman): Ali speaks. (Ali konusur)
Not: Simple present’te “do” kısaltılır. Eger düz olumlu cümlede “do”
varsa, bu vurgu için kullanılır.
I do believe. (Tabi ki inanıyorum)
2.) The Simple Past Tense (Dili geçmis zaman)
I did speak. (konustum)
Did, do’nun ikinci halidir. Simple past tenste yardımcı fiil kısaltılınca,
kendisine uygulanan ikinci hale getirme temel fiile uygulanır. Yani temel fiil
ikinci halde yazılır. Kısaltılmıs sekliyle yazacak olursak;
I spoke seklinde olur.
Fiillerin ikinci halinin kullanıldıgı tek yer Simple Past Tense’ dir. V2
kullanıldıgından isim ile karıstırma problemi de kalmıyor.
Biçimlendirilmis: Girinti: Sol:
1 cm, Madde saretli + Düzey:
1 + Hizalandıgı yer: 0 cm +
Sekme baslangıcı: 0,63 cm +
Girinti yeri: 0,63 cm,
Sekmeler: 1,63 cm, Liste
sekmesi + Eskisi 0,63 cm
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 5 -
Eger bu tense’ de did kullanılsa simple present tense’de oldugu gibi
anlamı pekistirmek içindir. Olumsuz, soru ve olumsuz soru cümlelerinde
“did” yardımcı fiili kullanılır. Did’in cümlede olması durumunda temel fiil
daima V1 halinde yazılır.
———————————————————————————————-
————011111111111111111
Çarsamba 08. 12. 1999
1.) The Future Tense: (Gelecek zaman)
ngilizcede Future, bir zaman olarak kabul edilmez. Çünkü gelecekte
olayın gerçeklesip gerçeklesmeyecegi belli degildir. Bu sebeple “Will” ve
“Shall” aslında yardımcı fiil degillerdir. Bunlar Modall’lar içinde düsünülür.
Bu sebeple normalde;
I shall do speak. (Konusacagım)
You will do speak
Seklinde yazılmalıdır. “Do” kısaltması yapıldıgında, fiil de birinci halde
oldugu için diger Simple gruplarındaki gibi karısıklık olmuyor ve “Will” ve
“Shall” sanki yardımcı fiilmis gibi görev görüyor. Bu sekilde “–ecek, acak”
anlamını temel fiile yükleyerek gelecek zaman anlamını katıyor.
Burada önemli bir nokta da sudur: Cümleyi olumsuz veya soru
yaparken Simple grubunun yardımcı fiili olan “Do” yu çagırmaya gerek
yoktur. Çünkü bu görevi yardımcı fiil rolü üstlenen “Will” ve “Shall” görür.
Modal matıgı da bu sekildedir. Yani aslında modal’ların kullanımında
da normalde “Do” yardımcı fiili vardır ve kısaltma yapıldıgı için direkt
olarak modal’dan sonra temel fiil birinci haldedir.
PRONOUNS
Pro:…nın yerine, ileriye. Noun: sim (gramatikal olarak)
Bu yüzden “Pronoun” ifadesi ismin yerine geçen yani zamir
demektir.Simdilik özne olan ve nesne olan zamirleri görecegiz.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 6 -
Subject Pronouns Object Pronouns
I Me
You You
He Him
She Her
It + VERB + It
We Us
You You
They Them
Subject Pronouns’ lar mutlaka çekimli bir fiilden önce gelirler. Bu
nedenle zaten bu zamirler özne; fiiller de yüklem oluyor.
Object Pronouns’lar da mutlaka çekilmis fiillerden sonra gelirler.
Yukarıdaki tablodan da gördügümüz gibi bazı özne ve nesne zamirleri
birbirinin aynıdır. Bir cümlede böyle zamirlerin özne veya nesne olduklarını
anlamak için bunların fiilden önce – sonra geldigine bakmak gerekir.
Not: Özneler daima yalın haldedir. Kitap, okul, Ali gibi. Kitabi, okulda,
Ali’ye gibi hal ekleri almıs durumda kesinlikle özne olamazlar.
Verilen Bir Cümlenin Zamanını Bulma
Bir cümlede zamanını bulmak için önce asıl fiile sonra da yardımcı
fiillere bakılır. Bunların özelligine göre cümlenin hangi zamanla kurulduguna
karar verilir.
We had been conducting the experiment. (Deneyleri yapmaktaydık)
Be + V1…..ing oldugundan “Continuous”lu bir zamandır diyoruz. Have
var, “Perfect” ; ve V2 formda oldugu için de “Past” oldugunu söylüyoruz.
Böylece cümlemizin zamanı “Past Perfect Continuous”tur.
Conduct: Yapmak, yürütmek, Beraber götürmek
Ducere: Conduct’un latincesidir. Lider, götürmek gibi anlamı vardır.
ngilizcesi “Duce”dir.
Duct: Götürmek. Con: beraber; Conduct: Beraber Götürmek, yürütmek
anlamına gelir.
Asagıda yazacagımız cümlelerin zamanları da aynı mantıkla bulunur.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 7 -
She will be waiting for us this time next week. (O gelecek hafta bu zamanda
bizi bekliyor olacak)
(Burada “for” bir edattır. Edatların kullanımı dilden dile farklılık arz
eder. ngilizce’de bazı fiiller edatla kullanılır. Wait for: …için beklemek gibi.
Biz yukarıdaki cümleyi çevirirken “O, gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor
olacak” deriz. Ama bir ngiliz bu cümleyi düsünürken “O, gelecek hafta bu
zamanda bizim için bekliyor olacak” der.)
My father was watching them. (Babam onları izliyordu.)
I have seen it before. (Onu daha önce görmüsüm.)
He often critizes us. (O sık sık elestirir.)
Thay had been struggling for victory. (Onlar zafer için mücadele
etmekteydiler.)
Struggle for: …için mücadele etmek
We stadied English at university. (Biz üniversitede nglizce çalıstık.)
At: …de, …da. (Süreklilik arzeder. Ev, hastane, üniversite gibi süreklilik
gerektiren ifadelerle kullanılır.)
n: …de, …da. (anlık bir süre gerektiren durumlarda kullanılır.)
Zamanların Kullanıldıgı Yerler
Past Perfect Past Present Future
xxxxXxxxx xxxxXxxxx X X
Past Perfect Continuous Past Continuous
Olay, bir noktada olup bitmisse,Simple
• Olay, bir devamlılık arz ederse Continuous
• Olay, bir olayın öncesi veya sonrası ile ilgili ise Perfect’tir.
Biçimlendirilmis: Girinti: Sol:
1,24 cm, Madde saretli +
Düzey: 1 + Hizalandıgı yer: 0
cm + Sekme baslangıcı: 0,63
cm + Girinti yeri: 0,63 cm,
Sekmeler: 1,88 cm, Liste
sekmesi + Eskisi 0,63 cm
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 8 -
Zaman çizelgesinden de gözlenebilecegi gibi Simple Past ile Past
Continuous çakısıyor. Bu yüzden ikisi aynı yerde kullanılabilir ve birbirinin
yerini alabilirler.
Geçmiste iki olay çakısmıyorsa, biri digerinden önce olusmussa Perfect’
te gideriz. Past Perfect, past öncesi bir noktada; Past Perfect Continuous ise,
past öncesi devamlılık gösteren bir olayda olusmus ve ikisi çakısıyor
demektir.
Past Perfect, geçmisin öncesi oldugu için kompleks bir cümledeki iki
cümlecik Past Perfect ile kurulamaz.
Simdi bu dört zamanın alternatif cümle kurma formlarını inceleyelim:
1.) Gerek Simple Past, gerekse de Past Continuous tek basına bir
cümlede kullanılabilirler.
I saw them last night. (S. Past)
I was sleeping last night at ten o’clock. (Past Continuous)
2.) Cümlede iki cümlecik var – iki yüklem – ve çakısmıssa ikisi de
Simple Past olabilir.
I saw him when he entered the room.
S. Past S. Past
3.) ki cümlecik var ve çakısmıssa biri S. Past, digeri Past Continuous
olabilir. Hangisi önce, hangisi sonra önemli degildir.
When you phoned, I was sleeping. (I was sleeping when you phoned.)
S. Past Past Continuous
4.) ki cümlecik var ve çakısıyorsa ikisi de Past Continuous olabilir.
I was reading the newspaper while my wife was watching TV.
Past Continuous Past Continuous
Özet olarak;
a) Bir cümlede iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz.
b) Simple Past ve Past Continuous tek baslarına bir cümlede olabilirler,
ikisi aynı yerde kullanılabilirler.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 9 -
c) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakısmıs ise ikisi de Simple Past
olabilir.
d) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakısmıs ise biri Simple Past,
biri Past Continuous olabilir.
e) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakısmıs ise ikisi de Past
Continuous olabilir.
Geçmiste iki olaydan biri önce, biri de sonra olusmussa; yani olaylar
çakısmıyorsa;
Önce cümle çözümlenecek. Bu iki olaydan önceye giden Past Perfect,
sonra olan S. Past’tır.
The lesson had started when I arrived there.
Past Perfect S. Past
Burada geçmiste meydana gelen iki olay vardır. Bunlar, çakısmamakta
ve biri digerinden önce meydana gelmistir. Önce olan Past Perfect ile sonra
olan S. Past ile ifade edilmelidir. Bu durumdaki cümle kurulusunda baska
alternatifler de vardır. Önceki Past Perfect Continuous, sonraki Past
Continuous veya diger formlar da olabilir.
My mother had been serving the table when I arrived home.
(Ben eve vardıgımda, annem masayı hazırlamaktaydı.)
My mother was serving the table when I arrived home.
(Ben eve vardıgımda, annem masayı hazırlıyordu.)
Türkçe’de “Hazırlamaktaydı” ve “Hazırlıyordu” aynı anlamda
kullanılmaktadır. ngilizce’de, bunlar tamamen ayrı anlamdadır.
“Hazırlamaktaydı” ifadesinde,ben eve gittigimde annemin yaptıgı eylemi
görmüyorum, çünkü eylem olmus, bitmistir. “Hazırlıyordu” ifadesinde ise,
benim eve gitmemle annemin yaptıgı eylem çakısmıs; ben annemin yaptıgı
eylemi görüyorum. Bu iki ifadenin karısıklıga yol açması ngilizce’nin
yapısından degil; Türkçe’nin yapısından kaynaklanmaktadır.
My children were sleeping when I arrived home. (Eve vardıgımda
çocuklarım uyuyorlardı)
My children had been sleeping when I arrived home.
(…………….uyumaktaydılar.)
Thomson’un Grameri adlı Kitaptan bir örnek:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 10 -
I saw the man on his knees when I opened the door. I understood that he
had been looking
at throw the key hole. (Kapıyı açtıgımda, adamı dizlerinin üstünde gördüm.
Anladım ki adam anahtar deliginden bakmaktaydı.)
Past Perfect S. Past Past’ın Sonrası
xxxxXxxxx xxxxXxxxx xxxxXxxxx
Past Perfect Cont. Past Continuous
Türkçe’nin yapısından kaynaklanan “Hazırlamaktaydı” ve
“Hazırlıyordu” ifadelerinin anlam karısıklıgını gidermek için yukarıdaki
örnek verilmis çok güzel bir örnektir. Olayın son cümlesinde, Past Perfect
Continuous yerine kesinlikle Past Continuous kullanılamaz. Çünkü kapı
açılmıstır ve adam eylemini sürdüremeyecektir. Dolayısıyla kapıyı açanın da
adamın bakma eylemini görmesi mümkün degildir. Eger Past Perfect
Continuous yerine Past Continuous kullanılsaydı ki bu kullanım yanlıs
olurdu; kapıyı açma ile adamın anahtar deliginden bakması aynı anda olmus
olacaktı. Bu da cümleden de anlasıldıgı gibi mümkün degildir.
Yukarıdaki zaman çizelgesinde de gözlendigi gibi bir de Past’ın sonrası
gerçeklesen olaylar vardır. Diyelim ki geçen hafta biri ile görüstük ve o,
isinden istifa edecegini söyledi. Bu iki olay nasıl aktarılacak?
Eger biz onunla görüstügümüzde istifa etmis olsaydı ve bunu bize
söyleseydi bu durumda biz cümlemizi S. Past ve Past Perfect ile kurardık.
Yani cümlemiz;
He said that he had resigned. (O istifa ettigini söyledi) olurdu.
Eger biz onunla görüstügümüzde yukarıda dedigimiz gibi istifa
edecegini söyleseydi bu durumda cümlemiz;
He said that he would resign. (O istifa edecegini söyledi) olur.
Geçmisin sonrası durumunda, sonraki eylem bir devamlılık da arz
edebilir. Eger eylem sürekli bir eylem ise, continous ile verilmelidir. O zaman
cümlemiz;
He said that he would be working as a manager at the bank. (O,
bankada müdür olarak çalısacagını söyledi)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 11 -
When: …..dıgı zaman
While: ….iken. (Bu baglaç genellikle continuıus’lularla kullanılır.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 12 -
PARTCPLES
Türkçe karsılıgı “ortaç, sıfat fiil” demek olan Participles’lar ngilizcede
biçimsel olarak üç bölüme ayrılırlar.
Present Participle Past Participle Perfect Participle
Sleeping Slept Having slept
Speaking Spoken Having spoken
Coming Come Having come
———————————————————————————————-
————-
Pazar 12.12.1999
Present Tense’lerin Kullanıldıgı Yerler
1.) The Simple Present Tense
2.) The Present Continuous Tense
3.) The Present Perfect Tense
4.) The Present Perfect Continuous Tense
Present Perfect Present Future
xxxxXxxxx X X
Present Perfect Cont.
Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’nin
kullanıldıgı yer aynıdır. Present Perfect Tense, geçmiste bir noktada olmustur.
Present Perfect Continuous Tense ise aynı yerde, fakat sürekli bir durumda
olmustur. Bu iki zamanın kullanımında önce ile iliskisi düsünülmelidir.
Ayrıca bu iki zamana özgü bazı zarf ve edatlar vardır. Asagıda verilecek olan
bu zarf ve edatlar görüldügünde mutlaka Present Perfect Tense ile Present
Perfect Continuous Tense’lere gidilmelidir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 13 -
Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense
Gerektiren Zarf ve Edatlar:
For: …dır ….den beri
Since: …den beri
Just: Henüz, yeni, az önce, simdi.(Çok kısa bir süre önce olan
eylemleri anlatır.)
Yet: Daha, henüz.
Already: Halihazırda, …….mıs bile
Recently: Son zamanlarda
Lately: Son zamanlarda
Over: Boyunca, …..de, ….da
Ever: Hayatında, hiç, su ana kadar.
Never: Hayatında, hiç, Su ana kadar. (Ever’ın olumsuz
yapısıdır.)
For and Since
For and Since “…..den beri” anlamına geldigi için konusma anında
geçen olayın öncesi ile iliskisi kuruluyor. Ayrıca olayın etkisi konusma
anında devam etmektedir. Bu açıklamalar da zaman olarak Present Perfect
Tense ile Present Perfect Continuous Tense’leri gerektirir.
We have been waiting for you since morning. (Sabahtan beri seni
beklemekteyiz.)
I have been smoking for ten years. (10 yıldır sigara içmekteyim)
Birinci cümlede, bekleme eyleminin sadece konusma anı ile
ilgilenilmez. Bekleme eyleminin öncesi ile iliskisi kurulur ve öncesinin
konusma anına etkisi de belirtilir.
kinci cümlede, sigara içme eyleminin sadece su anı ile ilgilenilmez.
Konusma anının on yıl öncesi ile iliskisi kurulur.
For and Since’in kullanımının karıstırılmaması gerekir. Bunun için
söyle bir ayırım koyabiliriz:
****Zaman ismi varsa: Since
****Zaman miktarı varsa: For kullanılır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 14 -
I have smoked for 10 years seklinde Present Perfect ile de cümleyi
kurabiliriz. Çünkü bu iki zaman birbirine esittir. Bu iki cümlenin anlamı
bakımından karısıklık çıkması Türkçe’nin bu iki zaman açısından yetersiz
olusundandır.
Yet
We have not decided yet. (Hala karar vermedik.)
Yet, konusma anında geçen eylemin öncesi ile iliskisini kuruyor. Bu
yüzden “yet” görüldügü yerde Present Perfect Tense düsünülür. Burada karar
vermeme öncesinden baslamıs, hala karar verilmemis ve her an karar verilip
eylem sonuçlandırılabilir. (Yet olumsuz cümlelerde kullanılır.)
Just
He has just gone out. (Henüz dısarı çıktı.)
Bu cümleden eylemin çok kısa bir süre önce gerçeklestigini anlıyoruz.
Yani dısarı çıkanın merdivenlerde olabilecegi, çok uzakta olmadıgını
anlıyoruz. Bu anlamı katan “just”tır ve bu yüzden Simple Past degil de
Present perfect kullanıyoruz. Eger çok yeni olmayan olaylar aktarılırsa o
zaman “just” kullanılmaz.
Already
They have already given up the project. (Onlar projeden vazgeçmisler
bile.)
Geçmiste olay belirsiz bir zamanda oldugu için Present perfect
kullanılır.
Recently = Lately
I have not met him recently. (Son zamanlarda onunla karsılasmadım.)
Burada bizi perfecte götüren “Recently”dir. Çünkü su anda konusulan
eylemin öncesi ile iliskisini “Recently” kuruyor ve olayın etkisinin hala
devam ettigini anlıyoruz.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 15 -
Ayrıca bir zarf olan “Recently” den “ly” eki atılırsa, bir sıfat olan
“recent” elde edilir. Bu sıfatın isimler önünde kullanılması ile elde edilen
sözcük de Present Perfect gerektirir. Örnekleyecek olursak;
In recent years, enflation has been falling down. (Son yıllarda enflasyon
düsüyor.)
Ever x Never
Have you ever seen such a novel. No, I have never seen such a novel.
(Hayatında böyle bir roman gördün mü? Hayır, Hayatımda böyle bir roman
görmedim.)
Ever and never Present Perfect gerektirir. Çünkü konusma anında geçen
eylemin öncesi ile iliskisini kuruyor.
*****Over*****
Boyunca, ….de, ….da anlamına gelen “Over”ın iki kullanımı vardır.
1.) Çogul bir zaman sözcügünün veya bir etkinligin önünde ise: Eger
“over” bu
konumu ile kullanılırsa, zaman olarak Present Perfect gerektirir.
Over the past few years, Scientist have developed a new cure.
(Son birkaç yılda bilim adamları yeni bir tedavi gelistirdiler.)
Burada “over” çogul bir zaman önünde kullanılmıstır. Bu yüzden zaman
olarak Present Perfect kullanılmıstır. Mantıgı da sudur: Gelistirilen tedavi bir
noktada olup bitmis degildir ve etkisi sürmektedir.
2.) Tekil bir zaman sözcügünün veya bir etkinligin önünde ise: Eger
“over” bu
konumu ile kullanılırsa, zaman olarak Simple Past gerektirir.
Over the past month, the prices increased by 10 %. (Geçen ayda fiyatlar %10
arttı.)
Burada “over” tekil bir zaman önünde kullanılmıstır. Bu yüzden zaman
olarak Simple Past gerektirir. Çünkü olay olup bitmistir.
Baska örnekler verecek olursak;
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 16 -
Over the last meeting, the chairman explained everything(Geçen toplantıda
baskan her seyi açıkladı)
Over the last meetings, the chairman has explained everything.
“Over”ın Diger Kullanımı
Daha önce de deginildigi gibi “over” ın …de, …da anlamına gelen
kullanımı da vardır. Peki bunun, aynı anlama gelen “in”, “at” gibi
sözcüklerden farkı nedir? “Over”da gizli bir “boyunca” anlamı vardır. Bu
yüzden kullanılacak cümlede bir süregenlik varsa “over”; bir noktada olup
bitmisse digerleri kullanılır.
Örnegin;
Derste söz aldı: “at” kullanılır. (Bir noktada olup bittigi için.)
Derste uyudu: “over” kullanılır. (Bir devamlılık gösterdigi için.)
Simple Present vs Present Continuous
Simple Present, Türkçe’deki Genis Zamana karsılık gelir. Geçmiste, su
an ve gelecekte olabilecek eylemler, alıskanlık haline gelmis olan eylemler
ngilizce’de bu tense ile ifade edilir.
Present Continuous ise, içinde bulunan anda yapılan, kontrolümüz
altındaki eylemleri ifade etmede kullanılır. Her eylemin kontrolü elimizde
olmayabilir. Duyu eylemleri gibi.
Believe in: nanmak
Dare: cesaret etmek
Detest = Loathe: igrenmek
See: görmek
See off: ugurlamak
I am believing in God diyemeyiz. Ancak, I believe in God diyebiliriz.
Çünkü Allah’a inanmak, kontrolümüz altında olan ve istesek hemen
inanmayacagımız bir durum degildir.
I am loving my country diyemeyiz. Ancak, I love my country
diyebiliriz.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 17 -
Bütün “Linking Verbs”lerin Continuous formları yoktur. Ancak bu
fiiller eger duyu eylemi anlamında bir anlama sahip degiller ise continuous
formda kullanılabilirler. Örnegin; “See”, görmek anlamında continuous
formda kullanılamaz. Yani, I am seeing diyemeyiz. Ama “See off” ugurlamak
demektir ve continuous formda kullanılabilir. Çünkü “ugurlamak” eylemi,
kontrolü elimizde olan bir eylemdir. I am seeing off my friend gibi.
Her continuous formu olmayan fiiller için alternatif simple zamanı
kullanılır.
Present Continuous için Simple Continuous
Past Continuous için Simple Past
Perfect Continuous için Present Perfect alternatif olarak kullanılır.
———————————————————————————————-
————-
Çarsamba 15.12.1999
Future Perfect Yapıları
The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense’lerin
her ikisi de aynı yerde kullanılır.
Present Future Perfect Future
X xxxXxxx X
Future Perfect Continuous
Gelecekte belli bir zamanda olacak eylemleri ifade ettigimizde cümleyi basit
Future ile kurarız. Eger gelecekte belli bir zamanın öncesine vurgu yapılırsa
cümle, The Future Perfect Tense veya The Future Perfect Continuous
Tense’lerden biri ile kurulur.
Örnegin;
Saat beste ders baslayacak, Basit Future ile
Bese kadar ders baslayacak, Future Perfect ile kurulur.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 18 -
The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense
zamanlarının kullanımında dikkati çeken “By” edatı vardır. Bu edat, bir
cümlede varsa mutlaka Future Perfect’i isaret eder.
By: …e kadar
Exceed: asmak
The population of Turkey will exceed 100 millions in 2010.
(Türkiye’nin nüfusu 2010 yılında 100 milyonu asacak.)
Bu cümlede, gelecekte belli bir noktada gerçeklesecek olaydan söz
edildigi için Basit Future kullanılmıstır.
The population of Turkey will have exceeded 100 millions by 2010.
(Türkiye’nin nüfusu 2010 yılına kadar 100 milyonu asmıs olacak.)
Görüldügü gibi “By” edatının olması Futre Perfectli yapı ister. Yani bir
cümlede “…e kadar” anlamına gelen “by” edatının varlıgı Future Perfectli
yapı gerektirir. Peki bu cümlede niçin Future Perfect Continuous degil de
Future Perfect kullanılmıstır? Future Perfect kullanılmıstır. Çünkü 100
milyona asma eylemi sürekli olmayıp; bir anda gerçeklesen bir eylemdir. Bu
yüzden continuous kullanılmamıstır. Zamanların kullanımında bu sekilde
spesifik özelliklerine de dikkat etmek gerekir.
Sınavlarda, The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous
Tense’lerle ilgili sorularda bu iki zamanın ikisi de sıklarda verilmez. Çünkü
ikisi de aynı yerde kullanılır ve aynı anlama gelir.
By ve Until / Till Arasındaki Kullanım Farkı
By: …e kadar
Until / Till: …e kadar
kisi de “….e kadar” anlamına gelen bu iki edat arasında çok önemli bir
kullanım farkı vardır. Eger konusma anı ile gelecekte belirtilen zaman
arasında eylem sürekli oluyorsa Until / Till kullanılır. Eger konusma anından
sonra “…e kadar” ifadesinin geçtigi bir noktada eylem oluyorsa “By”
kullanılır ve bu da Future Perfectli yapı gerektirir. Bu açıklamayı zaman
çizelgesinde gösterecek olursak;
Present Until / till Future Present by Future
XxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxX X X X
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 19 -
Present Saat 10Present Saat 10
Olayın
gerçeklestigi nokta
I will study untill 10 o’clock. (Saat ona kadar çalısacagım)
He will have called us by 10 o’clock. (Saat ona kadar bize telefon edecek.)
Birinci cümlede, zaman çizelgesinde de görüldügü gibi konusma
anından gelecekte belirtilen zamana kadar çalısma eylemi sürekli yapılacaktır.
Burada süreklilik oldugu için “by” artık kullanılamaz; “until” kullanılır.
kinci cümlede ise, telefon açma eylemi konusma anından gelecekte
belirtilen zamana kadar sürekli degil de bir noktada gerçeklesecektir. Bu
kullanım da “by” edatını gerektirir ve “by” kullanımı da Future Perfect’i
isaret eder.
Not: Edatların kullanım özelliginden dolayı “By” cümlenin basına da
gelebilir. Normalde edatların asıl yerleri cümle sonlarıdır. Ama kullanım
yerleri degisebilir.
By the end of next month, we will have completed our study.
(Bu ayın sonuna kadar çalısmamızı tamamlamıs olacagız.)
Eger gelecekte yapılacak bir eylemi, öncesi ile iliski kurarak
aktaracaksak tense olarak Future Perfect kullanırız.
By the end of year, I will have been working at D.U. for 15 years.
(Yıl sonuna kadar, Dicle Üniversitesinde 15 yıldır çalısmakta
olacagım.)
“For” edatının Farklı Perfect ifadelerindeki Kullanımı
Now, I have been studying for three hours. (The Present Perfect Continuous
Tense)
(Su anda üç saatten beri çalısmaktayım.)
When you phoned, I had been studying for three hours. (The Past Perfect
Continuous Tense)(Sen telefon ettiginde, üç saatten beri çalısmaktaydım.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 20 -
By the end of this month, I will have been teaching Engilish for three years.
(The Future Perfect Continuous Tense) (Bu ayın sonuna kadar üç yıldır
ngilizce ögrenmekte olacagım.)
Not: Sorulan bir soru üzerine “for”un kullanımı yukarıdaki cümleler üzerinde
anlatıldı.
Zamanların Kullanımındaki Karısıklıklar
1.) Simple Past – Present Perfect Kullanımı: Bu iki zamanın
kullanımında Türkçe’nin yapısından kaynaklanan bazı karısıklıklar vardır. Bu
karısıklıkları gidermek için zamanların ngilizce’deki tanımından baslayalım.
Simple Past: Geçmiste, belli bir zamanda olmus, bitmis olayları aktarır.
Yani Simple Past’ı kullanabilmek için kesinlikle zamanın belli olması ve
olayın olmus – bitmis olması gerekmektedir. Eger bu iki sart eksik ise,
kesinlikle Simple Past kullanılamaz. Bu durumda Simple Past’ın alternatifi
olan Present Perfect’e gidilmelidir.
I saw him three days ago. (Onu, üç gün önce gördüm.)
They signed a peace agreement in 1990. (Onlar, 1990 yılında bir barıs
antlasması imzaladılar.)
Görüldügü gibi birinci cümlede “görme” eylemi olus-bitmis ve belli
bir zamanda (üç gün önce) olmustur. Bu nedenle Simple Past kullanılmıstır.
kinci örnek için de aynı açıklama geçerlidir.
Eger olay geçmiste belirsiz bir zamanda olmussa ve etkisi konusma
anında da devam ediyorsa artık Simple Past kullanılamaz. Bu durumda
Simple Past’ın alternatifi olan Present Perfect’e gidilir.
My family has moved many years before. (Ailem, birkaç yıl önce tasınmıs.)
Burada “tasınma” eylemi, hem belirsiz bir zamanda olmus hem de
etkisi konusma anında devam etmektedir. Bu nedenle Simple Past
kullanılmamıs; alternatifi olan Present Perfect’e gidilmistir.
Olayın etkisi durumunu bir örnekle açacak olursak;
I lost my key. (Anahtarımı kaybettim.)
I have lost my key. (Anahtarımı kaybetmisim.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 21 -
Birinci cümlede geçmiste olmus-bitmis olan “kaybetme” eyleminin
etkisi konusma anında yoktur. Bu nedenle kaybedilen anahtarın bulundugu
anlasılır. kinci cümleden ise anahtarın henüz bulunamadıgı ve kaybetme
eyleminin etkisinin konusma anında da var oldugu anlasılır.
Simple Past – Present Perfect kullanımında yukarda anlatılan detaylara
dikkat edilmelidir. Ayrıca Present Perfect kullanımında önemli bir husus daha
vardır. Eger verilen bir cümlede bizi Present Perfect’e götüren bir isaret yoksa
(yet, just, for, since vb. gibi) olayın etkisi ve zamanı düsünülerek sonuca
varılır.
Present Perfect’li bir cümlede eger bir zaman dilimi kullanılmıssa (this
month, this century, this day vb.) bu zaman diliminin etki alanı devam
etmelidir. Zaman dilimleri de genellikle “this” ile baslarlar.
Örnegin, saat ögleden önce on birde kahvaltı yapılmadıgı söylenmek
istense Simple Past kullanılamaz. Çünkü ögle yemegine kadar yapılacak bir
yeme eylemi kahvaltı olacaktır. Bu nedenle Present Perfect kullanılmalıdır.
Eger ögleden sonra o gün için kahvaltı yapılmadıgı söylense artık yapılacak
bir yeme eylemi kahvaltı olamayacagından Present Perfect kullanılamaz;
kullanılacak zaman Simple Past olmalıdır.
Saat 11.00 Today, I have not had breakfast. (Bu gün kahvaltı
yapmamısım.)
Saat 14.00 Today, I did not have breakfast. (Bu gün kahvaltı
yapmadım.)
2.) Present Continuous – Present Perfect Continuous Kullanımı
Present Continuous kısa bir zaman dilimi ile sınırlıdır. Olayın sadece su
anı ile ilgilenilir, öncesi ile bir iliskisi kurulmaz. Present Perfect
Continuous’ta ise, olayın öncesine gitmek gerekir.
I’m living in D. Bakır now. (Simdi D. Bakır’ da yasıyorum.)
Bu cümlede sadece olayın su anı ile ilgileniliyor. Ayrıca kısa bir zaman
dilimi vardır. Bu nedenle Present Continuous kullanımı gerektirir.
I have been living in D. Bakır for five years. (Bes yıldır D. Bakır’ da
yasamaktayım.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 22 -
Bu cümlede ise sadece olayın su anı degil öncesi de isin içindedir.
Böyle bir ifadede artık Present Continuous kullanılamaz, alternatifi olan
Present Perfect Continuous kullanılmalıdır.
She is working in a bank, now. (at present)
She has been working in a bank since last year. (öncesi ile iliskili)
———————————————————————————————-
————-
Pazar 19.12.1999
Zamanların Kullanımına Bazı Örnekler
I haven’t received the documents yet. (Hala belgeleri almadım.)
Present Perfect
Bu cümlede, “have” var ve fiil üçüncü haldedir. Bu nedenle Present
Perfect ile kurulmus bir cümledir. Bu cümleyi “……….almamısım.” diye
Türkçe’ye çevirmek ngilizce açısından daha uygundur. Ama Türkçe’ye
uygunluk açısından “…….almadım” diye çevrilir. Bu yüzden ngilizce’den
Türkçe’ye çeviri yaparken genel yapıyı ve anlamı bozmamak sartıyla kulaga
hos geldigi sekilde çevirmek gerekir. Bu sekilde cümleyi çevirirken, sanki
cümle Simple Past ile kurulmus gibi algılanır. Gerçekte cümle görüldügü gibi
Present Perfect ile kurulmustur. Bu nedenle yapılan bu açıklama çeviri için
geçerlidir. Yani ngilizce’de yukarıdaki cümlede Simple Past kullanılamaz.
To receive: almak, kabul etmek.
To conceive: kavramak, algılamak
Reception: kabul edilen yer (Receive’ın isim halidir. Diger fiiller de bu
sekilde isimlestirilebilirler.)
Concept kavram
Co, Con, Com (ses uyumuna göre): beraber
Per: …için, karsısında.
To percive: idrak etmek, algılamak.
De: olumsuzluk katan bir ön ektir.
To decieve: kandırmak, aldatmak.
Deceptive: aldatıcı.
Dikkat edilirse, yukarıdaki kelimelerin hepsi “receive” den
türetilmistir. Dolayısıyla bir kelimenin anlamı bilinirse, türevlerinin de
anlamlarını bulunabilir. Ögrenilen bu kelimeleri, türevleri ile birlikte yazarak
çalısmak daha verimli olacaktır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 23 -
The E.U will be contributing to our economy enormously in the years ahead.
Future Perfect Continuous
(A. B, önümüzdeki yıllarda ekonomimize büyük ölçüde katkıda bulunuyor
olacak.)
Yukarıdaki örnegin açıklamasına benzer sekilde cümlemizin zamanını
çözümlüyoruz. “will” var, Future; “be” var Continuos; yani Futre
Continuous’tur diyoruz.
Enormously: büyük ölçüde, çok.
Ahead: dosdogru, ileri
To contribute: katkıda bulunmak.
To distribute: dagıtmak.
To attribute: …e atıfta bulunmak, …e baglamak.
To retribute:
“Tribu” Latince bir kelime olup; Roma döneminde ortaya çıkmıstır.
“Asiret” anlamındadır. Roma döneminde üç önemli asiret varmıs. “Tribun”
ise, asiret liderinin asiret bireylerinin etkinliklerini izlerken oturdugu yüksek
yer demektir. Statta oturulan yer anlamındaki “tribün” kelimesi buradan
gelmektedir.
They had been waiting for three hours when we arrived there.
Past Perfect Continuous Simple Past
(Oraya vardıgımızda, onlar üç saatten beri beklemekteydiler.)
Fiil kelimelerinin anlamları bilinmezse de zamanların kullanımına
hakim olmak bizi sonuca götürebilir. Örnegin bu cümleyi zaman uyumu
açısından irdeleyebiliriz. Burada Past Perfect Continuous yerine Past
Continuous kullanılamazdı. Çünkü Past Continuous eylemin sonrasına da
gider. Halbuki örnegimizde, “biz oraya vardıgımızda” bekleme eylemi artık
bitmistir ve eylemin sonrasına gidilmez. Bu yüzden Past Perfect Continuous
kullanılmıstır. Bu ifadeyi zaman çizelgesinde gösterecek olursak;
Simple Past Present
xxxxXxxxx X
Past Perfect Continuous
Past Continuous
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 24 -
***** Gramer çin Kaynaklar:
1.) A. J. Thomson, A.V. Martinet: Kullanıslı ngilizce Dilbilgisi
Rehberi.
2.) Betty Schrampfer Azar: Fundamentals Of Englısh Grammar (I, II,
III)
The workers will have given up going on strike. (sçiler, greve gitmekten vaz
geçmis olacaklar.)
Go on strike: greve gitmek
When he arrived at the station, the train had leaft. (O istasyona geldiginde
tren ayrılmıstı.)
S. Past Past Perfect
Not: Temel cümlecik Past Perfect ise, zanan cümlecigi Simple Past
olmalıdır. Her iki cümlecikte kesinlikle Past Perfect kullanılamaz.
When I arrived home my father was reparing his car.(eve vardıgımda babam
arabasını tamir ediyordu.) (Bu cümleden, “babamın hala arabayı tamir ettigini
ve benim bu eylemi yaptıgını gördügüm” anlasılır.)
When I arrived home my father had repared his car. (eve vardıgımda babam
arabasını tamir etmisti.) (Bu cümleden, “babamın arabayı tamir etmis
oldugunu ve benim bu eylemi görmedigim” anlasılır.)
When I arrived home my father had been reparing his car. (eve vardıgımda
babam arabasını tamir etmekteydi.) (Bu cümleden, “babamın arabayı, ben eve
varmadan kısa bir süre önce tamir etmis oldugunu ve benim bu eylemi
görmedigim” anlasılır.)
Su ana kadar birkaç test olduk.
We have had several tests so far.
Simdiye kadar
So far
By far
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 25 -
Up to now
Until now
Up to the present (time)
Till now
Such far
To date
Hitter to
Hepsi “simdiye kadar” anlamındadır. Cümlenin akısına göre “su ana
kadar” ifadeleri ile hangi zamanın kullanılacagını kestirebilmek gerekir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 26 -
MODALS
“Modal”, “mod” dan gelir. Mod, “kip” anlamına gelir. Dolayısıyla
Modal, “Kiplik” demektir. Modal’lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan
ama farklı fonksiyona sahip ünitelerdir.
I don’t speak. (Konusmam.)
I can speak. (Konusabilirim.)
Görüldügü gibi yardımcı fiiller, anlamlarını yükleme katmazlar. Ama
Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar.
Can: …e bilmek: güç, yetenek
-bilir May:. ..ebilmek: olası, tahmin
Be able to: ..e bilmek: Can’ e esittir.
Must: …meli, …malı: Must’ta zorunluluk
söyleyenden kaynaklanır,
-meli, -malı Have to: zorunda olmak. Zorunluluk var: Have to’da ise
dısardan kaynaklanır.
Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında
kullanılır. kisinin arasında
Ought to: gerekir. çok az bir nüans farkı vardır, aynı
anlamda kullanılabilirler.
Modal’ ların Kullanımı
1.) Modal’ lar çekimsizdir. Yani sahıslara göre degismezler.
2.) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.
3.) ki model kesinlikle yan yana kullanılmaz.
Örnekler;
They can accomplish the project in time. (Onlar zamanında projeyi
tamamlayabilirler.)(Güç, yetenek)
He may go abroad next year. (O önümüzdeki yıl yurt dısına gidebilir.)
(Tahmin)
***Not: “Can” ile “May” yapısı olumsuz cümlelerde tamamen
birbirinden ayrılır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 27 -
I may go. (Gidebilirim) (tahmin) I may not go. (Gitmeyebilirim)
(tahmin)
I can go. (Gidebilirim) (güç, yetenek) I can not go. (Gidemem) (güç,
yetenek)
We are able to produce more goods. (Daha fazla mal üretebiliriz.) (Güç,
yetenek)
Accomplish: gerçeklestirmek, tamamlamak, bitirmek, yapmak
Produce: üretmek
Goods: ürün, esya, mal
You must wait for us untill 5 o’clock. (5’ e kadar bizi beklemelisin.)
(Zorunluluk söyleyenden )
You have to brush your teeth three times a day. (Günde üç defa dislerini
fırçalamalısın.) (Zorunluluk dısardan)
Turkey should put emphasis on the production. (Türkiye üretimine önem
vermelidir.) (Nasihat var.)
Put: Vermek, koymak, yerlestirmek.
***Not: Eger herhangi bir modal, yukarıda belirtilen üç özellige
uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur.
“Be able to ve Have to” gibi. Örneklerde de görülecegi gibi bunlar çekime de
girer; baska modallar ile de kullanılabilirler.
He must be able to resign. (O istifa edebilmelidir.)
The minister must be able to confess everything. (Baskan her seyi itiraf
edebilmelidir.)
Confess: itiraf etmek.
***Not: Görüldügü gibi iki modal bir arada kullanıldıgında önce tam modal
sonra semi modal yazılır. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı
söylenir.
A child should be able to walk when he is 7 month. (Bir çocuk, 7 aylık
oldugunda yürüyebilmesi gerekir.)
He may have to resign upon corruption. (O istifa etmek zorunda kalabilir.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 28 -
A teacher must be able to travel. (Bir ögretmen seyahat edebilmelidir.)
We may have to give up the project. (Projeden vaz geçmek zorunda
kalabiliriz.)
We must be able to see him tomorrow. (Onu yarın görebilmeliyiz.)
He may have to explain the events. (O olayları açıklamak zorunda kalabilir.)
———————————————————————————————-
—————
Çarsamba 22. 12. 1999
Present Past Future
Can Could ——-
May Maight ——-
Be able to was / were able to Will be able to
Must ——- ——-
Have to Had to Will have to
Should ——- ——-
Ought to ——– ——
Future formu olmayan modalların present formu future anlamında
Türkçe’ de oldugu gibi kullanılırlar.
Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları
Could – Was / Were able to Kullanımı
Could, (…e biliyordu.) geçmiste yapılmıs sürekli olaylar için kullanılır
ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir.(Could not ile Couldn’t kullanımlarının
anlamları birbirinden farklıdır. Bunları sonraki derslerimizde ögrenecegiz.
Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun degildir.)
Was / Were able to, (…e bildi) geçmiste yapılmıs bir tek olay için
kullanılır.
We could see each other. (Biz birbirimizi görebiliyorduk.)
Each other: each = her bir, other = digeri. Each other: her bir digeri = birbiri
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 29 -
He could put aside some money when he was young. (O gençken biraz para
bir tarafa koyabiliyordu.)
We were able to see each other. (Biz birbirimizi görebildik.)
He was able to recognize the corpse. (Cesedi teshis edebildi.)
Recognize: tanımak, teshis etmek
Corpse: ceset
I was able to attain my goal. (Ben amacıma ulasabildim.)
Goal: amaç
To attain: …e ulasmak
Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden
bir sözcüktür. Aslı Latince olup, “tenere” dir. Tutmak anlamına gelir.
Tain’den ngilizce’de bazı kelimeler türetilmistir. Simdi bunları ögrenelim.
Maintain: Main, Latince’deki “mano”dan köken alır. Mano el anlamındadır.
Dolayısıyla Maintain “elde tutmak, muhafaza etmek” anlamına gelir. Es
anlamlıları asagıdadır.
Sustain
Continue
Keep
preserve
Contain: Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak =
içermek, ihtiva etmek
Retain: Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ….e tutmak (soyut
anlamda, hafızada tutmak)
Detain: göz altında tutmak.
Pertain: Per = için, Pertain, …için tutmak = ilgili olmak.
Obtain: elde etmek, saglamak.
Attain: …e ulasmak.
“Amaç” kelimelerini de ögrenecek olursak;
Goal, Aim, Purpose, End, Objective, ntention, Motive: amaç
Might’ın Kullanımı
He might go home. (O eve gidebilirdi.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 30 -
Gidebilirdi ama gitmemis anlamını verir. May’ın Past ifadesi “Might”,
geçmiste zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. Yani “may” kullanımına
göre ihtimal daha zayıftır. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Yan cümlecigi
olan ifadelerde zaman uyumunu saglamak açısından “might” kullanımına
gidilir.
Must
Must’ın Past formu olmadıgı için geçmiste zorunluluktan dolayı
yapılan bir eylemin zorunlulugunun söyleyenden veya dısardan
kaynaklanması önemli degildir. Yani geçmiste yapılan bir eylem için
zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı ngilizce’de farklı bir kullanım yoktur.
Had to: …gerekti
“Gerekti” anlamına gelir. lerdeki konularla karısmaması için bunun iyi
ögrenilmesi gerekir. Geçmiste bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve
yapılmıs eylemleri ifade etmek kullanılır.
He had to sell his house. (O’ nun evini satması gerekti.)
Borcu vardı veya komsuları iyi degildi vs. Ama bir zorunluluktan
dolayı evini satması gerekliymis ve evini satmıs. Bu cümleyi
“….gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmus bitmis bir
eylemdir.
The Goverment had to punish the responsibles. (Hükümet, sorumluları
cezalandırmak zorunda kaldı.)
Punish: cezalandırmak
Responsible: sorumlu
Responsible for: …den sorumlu
Responsiblility: sorumluluk
He had to give up scheme. (O’nun projeden vazgeçmesi gerekti.)
Scheme: sema, proje
“Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. kisi de aynı
anlama gelir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiginde ikisinden biri kullanılabilir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 31 -
1.) He had not to give up the scheme. (Projeden vazgeçmesi
gerekmedi.)
2.) He didn’t have to give up the scheme. ( !! !! !!)
We didn’t have accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz
gerekmedi.)
We had not accept their sanction. (Onların yatırımlarını kabul etmemiz
gerekmedi.)
Sanction: yatırım
Accept: kabul etmek
“Will Be Able To” Kullanımı
“….e bilecek” anlamındadır. ngilizce’de, normalde “be able to”
present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe’de de
böyledir. Bu nedenle “…e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi
gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım sekli
vardır. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade
etmede kullanılır.
After a few lessons, I will be able to drive a car. (Birkaç dersten sonra araba
kullanabilecegim.)
Bu cümleden, daha önce araba kullanmasını bilmedigim, dolayısıyla
hiç kullanmadıgım, aldıgım derslerden sonra ilk defa araba kullanabilecegim
anlasılır.
Will Have To
“Gerekecek” anlamındadır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır.
Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. (Hükümetin, gelecek hafta
maas artıslarını saptaması gerekecek.)
He will have to come. (O gelmek zorunda kalacak.)
Fix: tespit etmek, saptamak.
Salary: maas
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 32 -
Rise: yükselis, artıs, zam.
PERFECT MODALS
Adından da anlasılacagı gibi bu baslık altında modalların perfect
kullanımını görecegiz. Bu yapı, modallara “present perfect” yani “have +
V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak
görecegimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır.
Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan
detaylardı. Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal
bilgileri anlamında iyi ögrenilmelidir. KPDS sınavında modal konusundan
asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. Anlama, bosluk
doldurma ve digerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. Bu
konu, hem karısık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle
çalısılmalı ve iyi ögrenilmelidir. Ayrıca baska kaynaklarda çok karısık bir
sekilde anlatıldıgı için kursta konu bittikten sonra baska kaynaklardan
bakılmalıdır.
Must
Have to
Should + Have + V3 = Perfect Modals (Unreal Yapılardır.)
Ought to
Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi digerlerinden
ayrılarak farklı anlam yüklenmistir.
Must + Have V3
Must + Have V3, “….mıs olmalı” anlamına gelir. Bu yapı geçmise
yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Örnegin, biri girdigi sınavdan sonra
neseli görüldügünde “sınavı iyi geçmis olmalı” deriz. Burada geçmise
yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de
sınavdan çıkanın neseli olmasıdır. Dısarı çıkarsınız yerler nemli, “aksam
yagmur yagmıs olmalı” dersiniz. Yine iyi derecede ngilizce konusan biri için
“ngiltere’de ögrenim görmüs olmalı” deriz. Örnekler çogaltılabilir. Önemli
olan “Must + Have V3” ün geçmise yönelik güçlü tahminlerde kullanıldıgını
bilmektir.
The roads are wet, t must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece
yagmur yagmıs olmalı.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 33 -
She speaks German fluently, She must have studied in Germany. (O
Almanca’yı akıcı bir sekilde konusuyor, Almanya’da ögrenim görmüs
olmalı.)
Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3
“….mıs olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. Her üç kullanım da
aynı anlamdadır. Geçmiste yapılması gerekli ama yapılmamıs olan eylemler
için kullanılır. Örnegin, biri sınava iyi hazırlanmıs ama sınavı geçememis. Bu
durumda “geçmis olmalıydı” deriz. ngilizce’de bunu söylemek için
yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. En sık kullanılan “Should + Have V3”
yapısıdır.
Yukarıdaki açıklamada da geçtigi gibi, “….mıs olmalıydı” veya
“gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz. Yani geçmiste olması gerekli fakat
olmamıs eylemleri bu sekilde ifade ediyoruz. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı
ile daha önce ögrendigimiz “Had to = Gerekti” anlamı karısıklık yaratıyor.
“Had to = Gerekti” ifadesi ise, geçmiste yapılması gerekli ve yapılmıs olan
eylemler için kullanılır. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini
karıstırmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu
dikkatle çalısmak ve iyi ögrenmek gerekir.
The Goverment should have taken the nessesary steps. (Hükümet gerekli
önlemleri almıs olmalıydı)
Step: adım, önlem.
He study hard ; he should have passed exame. (O sıkı çalısır; sınavı geçmis
olmalıydı.)
It is too late. My father shpuld have called up so far. (Çok geç oldu. Babam
simdiye kadar aramıs olmalıydı.)
You shouldn’t have shouted at me. (Bana bagırman gerekmezdi.)
The Goverment should have punished the responsibles. (Hükümet,
sorumluları cezalandırmalıydı.)
We ought to have warned them. (Onları uyarmamız gerekirdi.)
We had to warn them. (onları uyarmamız gerekti.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 34 -
Could + Have V3
“…mıs olabilirdi” veya “….e bilirdi” anlamındadır. Güç, yetenek
anlamında, geçmiste yapılabilecek ama yapılmamıs eylemleri ifadede
kullanılır.
Our Goverment could have improved our standarts. (Hükümetimiz,
standartlarımızı gelistirebilirdi.)
mprove: gelistirmek, iyilestirmek
Bu cümleden, Hükümetin standartları gelistirme gücüne sahip oldugunu
fakat bu gelistirmeyi yapmadıgını anlıyoruz.
They could have coused a crisis of confidence. (Bir güven krizine yol
açabilirlerdi.)
Confidence: güven
Couse: … e sebep olmak
Might + Have V3
“…mıs olabilirdi” veya “….e bilirdi” anlamındadır. Fakat burada
ihtimal anlamı vardır. Aslında geçmis bir olayın olasılıgı olamaz ama Might +
Have V3 kullanımı genelde geçmiste tehlike arz eden durumlarda kullanılır.
Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir.
She might have fallen down. (O düsebilirdi.)
She might have killed her husband by mistake. (Yanlıslıkla kocasını
öldürebilirdi.)
Mistake: yanlıslık, hata
Kill: öldürmek
Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüs olduk. Gördügümüz
bu temel kullanımların dısında genis bir sekilde modal kullanım varyasyonları
da vardır. Ana kullanımları ögrendikten sonra karsılasacagımız bu
varyasyonları da çözebiliriz.
Örnegin:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 35 -
He was ill this morning. He may have gone home. (O bu sabah hastaydı. Eve
gitmis olabilir.)
“…mıs olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiginden bu yapıda May +
Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz. Yani Can + Have V3 seklinde bir
kullanım ngilizce’ de yoktur. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır.
Such a man can’t have done that. (Böyle bir adam bunu yapmıs olamaz.)
Örnek Model Cümleleri
He may have been waiting for us. (O bizim için beklemekte olabilir.)
He may have resigned. (O istifa etmis olabilir.)
They must be studying now. (Onlar çalısıyor olmalı.)
She must have been developing a new method. (O yeni bir metot
gelistirmekte olmalı.)
He was able to see his boss. (O patronunu görebildi.)
He has been able to see his boss. (O patronunu görebilmis.)
He had been able to see his boss. (O patronunu görebilmisti.)
The two sides, could have resolved the dispute. (ki taraf anlasmazlıgı
çözebilirlerdi.)
Unreal yapı oldugu için cümle olumlu görülmesine karsın olumsuz
anlamdadır.
Resolve: çözmek (bir problemi, bir sorunu…)
Solve: çözmek (kimyasal anlamda)
Settle halletmek
Bu cümlede, KPDS için hayati önemde olan “pute”kelimesinin kökü ve
türevlerini ögrenecek olursak:
Pute, Latince kökenli bir kelime olup, “Putare” den gelir. “Putare”
hesaplamak, düsünmek anlamındadır. Genelde bu kelime kökünün anlamına
göre türevleri çevrilir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 36 -
Dispute: dis = olumsuzluk, pute = düsünmek, Dispute = anlasmazlık,
tartısma
Compute: com = beraber, Compute = beraber düsünmek, Computer:
Bilgisayar.
Repute: tekrar düsünülen, ün, söhret.
mpute: suçlamak, itham etmek
I should have turned down their proposal. (Önerilerini ret etmis
olmalıydım.)
She has to have sold her car. (O arabasını satmıs olmalıydı.)
They ought to have submitted their report. (Onlar raporlarını sunmus
olmalıydılar.)
Submitte: sunmak
We had to sell all our properties. (Tüm mallarımızı satmamız gerekti.)
Property: mal, mülk, esya.
People shouldn’t have exalted the statue of computers. (nsanların bilgisayar
statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi.)
Exalt: yükseltmek, övmek, yüceltmek.
He shouldn’t have revealed my secret.(Sırlarımı açıga çıkarması
gerekmezdi; ….çıkarmamalıydı.)
Reveal: açıga çıkarmak, göstermek, açıklamak
You oughtn’t to have said all these to him. (Bunların tümünü ona söylemen
gerekmezdi.)
We had to discharge this patient. (Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık.)
Discharge: taburcu etmek.
We must have seen him. (Onu görmüs olmalıyız.)
****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz. “Can + Have V3” yapısı
yoktur. Yani;
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 37 -
He can have said this seklinde bir cümle kuramayız. Ama olumsuz yapıda
olabilir.
“Can’t + Have V3” seklinde cümle kurulabilir. Örnek verecek olursak;
She can’t have killed her friend. (O arkadasını öldürmüs olamaz.)
They should have considered hte offer. (Öneriyi düsünmüs olmalıydılar.)
He must have gone. (O eve gitmis olmalı.)
He may not have brought it. (Onu almıs olmayabilir.)
She may not have passed the exam. (O sınavı geçmis olmayabilir.)
He is able to realize his goal. (O amacını gerçeklestirebilir.)
He was able to realize his goal. (O amacını gerçeklestirebildi.)
He had been able to realize his goal. (O amacını gerçeklestirebilmisti.)
We could have passed the exam. (Sınavı geçmis olabilirdik.)
We might have had an accident. (Kaza yapmıs olabilirdik. Ya kaza
yapsaydık olarak da çevrilebilir.)
nilizceyi ngiltere’de ögrenmis olabilirdik. (We could have learnt English
in England.)
Evimizi satmamıs olabilirdik. (We could not have sold our house.)
Sen ayagını kırmıs olabilirdin. (You might have broken your leg.)
He had to reject salary rise. (Maas artısını ret etmesi gerekti.)
Ject: atmak, fırlatmak anlamındadır. Latince kökenli olup, ngilizce’ye
“ject”, Fransızca’ya “jet” olarak geçmistir. Türkçe’de, Fransızca’dan geldigi
için “jet”(uçak) olarak kullanılır. KPDS için önemli bir kelimedir. Türevleri
ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir.
nject: n = içine, ject = atmak, nject = içine atmak, enjekte
etmek, igne yapmak
Reject: Re = yeniden, Reject = yeniden atmak, ret etmek
Eject: dısarıya dogru atmak. (teyplerde vardır.)
Object: …e atmak, itiraz etmek, karsı çıkmak.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 38 -
Project: Pro = ileriye, …nın yerine, Project = …nın yerine atmak,
tasarlamak.
The committe members could have given more concession. (Komite üyeleri
daha fazla ödün verebilirlerdi.)
***Concession: taviz, ödün, ayrıcalık. KPDS’ de çok geçiyor. yi bilinmeli.
He ought to have provided us with more accurate data. (Bize daha dogru
bilgiler saglamıs olmalıydı.)
Provide: temin etmek, saglamak. Önemli bir kelime ve KPDS’ de de
sorulmus önemli bir özelligi var. Eger “provide”, sonrasında saglanan nesne
belli ise, “with” ile geçis yapar. Yukarıdaki cümlede saglanan sey “daha
dogru bilgi”dir. Yani nesne belli oldugu için “with” ile geçis yapmıstır.
Provition: teminat
Accurate: dogru. “cure = tedavi “den köken alır.
Accuracy: dogruluk
Accuratly: dogru bir çekilde
naccurate: yanlıs
naccuracy: yanlıslık
naccuratly: yanlıs bir sekilde
Data: veri. Latince aslı “Datum”dur. Latince’de sonu “m” ile biten
kelimeler ngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar.
The Gaverment must have overcome the economic recession in Irak.
(Hükümet, Irak’ta ekonomik durgunlugun üstesinden gelmis olmalı.)
Recession: (ekonomik) durgunluk. Cocession ve Recession kelimeleri her
bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer. Bu nedenle çok iyi bilinmesi
gerekir.
Overcome: üstesinden gelmek
Diger Modal’lar
Had better: …se iyi olur
We had better get up early. (Erken kalksak daha iyi olur.)
Would rather / sooner: yeglemek, tercih etmek
I would rather die than do it. (Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 39 -
Die: ölmek
Dead: ölü
Death: ölüm
We would sooner sell than rent it. (Kiralamaktansa almayı tercih ederim.)
****Not: Eger “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik
gelirse, bu cümlecigin zamanı mutlaka Simple Past’ tır. Bu özellik çok
önemlidir ve KPDS’ de sorulmus.
I would rather (that) you remained at home. (Evde kalmanı tercih ederim.)
S. Past
I would sooner (that) you remained at home. (Evde kalmanı tercih ederim.)
Simple Past
“would rather / sooner” formunun ilk kullanımında, modal oldugu için
hemen sonrasında V1 geliyordu. Burada ise, sonrasında “that” ile geçis
yapmıs ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. Bu cümlecigin zamanı
mutlaka Simple Past olmak zorundadır. Karısık bir konu oldugu için mantıgı
daha sonra açıklanacaktır.
Remain: kalmak
Used to: …irdi
(Geçmiste alıskanlık geregi yapılan olayları ifade ederken kullanılır.)
I used to smoke when I was at university. (Üniversitedeyken sigara içerdim.)
Bu cümlede, söyleyenin su anda sigara içmedigi anlamı gizlidir. Ayrıca
genelde “used to” yapısı “but ile geçis yapar.
I did not use to smoke. (Eskiden sigara içmezdim.)
Did you use to smoke? (Sigara içmez miydin?)
“Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldügü gibi “did”
yardımcı fiilinden faydalanılır. Yardımcı fiil devreye girdiginden “use”
seklinde birinci hale döner.(Simple Past Tense’ nin özelliklerinden
hatırlayınız.) Gerçi bu tartısma konusudur. “used to” modal oldugu için direk
“not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak
kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıstır.“Used
to” yapısının soru ve olumsuzunda dogru kullanım yukarıdaki gibidir.
She used to gamble, but now she dosen’t. (O kumar oynardı ama simdi
oynamaz.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 40 -
Did you use to play football. (Futbol oynar mıydın?)
My father didn’t use to watch T.V, but now he is always before the screen.
(Babam T.V izlemezdi ama simdi daima ekranın önündedir.)
Screen: ekran
Gamble: oyun, kumar
Would: …irdi (Geçmiste alıskanlık geregi yapılmayan olayları ifade
etmek için kullanılır.)
Dare: Cesaret etmek
I Daresay: Sanırım, Galiba
May / Might as well: Bari……….se
Bu yapı genelde “might” ile kullanılır.
You might as well come tomorrow. (Bari yarın gelseydin.)
I Daresay (Sanırım, galiba)
I daresay you are right. (Sanırım haklısınız.)
Be Going To
Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır. Yakın gelecek
diye de tanımlanır. En güzel ifadesi “gelecege dair önceden planlanmıs veya
yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir.”
I will write his composition. (Kompozisyonunu yazacagım.) (önceden
planlanmamıs.)
I am going to write his composition. (Kompozisyonunu yazacagım.)
(önceden planlanmıs.)
Was / Were Going To:
Geçmiste yapılması düsünülüp yapılmamıs eylemleri ifade etmek için
kullanılır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 41 -
Last night, we were going to visit you, but we had some guests. (Geçen
aksam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı.)
———————————————————————————————-
————-
Çarsamba 29. 12. 1999
NEED
“Need”, diger modallardan farklı bir özellige sahip oldugu için en sona
bırakıldı ve digerlerinden ayrı olarak veriliyor.
“Need” hem modal hem de esas fiil niteliginde olmak üzere iki ayrı
kullanıma sahiptir. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır.
“ihtiyacında olmak, gereksinim duymak” anlamına gelir.
Eger modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelligini
de tasıması gerekir. Esas fiil olarak kullanılırsa diger fiiller gibi çekime girer.
Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi
oldugu anlasılır.
I need learn English. (ng. Ögrenmem gerekir veya ng. Ögrenmege ihtiyacım
var.)
Görüldügü gibi “need” den sonra fiil birinci halde, çekilmemis ve baska
bir modal yok. Bu özelliklere sahip oldugu için “need” burada modal olarak
kullanılmıstır.
Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. Genelde
olumsuz yapıda modal olarak kullanılır.
I needn’t go there. (Oraya gitmem gerekmez.)
She needn’t study such a lesson. (Böyle bir dersi çalısması gerekmez.)
Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldıgında olumsuzluk eki olan
“not” ı alır. Eger esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz, bu görevi yardımcı
fiil üstlenir.
NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 42 -
I need to learn that. (Sunu ögrenmeye ihtiyacım var veya Sunu ögrenmem
gerekir.)
I need some money. (Biraz paraya ihtiyacım var.)
I don’t need anything. (Herhangi bir seye ihtiyacım yok.)
She dosen’t need anything. (Herhangi bir seye ihtiyacı yok.)
She dosen’t need to resign. (stifa etmeye ihtiyacı yok veya stifa etmesi
gerekmez.)
“Need”in yukarıdaki kullanımında görüldügü gibi modal özelligi
yoktur. “Need” sahısa göre çekilmis, sonrasında mastar veya nesne almıs.
Kısacası bir esas fiil islevine sahiptir.
She didn’t need to resign. (stifa etmesi gerekmedi.)
“Need” in Simple Past kullanımı, daha önce gördügümüz “have to”
modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır.
Yani yukarıdaki cümleyi;
She didn’t have to resign (She had not to resign.) seklinde de yazabiliriz.
Bu özelliklerden dolayı Didn’t need = Didn’t have to diyebiliriz.
“Need” esas fiil olarak tıpkı diger fiiler gibi tüm zamanlar için
çekilebilir.
He will need to apply for that. (Onun buna bas vurması gerekecek.)
She needn’t have studied. (Çalısması gerekmezdi veya çalısmaması
gerekirdi.)
She shouldn’t have studied. (!! !! !! !!)
Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan
bir ayrıntıdır. Her iki cümle de “Çalısması gerekmezdi” diye çevrilebilir.
*** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir. Present Modal ve
Perfect Modal olmak üzere. (Needn’t ve Needn’t Have V3 )
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 43 -
Örnekler
I needed to call off the match. (Maçı iptal etmem gerekti.)
1.) V1 almamıs, mastar almıs
2.) S. Pasta göre çekilmis
3.) Olumlu yapıda kullanılmıs. Bu özelliklerden dolayı modal degil; esas
fiil olarak kullanılmıstır.
Call: seslenmek, telefon açmak.
Call off: iptal etmek. Syn “Cancel”
Did thay need to warn you. (Sizi uyarmaları gerekti mi?) (Esas fiil)
They needn’t spend so much energy on this project. (Bu projede bu kadar
çok enerji harcamalarına gerek yoktur, (gerekmez).) (Present modal)
Have you needed to confees everything. (Her seyi itiraf etmeniz gerekmis
mi?) (esas fiil)
Confees: itiraf etmek
You needn’t have spoken to me that way. (Benimle bu sekilde konusman
gerekmezdi.) (modal)
Speak to: …e ile konusmak
Way: yol, biçim, yöntem, tarz
***Not: Sınavlarda, özellikle “Need”in Perfect Modal’ı; çeviri, es
anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur.
She needn’t study harder, becouse her marks are high. (Daha sıkı çalısmasına
gerek yoktur. Çünkü notları yüksektir.) ( present modal)
We don’t need your help. (Yardımınıza ihtiyacımız yoktur. (esas fiil.)
You needn’t have shouted at us; we are not deaf. (Bize bagırman
gerekmezdi; sagır degiliz.) (Perfect modal)
She needn’t have complained us. (Bizi sikayet etmesi gerekmezdi.) (perfect
modal.)
Biçimlendirilmis: Girinti: Sol:
0,63 cm, Numaralı + Düzey: 1
+ Numaralandırma Stili: 1, 2,
3, … + Baslangıç: 1 +
Hizalama: Soldan + Hizalandıgı
yer: 0 cm + Sekme baslangıcı:
0,63 cm + Girinti yeri: 0,63
cm, Sekmeler: 1,27 cm, Liste
sekmesi + Eskisi 0,63 cm
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 44 -
***Son iki cümle “bize böyle bagırmamalıydın” seklinde de
çevrilebilir. Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmiste yapılması gerekli ama
yapılmamıs” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve
ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır.
Bunu dile getirmesi gerekmezdi. (She needn’t have expressed this.) (perfect
modal.)
Yabancı dilimi degistirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foraign
language) (esas fiil)
Yarın gelmem gerekir mi? (Do I need to come tomorrow.) (esas fiil.)
Yarın gelmem gerekmez mi? (Needn’t I come tomorrow.) (present modal.)
Bir cümlede soru sözcügü oldugu zaman (where, what, who gibi) need
kullanmıyoruz. “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to”
kullanılır. bu özellik sadece “need” için geçerlidir.
———————————————————————————————-
————-
PAZAR 02. 01. 2000
GERUNDS AND NFNTVES
Bu konuda hem gramer hem de kelime ögrenecegiz. KPDS için çok
önemli birkaç gramer bilgisi ve önemli kelimeler var ki bunlar çok iyi
ögrenilmeli; digerleri sınav için çok önem arzetmese de ögrenilse iyi olur.
“Gerunds ve nfinitives” konularının her ikisi de tek basına ele
alındıgında önemli ve genis konulardır. lk önce KPDS için önemli olan
kısımları ögrenecegiz. Yani “Gerunds ve nfinitives” lerin cümlede çekimsiz
boyutu ile ilgilenecegiz.
“Gerunds ve nfinitives” ler, cümlede bir harekete verilen ismdirler.
Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar. ngilizce’de ise bir
yüklemden sonra çekilmemis fiiller mastar yapısında gramatikal olarak üç
pozisyonda olabilirler.
1.) Gerund (speaking, going gibi)
2.) nfinitive (to speak, to go gibi)
3.) Bare infinitive (Yalın mastar) (speak, go gibi)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 45 -
“Ögrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir.
“ögrenmeyi” ise çekilmemis konumda olup, ngilizce’de gramatikal olarak
yukarıda da söylendigi gibi üç sekilden biri ile ifade edilebilir. Bu bir
sistemdir, kuralları vardır. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan sekliyle
cümle yazılır.
Yalın mastarlar genellikle Causative (ettirgenlik) yapısında kullanılır ki
bu konuyu daha sonra görecegiz. Yalın mastar kullanımı spesifik özellige
sahip olup, kullanım alanı sınırlıdır. Bu sekilde kullanılan fiil sayısı da azdır.
Bu nedenle cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve nfinitives” olmak
üzere iki kullanım akla gelir. Bu durumda biri digeri için altarnatif
konumundadır. Yani eger cümlede gerund kullanılmıyorsa, onun alternatifi
olan infinitive’e gidilir. Bu özellik oldugu için bir konunun iyi bilinmesi,
alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir. Gerunds’lar ile baslayalım.
GERUNDS
“Gerund” isim fiil (verbal noun) demektir. Bir fiilin –ing almıs
biçimidir. “Gerund” lar, bir fiil ve bir isim özelligi tasırlar. Cümlede isim
veya zamir olarak kullanılırlar. Yapı bakımından ortaçlara (present participle)
benzerlerse de kullanıs ve anlam bakımından çok farklıdırlar.
“Gerunds” yapısı genis bir konudur. Dört madde halinde anlatılacaktır.
Özellikle ilk üç maddesi KPDS için çok önemlidir ve konunun % 90’ ını
kapsar. Bunun da yüzde 70-80’i birinci maddeye dahildir. Bu üç maddenin
çok iyi bilinmesi gerekir. Diger kısmı ileri düzey için önemlidir. Ögrenilmesi
iyi olur.
1.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition)
Edat: Tek baslarına bir anlamı olmayan, bir isim veya isim türevi
(zamir, isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünlestiren
sözcüklerdir. n, on, under, of, off, with, for, over ….. gibi.
He come in the room. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir.)
He come in. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemistir.)
Eger bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında
çekilmemis bir fiil kullanılmıssa bu mutlaka gerund’tır. lla da gerund olacak
diye bir kural yoktur. Yüklemden sonra hiçbir sey olmayabilir veya bir isim
gelebilir. Ama eger yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemis
bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 46 -
Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler
kullanılacak. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi ögrenmemiz gerekir.
The members are thinking of appointing him as their president. (Üyeler, onu
baskanları olarak atamayı düsünüyorlar.)
a) to appointb) appoint c) appointing
Bosluga “appointing” gelmelidir. Çünkü yüklemden sonra edat vardır
ve edattan sonra eger çekilmemis bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır.
Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. Böyle sorularda
cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir.
Appoint: atamak, kararlastırmak
Disappoint: hayal kırıklıgına ugratmak, bozmak, engel olmak. (Basında
bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu seklinde anlasılabilir diye
KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. Mutlaka bilinmeli.)
Think of: düsünmek (tasarlamak anlamında)
Think over: düsünmek (bir sey üzerinde)
Think about: düsünmek (bir sey üzerinde)
He is thinking of emigrating to USA. (O Amerika’ya göç etmeyi düsünüyor.)
He gave up smoking. (O sigara içmeyi bıraktı.)
The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material. (Bilim
adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi.)
Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous)
Approve of:onaylamak
Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçis yapar.)
Approve
KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir. Es anlamlıları ile birlikte çok
iyi bilinmeli.
Reaffirm, certifiy, attest: onaylamak
Ratify: onaylamak. Ratification: onaylama
Specify: onaylamak, açıkça belirtmek. Specification: belirtme, tarifname
Notify: onaylamak, bildirmek. Notification: haber, bildirme, ihbarname.
Affirm: onaylamak
Reaffirm: onaylamak
Confirm: onaylamak
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 47 -
Bear out: onaylamak
As a researcher, he was always interested in developing something beneficial.
(O bir arastırmacı olarak daima faydalı seyleri gelistirmekle ilgilenirdi.)
nterested in: …ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçis yapar.)
Develop: gelistirmek (daha önce geçmisti)
mprove:
Progress:
Advance:
Enhance:
Extend:
Boost:
Grow up:
Flourish:
Thrive:
Beneficial: faydalı. (syn: useful)
***Not: Any, some, every, no kelimeleri; think, body, one, where
kelimeleri ile birlestiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler.
Türkçe’deki mantıga ters bir yapıdadır.
Any think
Some body
Every + one + Adjective
No where
Yukarıdaki örnekte de görüldügü gibi Something geçmis ve sonrasında
da “beneficial” sıfatı gelmistir.
You must give up smoking. (Sigarayı bırakmalısınız.)
He disapprove of joining the army. (O orduya katılmayı onaylamıyar.)
Join: katılmak
Disapprove of: Onaylamamak
They sucseeded in persuading us. (Onlar bizi ikna etmeyi basardılar.)
Sucseed in: basarmak
Persuade: ikna etmek
2.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 48 -
Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır. Bunlar yüklem olacakları zaman
sonralarında eger çekilmemis bir fiil gelirse, “gerund” olmak zorundadır. Bu
özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. En önemli 10 – 15 tane fiil
görecegiz. Digerleri liste halinde bize verilecek. Bu fiilleri yazarsak;
Avoid: kaçınmak, sakınmak
Understant: anlamak
Consider: düsünmek
Admit: kabul etmek, itiraf etmek
Anticipate: sezinlemek
Appreciate:taktir etmek
Enjoy: hoslanmak
Mind: aldırmak, umursamak, umurunda olmak
Postpone:
Delay: ertelemek
Defer:
Put off:
Forgive:
Pardon: bagıslamak, affetmek
Excuse:
Hate:
Detest: nefret etmek
Abhor:
Like / dislike: sevmek / sevmemek
Complain: sikayet etmek
Understand: anlamak
Bu fiiller, yüklem olarak kullanıldıgında ve sonrasında çekilmemis bir
fiil geldiginde bu mutlaka “gerund” olmalıdır.
You could have avoided hurting him. (Onu incitmekten kaçınmıs olabilirdin
veya kaçınabilirdin.)
She considers moving away. (O tasınmayı düsünüyor.)
Move: tasınmak, hareket etmek (yanında away, in gibi degisik edatları
alabilir.)
He hates getting up early. (O erken kalkmaktan nefret eder.)
The thief admitted stealing the money. (Hırsız parayı çaldıgını itiraf etti.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 49 -
Thief: hırsız
Theft: hırsızlık
I don’t anticipate meeting any problem. (Herhangi bir problemle
karsılasmayı sezinlemiyorum.)
I don’t understand your complaining. (Sikayetinizi anlamıyorum.)
3.) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır
ngilizce’de, asagıda yazılan deyimlerden sonra eger bir çekilmemis fiil
gelirse, kesinlikle “gerund” olmalıdır.
It is no use: Anlamı yok, yararı yok, manası yok
It is no good: anlamı yok, yararı yok
That is no point in: anlamı yok, yararı yok
Can’t help: elinde olmamak, bir sey yapmaktan kendini alamamak
Feel like: canı istemek
It is worth: …meye deger
Look forward to: dört gözle beklemek
Object to: itiraz etmek, bir seye karsı çıkmak
Oppose to: itiraz etmek, bir seye karsı çıkmak
Confess to: itiraf etmek
Be used to: ….e alıskın olmak
Be accustomed to: …e alısmak
Get used to: …e alısmak
Get accustomed to: …e alısmak
Get around to: dolasmak, yayılmak, kandırmak
Have trouble: zorluk çekmek
Can’t bear: dayanamamak
Can’t stand:
Have fun:
Bu kalıplardan sonra, (zamanı ne olursa olsun, olumlu veya olumsuz
olsun) eger bir çekilmemis fiil varsa, bu fiil gerund yapısında olmalıdır. Her
zaman bunlardan sonra “gerund” olacak diye bir kural yoktur. Bazen
çekilmemis bir fiil dısında da bir sözcük gelebilir.
Örnekler
I am looking forward to seeing you amoung us. (seni aramızda görmeyi dört
gözle bekliyorum.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 50 -
French is no worth learning. (Fransızca ögrenilmeye degmez.)
I don’t feel like going out to night. (Bu gece canım dısarı çıkmak istemiyor.)
He must have confeessed to committing the crime. (O suçu isledigini itiraf
etmis olmalı.)
Confees to: itiraf etmek (zihinsel anlamda) Commit: islemek (suç,
günah, hata, cinayet anlamında)
The hijackers objected to releasing the hostages. (Uçak kaçıranlar (hava
korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karsı çıktılar.)
Hijacker: uçak kaçıran, hava korsanı
Release: serbest bırakmak, salıvermek
Hostage: rehine
I am used to studying late at night. (Geç saatlere kadar çalısmaya alıskınım.)
He can’t help loughing when he sees me. (Beni gördügünde kendini
gülmekten alamaz.)
She had trouble solving her problem. (O problemini çözmede zorluk çekti.)
English is worth learning. (ngilizce ögrenmeye deger.)
The minister confees to getting involved. (Bakan suça bulastıgını itiraf etti.)
Confees to: itiraf etmek Get involve: biri ile bir suça bulasmak
4.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller
ngilizce’de, bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler.
Baslamak fiilleri start / Begin
Kesmek, ara vermek Cease Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu
sınavda sorulmaz)
Devam etmek Continue
I start working on Monday. (P. Tesi çalısmaya baslarım.)
I start to work on Monday. (P. Tesi çalısmaya baslarım.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 51 -
Eger bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da
çekilmemis bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor.
Gramatikal olarak yasak degil ama iki gerund yan yana gelmesin diye
infinitive kullanılır. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri ögrenmis
olduk. Bundan sonra ögrenecegimiz detaylar ileri düzey içindir.
———————————————————————————————-
————-
Çarsamba 05. 01. 2000
Bir önceki derste, eger yüklemden sonra çekilmemis bir fiil gelirse üç
yapıdan biri ile kullanılabilecegi söylenmisti. Aslında her dilde oldugu gibi
nglizcede de bu çekilmemis fiil çekilmis olan fiilin bir kısaltması gibidir.
Yüklemden dolayı çekilmemis olan fiilin zamanı ve kimin tarafından
yapıldıgı bellidir. Örnegin; “Ben ögrenmek istiyorum” derken, çekili olan fiil
yani yüklem “istiyorum”dur. nfinitive veya Gerund olacak çekilmemis fiil de
“ögrenmek”tir. Burada yüklemden dolayı ögrenmenin ne zaman istendigi ve
kimin tarafından istendigi bellidir. kisinin de öznesi “ben”dir.
Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler
I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum.)
Bu cümlede “appreciate”den dolayı “help” fiili Gerund olarak
kullanılmıstır. “helping”in de öznesi “I” dır. Baska bir cümlede yüklem ile
Gerund’ın öznesi farklı olabilir. Örnegin aynı cümleyi bu sekilde de
yazabiliriz.
I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum.)
Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. Yüklemin
öznesi I, Gerund’ın öznesi you’dur. Gerund isim fiil oldugu için ve sıfatlar
isim ile kullanıldıgı için aslında you yerine your’un kullanılması daha
uygundur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. “The
poor” gibi. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak söyle olur.
I appreciate your helping the poor. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum.)
This project is not worth maintaining . (Bu proje devam etmeye degmez.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 52 -
He accused everybody of being reluctant. (O herkesi isteksiz olmakla
sucladı.)
Accuse of: suclamak
Reluctant: isteksiz
Will: istek
Unwilling: isteksiz
Willing: istekli
rreluctant:istekli
I do not undersant your complaining about your jop. (siniz hakkında
yakınmanızı anlamıyorum.)
We can not got anywhere without discussing the issues properly. (Biz
meseleleri uygun bir sekilde tartısmaksızın bir yere varamayız.)
ssue: mesele, sorun, problem
Properly: uygun bir sekilde
Discuss: tartısmak
We get used to living under miserable condition. (Biz sefil kosullar altında
yasamaya alıstık.)
Miserable: perisan, sefil
5.) Allow = Permit, Advise = Recommend Fiilleri
Dördüncü madde gibidir. Yani yukarıdaki iki fiil (es anlamları ile
birlikte dört fiil) hem Gerund hem de nfinitive alabilirler. Yalnız dördüncü
madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman nfinitive almıyor. Bu
gramatikal bir özelliktir. Bu fiiller bazen Gerund bazen de nfinitive alırlar.
Allow = izin vermek, Advise: tavsiye etmek, önermek.
***Kural: 1. Eger bu fiillerden sonra bir nesne varsa nfinitive kullanılır.
***Kural: 2. Eger bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır.
He recommended me to rest. (Bana dinlenmemi tavsiye etti)
“Recommend”den sonra nesne oldugu için (me) nfinitive kullanılmıstır.
He recommended resting. (Bana dinlenmeyi tavsiye etti)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 53 -
“Recommend”den sonra nesne olmadıgı için Gerund kullanılmıstır.
My wife doesn’t allow me to go out. (Karım dısarı çıkmama izin vermez.)
My wife doesn’t allow going out. (Karım dısarı çıkmaya izin vermez.)
The expert advised us to sell sharing. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı
önerdi.)
Expert: uzman
Sharing: hisse senetleri
6.) Regret, Forget, Remember (Üzgün – pisman olmak. Unutmak.
Hatırlamak)
Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de nfinitive alırlar. Buradaki
espri biraz da anlama yöneliktir. Eger bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil
daha önce gerçeklesmis bir olaydan bahsediyorsa Gerund, daha sonra
gerçeklesecek bir olaydan bahsediyorsa nfinitive kullanılır.
I regret spending so much money. (Bu kadar çok para harcadıgıma
üzgünüm.)
I regret to spend so much money. (Bu kadar çok para harcamaya
(harcayacagıma) üzgünüm.)
*** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir.
I forgot taking my purse. (cüzdanımı aldıgımı unuttum.) (cüzdanı üzerinde
demektir.)
I forgot to take my purse. (cüzdanımı almayı unuttum.) (cüzdanı üzerinde
degil demektir.)
*** Besinci madde kullanımına uyuluyor. Ama altıncı madde kullanımda en
çok ihlal edilen bir kuraldır.
7.)Need, Requirei, Want (htiyacında olmak, Gerktirmek, stemek.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 54 -
Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır. Üçü de hem Gerund hem
Mastar alabilirler. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. Bu
kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır.
Passive nfinitive: to be + V3
This room needs cleaning. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var.)
Aynı cümleyi su sekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır.
This room needs to be cleaned. (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var.)
The grass requires cutting. (Otlar kesmeye ihtiyacı var.)
My car wants watching. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var.)
My car wants to be watched. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var.)
Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) su
örnek verildi.
I need to be accepted in the club. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var.)
Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır.
8.) See, Hear, Feel, Watch: (Görmek, duymak, hissetmek izlemek)
Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. Yalnız buradaki mastar
“Bare nfinitive”dir. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar.
Burada Gerund ve nfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır.
Eger yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir)
kullanılacak fiilin yarattıgı olayın bir kesiti alınmıssa bu fiiller Gerund olarak
kullanılmak zorundadır; olayın tümü alınmıssa Bare infinitive olarak
kullanılmak zorundadır.
I saw him waiting at the bus stop. (Onu otobüs duragında beklerken gördüm.)
I saw him wait at the bus stop. (Onu otobüs duragında beklerken gördüm.)
Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eger o yarım saat durakta
beklemisse benim bes on dakkasını gördügüm, tüm olaya vakıf olmadıgım
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 55 -
anlasılır. kinci cümlede ise Bare nfinitive kullanımndan dolayı Benim bu
beklemenin tümüne vakıf oldugum anlasılır.
We felt the house shaking. (evin sarsıldıgını hissettim.) (sarsıntının bir
kısmını)
We felt the house shake. (evin sarsıldıgını hissettim.) (sarsıntının tümünü)
Shake: sallanmak, sarsılmak
Kullanımı biraz karısık olan bir konudur. Bu madde de Türkçe
çeviriden çok Inglızce mantıgını kavramak önemlidir.
I watched them enter the bar. (Onları bara girerken gördüm.) (Bara girme
eylemi anlık bir eylem oldugu için tümü görülebileceginden “bare infinitive”
kullanılmıstır.
“watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır, ama “gerund” la da
kullanılabilir.
I heard her singing. (Onu sarkı söylerken duydum.)
***Not: Genelde kısa süren olaylar, hepsi gözlenebileceginden “bare
infinitive” ile aktarılır. Uzun süren olaylar ise, bir kısmı gözlenirse “bare
infinitive” ile; tümü gözlenmisse “gerund” ile aktarılır.
———————————————————————————————-
————
Çarsamba 12. 01. 2000
INFINITIVES
Daha önce de söylendigi gibi çekimsiz fiilin kullanıldıgı üç yapıdan biri
de Infinitives’lerdir. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır.
Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde görecegiz.
I want to learn English. (Ben ögrenmek istiyorum.) Burada yüklemin ve
mastarın öznesi aynıdır.
I want you to learn English. (Ben sizin Inglizce ögrenmenizi istiyorum.) Bu
cümlede ise yüklemin öznesi I, mastarın öznesi You’dur.
Madde ayırımı bu sekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre
yapılacaktır. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 56 -
olarak bunları ögrenmek daha iyi olacaktır. Ayrıca çeviri biçimini de
kavramak önemlidir.
Simdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldıgı yapıları ögrenelim.
1.) Verb + Infinitive
Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir. Bunların
sayıları10–15 tanedir. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. Bu
gruba giren fiiller liste halinde asgıda sunulmustur. Bu yapıda, yüklemden
hemen sonra Infinitive geldigi için hem yüklemin hem de Infinitive’in öznesi
aynıdır.
Appear- Seem- Look: Görünmek
Can afford: Gücü yetmek
Claim: dda etmek
Consent: …e razı olmak
Decide: karar vermek
Demand: stemek, talep etmek
Deserve: Hak etmek, layık olmak
Happen: Tesadüfen …mek
Hasitate: Tereddüt etmek
Hope: Ummak, ümit etmek
Learn (How): Ögrenmek
Know (how): Bilmek, tanımak
Offer: Teklif etmek
Plan: Planlamak
Prepare: Hazırlamak
Promise: Vaat etmek
Pretend: Gibi davranmak
Refuse: Red etmek
Resolve: Karar vermek
Seek- Try- Strive: …meye çalısmak
Tend: Egiliminde olmak
Threaten: Tehdit etmek
Undertake: Üstlenmek
Would love: Seve seve…mek
Condescend: Tenezzül etmek
I can’t afford to buy such a car in these economic condition. (Ben bu
ekonomik sartlarda böyle bir araba alacak güçte degilim.)
We decided to give up the project. (Biz projeden vaz geçmeye karar verdik.)
They had to promise to fulfil their commitment. (Onlar vaatlerini yerine
gitirmeye söz vermek zorunda kaldılar.)
Commitment: söz, vaat, taahhüt.
To promise: söz vermek
Compromise: (komprumayz) uzlasmak, ödün. KPDS’de en kritik
yerlerde 4-5 defa geçer. yi bilinmeli.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 57 -
Fulfil: yerine getirmek,yapmak
mplement:
Achive(eyçhiv)
Accomplish:
Execute: (eksikut) icra etmek
Carry out:
Built:
Construct:
Manifacture:
Produce:
Perform:
Conduct:
Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun esanlamlısıdırlar. KPDS
için çok önemli kelimelerdir. Iyi bilinmeli.
He should have tried to resolve the dispute. (Onun tartısmayı çözmeye
çalısması gerekirdi.)
Try: …meye çalısmak, denemek
Dispute: tartısma, anlasmazlık
Conflient:
Deliberate:
Discuss:
Debate:
Argue:
The two goverments refused to resume the talks. (Her iki hükümet
görüsmelereyeniden baslamayı red etti)
Refuse: red etmek
Reject:
Turn down:
Talks: görüsme
Resume: …e yeniden baslamak, sürdürmek
He must have threatened to kill us. (Bizi öldürmek için tehdit etmis olmalı.)
Threaten: tehdit etmek
Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur. Moda mod
bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir sekilde çevirmek gerekir.
I happened to see him. (Onu tesadüfen gördüm.)
Happen: olmak
Happen + ful Infinitive: tesadüfen ….mek.
He always tends to hurt people. (O genellikle insanları incitmeye
egilimlidir.)
Tend: egiliminde olmak. (Türkçe’ye meyil, egilim anlamında “tandans”
olarak isim hali geçmistir.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 58 -
She consented to step down. (O çekilmeye razı oldu.)
Consent: …e razı olmak
Step down: geri adım aymak, çekilmek
I would love to come along with you. (Sizinle seve seve gelirim.)
Would love: seve seve …mek
Along with: …ile
She should not have condescent to take his book. (Onun kitabını almaya
tenezzül etmemeliydi.)
Condescend: tenezzül etmek
You could have come to see me. (Beni görmeye gelebilirdin)
2.) Verb + Object + Infinitive
Bu kullanımda, yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar
kullanılır. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar
gerektirirler. Bu gruba giren fiiller asagıda sunulmustur.
Allow- Permit: zin vermek
Ask: stemek, Rica etmek
Recommend- Advise: Önermek, Tavsiye etmek
Cause: Sebep olmak
Challenge: Meydan okumak, Düelloya davet etmek
Command: Emretmek
Compel- Force- Ceorce: Zorlamak, Zorunda bırakmak
Encourage: Cesaretlendirmek, Tesvik etmek
Enable: Muktedir olmak, Mümkün kılmak
Find: Bulmak
Forbid: yasaklamak
nvite: Davet etmek
Notify: Haber vermek, Bilgilendirmek
Oblige: Mecbur etmek, zorunda bırakmak
Order: Emretmek, Siperis vermek
Remind: Hatırlatmak
Require: Gerktirmek
Teach: Ögretmek
Tell: Söylemek
Tempt: Ayartmak
Urge: istemek, …e sevk etmek
Warn: kaz etmek, uyarmak
Want: stemek
The U.N has urged the Iraqi Goverment to comply with the resulotions of the
security council. (B. M………………)
To Comply:
Resulotion:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 59 -
Security:
Council:
The teacher could have allowed us to play.(Hoca oynamamıza izin
verebilirdi.)
No one can force me to give up smoking. (Hiç kimse beni sigara içmeyi
bırakmaya zorlayamaz.)
Forse: zorlamak
The doctor encouraged the patient to go home. (Doctor hastayı eve gitmeye
cesaretlendirdi.)
Cour: kalp, yürek
Courage: yürekli
Encourage: yüreklendirmek, cesaretlendirmek, motive etmek
Promote: motive etmek tesvik etmek (promosion)
Not: Bir kalıbın iyice ögrenilebilmesi için sözcüklerin degistirilerek
tekrar tekrar yazılıp, Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır.
The U N urged the U S A to lift the embargo. (B M Amerika’nın ambargoyu
kaldırmasını istedi.)
Urge: istemek (siddetle bir seyi …)
Not: Çalısırken arada Türkçe cümleler yazıp Inglizce’ye
çevirmekverimmliligi arttırır. Inglizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken
cesaretli bir sekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir sekilde ifade
edilebilmelidir.
You ought to have warned us not to go there. (Bizi oraya gitmemek için
uyarmıs olmalıydınız.)
Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek olusturulur.
“not to go” gibi.
The inspector obliged the minister to reign. (müfettis bakanı istifa etmeye
mecbur etti.)
Inspector: müfettis
Spect: bakmak
Inspect: ın:içine, spect: bakmak, Inspect: çine bakmak = incelemek
Inspectator: içine bakan, inceleyen, = müfettis
Spectator: seyirci
Expect: ex: dısarı, pect: bakmak, Expect: dısarı bakmak = beklemek,
ummak
Respect: tekrar tekrar bakmak, saygı göstermek
Attend: bir yerde hazır bulunmak, devam etmek
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 60 -
Attendance: hazır bulunanlar, izleyiciler
Oblige: mecbur etmek, zorunda bırakmak
He order us to be ready at 11 o’clock. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor.)
Order: emretmek, siparis etmek, düzen, sıra
They advised us to learn English. (Inglizce ögrenmemizi tavsiye ettiler.)
You should ask him to help us. (Bize yardım etmesini istemen gerekir.)
The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking. (Doktor beni
sigarayı bırakmaya zorlayamadı.)
Compel = Force: zorlamak
Compulsive: zorlayıcı
Compulsory: zorunlu
We had to forbid them to eat pork. (Onlara domuz eti yemelerini
yasaklamamız gerekti.)
To forbid: yasaklamak
To bar
To ban
To prohibit
Pork: domuz eti
Kalmamızı rica ediyor. (She ask us to stay.)
Silahları teslim etmelerini istedik. (We wanted them to lay down their arms.)
Lay down: teslim etmek
Gitmesine izin vermemeliydin. (You should not have permitted him to go.)
***Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep baskasına yaptırılıyor.
2.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler
Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz, hem de nesne ile mastara geçis
yapabilirler. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte
tasırlar. Birkaç tanesini örnek verecek olursak;
Ask: stemek
Beg: Rica etmek, stemek
Clime: ddia etmek, savında bulunmak
Deserve- Merit: Haketmek, layık olmak
Desire: Arzu etmek
Expect: Beklemek, Ümit etmek
Help: Yardım etmek
ntend: Niyetinde olmak
nvite: Davet etmek
Request: stemek
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 61 -
Want: stemek
Wish: Dilemek
He asked to take part in the meeting. (Mitinge katılmayı istedi.)
He asked me to take part in the meeting. (Mitinge katılmamı istedi.)
Görüldügü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır.
kinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”, mastarın öznesi ise “me” dir.
To take part in: katılmak
Participate: katılmak
He can expect to win the prize. (O ödülü kazanmayı umabilir.)
He can expect his son to win the prize. (Oglunun ödülü kazanmasını
umabilir.)
I wished to be amoung you. (Aranızda olmayı diliyordum.)
I wished you to be amoung us. (Aramızda olmanızı diliyordum.)
Amoung: arasında (ikiden fazla nesne için)
Between: arasında (iki nesne için)
Örnekler
She deserves to be our chairwoman. (O baskanımız olmayı hakeder.)
Deserve: layık olmak, haketmek
Merit: layık olmak haketmek, deger, meziyet
Meritorious: övülmeye deger, degerli
Deservedly: hakkıyle, haklı olarak
Deserving of: müstahak
The man claimed not to see the event. (Adam olayı görmedigini iddia etti.)
Claim: iddia etmek
Event: olay
Eventful: olaylı
Ful: …lı
Eventless: olaysız
Less: …sız
You could have invited us to participate in the congress.(Bizi kongreye
katılmaya davet edebilirdiniz.)
Gress: ileri gitmek, yürümek
Regress: geri gitmek
Progress: ileriye gitmek
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 62 -
Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır. Türkçe’den
Inglizce’ye; Inglizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu
daha iyi kavratır.
———————————————————————————————-
————-
Çarsamba 16. 01. 2000
4.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı
Bu baslık üç madde olarak anlatılacaktır. Madde ayırımı sıfatların
degisik kullanımı ile ilgilidir. Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı
verilecektir. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir.
1.
Careless: Dikkatsiz, ihmalci
Considerate: Düsünceli, Saygılı
Inconsiderate: Düsüncesiz, Saygısız
Foolish: Akılsız, ahmak, saçma, Aptal, Budalaca
Generous: Cömert,
Kind: Nazik
Unkind: Nazik degil, Kaba
Polite: Nazik
Unpolite: Nazik degil, Kaba
Right: Dogru, Haklı
Wrong: Yanlıs, Haksız
Rude: Kaba
Normalde birine “naziksiniz” dendiginde “You are kind” söylenecek
diye düsünülür. Ama Inglizce’de bu yapı kullnılmaz. Bunun yerine “t is kind
of you” denir. Ders çalısırken bu kalıpları yazmak ve diger sıfatlarla yeri
degistirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır. Eger bu sıfatlardan
sonra çekilmemis bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır. Bu konudan
alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldıgı ve bu
kalıpların çeveiri mantıgının iyi kavranması gerektigidir.
It is kind of you. (Naziksiniz.)
It is impolite of him. (O nazik degildir.)
It is very kind of you to help me. (Bana yardım ettiginiz için çok naziksiniz.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 63 -
It was very considerate of him to carry our luggages. (Valizlerimizi tasıdıgı
için çok düsünceliydi.)
Görüldügü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar
kulanılmaktadır. Örnek olarak cümlelerin zamanı degisik olabilir.
2.
Bu maddede kullanılan sıfatlar sunlardır:
Afraid: Korkmus
Anxious: stekli (can atacak sekilde)
Ashamed: utanmıs
Careful: Dikkatli
Curious: Meraklı
Determined: Kararlı
Eager: stekli
Glad: Memnun
Quick: Hızlı
Reluctant: steksiz (rreluctant: istekli)
Willing: stekli (Unwilling: isteksiz.)
Ept: …e egilimli
Likely: Muhtamel
Unlikely: Muhtemel olmayan
Bound- Sure- Certain: Kesin
Liable: …e egilimli
He is bound to succeed in the exam this time. (Onun sınavı zamanında
basaracagı kesindir. Veya O kesinlikle zamanında sınavı basaracak.)
Terkey is bound to sign the agreement. (Türkiye’nin antlasmayı imzalaması
kesindir.)
He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir.)
We are all quite willing to make sacrificies our family. (Hepimiz ailemiz için
fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz.)
Sacrificy: Kurban, Fedakarlık
Man is always liable to make error. (insanoglu daima hata yapmaya
egilimlidir.)
To err: hata yapmak
Error: hata
Unerring: isabet
My students are willing to learn English. (Ögrencilerim Inglizce ögrenmeye
isteklidirler.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 64 -
He is unlikely to accept your offer. (Onun teklifinizi kabul etmesi olası
degildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir.)
***Not: Konuyu islerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor. Bu nedenle
bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. Verilen cümlelerde veya yeni
cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir
ögrenme saglayacaktır. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu, olumsuzunu
yazarak çalısmak gerekir. Yine yazılan her cümleyi telafuz etmek, yapısını
bozmadan Türkçe’ye uygun bir sekilde çevirerek çalısmak verimliligi
arttıracaktır.
3.
kinci maddede özne kisi veya zamirdi. Bu maddede ise mastar, özne
durumuna geçer. Örnegin; “nglizce ögrenmek kolaydır” ifadesinin nglizcesi
normalde“To learn English is easy.” seklinde olmalıdır. Ama gramatikal
olarak bu maddede oldugu gibi eger mastar özne durumunda ise cümlenin
sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. Bu maddeye giren sıfatlar
tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar.Bu kullanımdaki “It” bilinen
anlamdaki gibi degildir.
Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar dogrultusunda yazarsak; “it is easy
to learn English. (nglizce ögrenmek kolaydır.) seklinde olur. Bu maddede
kullanılan sıfatlar sunlardır:
Asuming: Eglenceli
Dificult: zor, güç
Exciting: heyecanlı
Interesting: lginç, Enteresan
Boring: Sıkıcı
Easy: Kolay
Hard: Sıkı
Impossible: imkansız
Possible: mümkün
Important: önemli
Essential: Temel, esas
Necessary: Gerkli
Imperative: Gerekli, Zaruri
Urgent: Acil
Advisable: Tavsiye edilebilir
It is impossible to overcome this issue. (Bu sorunun üstesinden gelmek
imkansızdır.)
It was very difficult to convince him. (Onu inandırmak çok güçtür.)
Convince: nandırmak
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 65 -
It is rather difficult to get aloung with her. (Onunla geçinmek oldukça
güçtür.)
To get along with: …ile geçinmek, anlasmak
It is hard to cope with these problems. (Bu problemlerin üstesinden gelmek
zordur.)
Cope with: Üstesinden gelmek, mücadele etmek. KPDS için çok önemli bir
kelimedir. 3-4 defa sorulmus. Edatı veya fiili yine sorulabilir. yi ögrenmek
gerekir.
Yukarıdaki cümleler “…ögrenmek kolaydır, …inandırmak güçtür,
…üstesinden gelmek zordur “ gib genel bir anlatımı ifade ederler. Daha önce
de açıklandıgı gibi ister çekilmis, ister çekilmemis bir fiil olsun öncesine özne
sonrasına nesne geliyordu. Bu kullanımda da mastarı gerçeklestiren, yüklemin
öznesinden ayrı bir özne ise,bunun mastardan önce yazılması gerekir. Ama bu
da anlam karmasasına sebep olmaktadır. Bu karmasayı önlemek için mastarın
öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. Burada sadece for edatı kullanılr,
baska edat kullanılmaz. Örnegin;
It is hard for us to cope with these problems. (Bizim için bu problemin
üstesinden gelmek zordur.)
It is impossible for you to persuade me. (Sizin için beni ikna etmek
imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır.)
t was necessary for him to submit the report until the next day.(Onun ertesi
güne kadar raporu sunması gerekir.)
To submit- To present: Sunmak
Represent: Yeniden sunmak
Presentation: Sunus
ACTIVE – PASSIVE
Etken – Edilgen anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında
yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. Yine burada nesne yükleme maruz
kalıyor. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor. Daha önceki
derslerimizden öznenin cümlede çekilmis fiilden önce geldigini, bu
pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını
biliyoruz.Bir cümlede nesnenin de çekilmis fiilden sonra geldigini, bu
pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 66 -
biliyoruz. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara
hakim olmak gerekir.
Active: I saw him. (Ben onu gördüm.)
Passive: He was seen by me. (O benim tarafımdan görüldü.)
Örnekten de görülebilecegi gibi active bir cümlenin nesnesi pasif
cümlenin öznesi konumuna geçiyor. Burada nesne durumları hakkında bazı
bilgiler vermek gerekiyor. Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar.
Böyle fiillere “geçisli fiiller” denir. Nesne almayan fiillere de “geçissiz
fiiller” denir. Geçissiz fiillerin oldugu cümlelerde yükleme maruz kalmayan
bir nesne olmadıgı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur.
Active Infinitive Passive Infinitive
To speak To be spoken
To write To be written
To give up To be given up
Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir. “Get ve
Become” nin de kullanıldıgı Passive form vardır. Bunu da daha sonra
ögrenecegiz.
Inglizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır.
Bunları tek tek ögrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıstıgını ve
en önemlilerini ögrenecegiz. Bunları iyi bir sekilde ögrendikten sonra
digerlerini de çok iyi çalısmak gerekir.
Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde degisiklik
yapılır. Temel fiil de V3 seklinde yazılır. “to write to be written” gibi.
S. Present: He writes a letter. A letter is written by him.(Bir mektup onun
tarafından yazılır)
S. Past: He wrote a letter. A letter was written by him. (………..yazıldı.)
S.Future: He will write a letter. A letter will be written by
him.(…………….yazılacak.)
Pr. Perfect: He have written a letter. A letter has been written by
him.(…………yazılmıs.)
Past Perfect: He had written a letter. A letter had been written by
him.(…………yazılmıstı.)
Passive form olusturulurken “be + V3” kullanılıyordu. Bunların en
önemlileri yukarda verilen bes örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır. Bunlara
çok iyi hakim olunmalıdır. Digerleri de ögrenilse iyi olur.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 67 -
Present Cont.: He is writting a letter. A letter is beingn written by
him.(…………..yazılıyor.)
Past Cont: He was writting a letter. A letter was being written by
him.(………….yazılıyordu.)
Future Cont.: He will be writting a letter. A letter will be beingn written
by him.(………….yazılıyor olacak.)
Present Perfect Cont.: He has been waiting a letter. A letter has been
beingn written by him.(……..yazılmaktadır.)
Past Perfect Cont.: He had been waiting a letter. A letter had been beingn
written by him.(……..yazılmaktaydı.)
Future Perfect Cont.: He will have been waiting a letter. A letter will
have been beingn written by him.(……..yazılmakta olacak.)
Burada önemli olan bir cümledeki pasifligi görüp, onu
yorumlayabilmektir.eger “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir
cümledir diyoruz. Baska bir degisle, “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing”
almamıssa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. Çünkü Inglizce’de “be”
fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil geli . bu iki kullanım
birbirinin alternatifidir.
He is known by everyone in the area. (O bölgedeki herkes tarafından tanınır
veya tanınıyor.)
He was found guilty by the jury. (O jui tarafından suçlu bulundu.)
Guilty: suçlu
Over the last months, this book has been sold very well. (Geçen aylarda bu
kitap çok iyi satılmıs.)
Not: “over”ın kullanımını hatırlayınız.
The robbers had been followed by the police. (Soyguncular polis tarafından
takip edildi.)
He will be appointed as the new chairman. (Yeni bir baskan olarak
atanacak.)
As: gibi, olarak,…çok degisik anlamları vardır. “gibi” anlamında edat olarak
kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır.
ki Nesneli Cümlelerde Passive Form
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 68 -
Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” digeri “Direct
object”tir. ki nesneli bir cümle, nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı
sekilde Passive formu yazılabilir. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller
sunlardır:
Bring: getirmek Promise: söz vermek
Give: vermek Refuse: red etmek
Leave: ayrılmak Send: öndermek
Lend: ödünç vermek Show: göstermek
Order: emretmek Tell: söylemek
Pay: demek
I gave him a book. (Ona bir kitap verdim.)
Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır. ndirect object = him, Direct
object = book’ tur. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive sekli
vardır.
He was given a book by me. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi.)
A book was given to him by me. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi.)
Yukarıdaki cümle için suna dikkat çekmek gerekir: ki nesneli
cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” basa alındıgında “indirect
object”ten önce “to” yazılır.
Passive Infinitive veya Passive gerund seklinde de Passive formlar
vardır. Örnegin;
Active: I want to see. (Ben görmek istiyorum.) Passive: I want to be seen
(Ben görülmek istiyorum.)
Not: Infinitive konusundan hatırlayınız.
He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar.)
Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” seklindedir.
Not: Yukarıdaki cümlede, neden Passive infinitive degilde Passive
gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. Bu durumda “Gerund ve
Infinitive”lerin kullanımı düsünülmelidir. Bir edattan sonra eger çekilmemis
bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci
maddesini hatırlayınız. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar.)
Bu sekilde önce ögrendigimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde
geçebiliyor. Bu yapılar geçtiginde dikkat çekilmelidir.
They consider being employed. (Onlar istihdam edilmeyi düsünüyorlar.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 69 -
***Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istedigini hatırlayınız.
Employ: istihdam etmek, çalıstırmak.
———————————————————————————————-
————-
19. 01. 2000
CAUSATIVE
Ettirgenlik kipidir. Inglizce dısında diger dillerde yapısı basittir ama
Inglizcede biraz karmasıktır. Ettirgenlik, “bir eylemi baskasına yaptırmak
demektir.” Türkçe’de bu “tir” eki ile saglanır, ayrı bir fiil yapısı yoktur.
“kestirdim, diktirdim, sildirdim…” gibi.
Inglizcede ise “Have, Make, Get “ olmak üzere ettirgenligi saglayan üç
fiil vardır. Bu fiiller, modallar gibi çalısarak belli bir kurala göre temel
fiillerden önce yazılarak ettirgenlik saglamıs olurlar. Ettirgenlik, “bir eylemi
baskasına yaptırmaktır” demistik. Peki, birine yaptırılacak eylem para ile
yaptırılabilir, rica ile yaptırılabilir, zorla yaptırılabilir. Türkçe’de bunu
saglayan artı bir ek veya fiil yoktur. Cümlenin anlamına göre rica ile mi, zorla
mı veya para ile mi yaptırıldıgı anlasılır.
Inglizce’de ise bu nüans farkının kullanımı, bazı istisnalar hariç
söyledir:
Have: Birine “rica” ile bir sey yaptırmak.
Make: Birine “zor” ile bir sey yaptırmak
Get: Birine “para” ile bir sey yaptırmak
Bu ayrıntı KPDS sınavı için önemli degildir. Sınavda böyle bir ayırıma
dayalı soru gelmez.
Baskasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne
vardır. Örnegin “arabamı tamir ettirdim” derken, yaptırdıgınız tamir etme
eylemine maruz kalan “araba”dır. Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak
Something ile gösterirsek;
Have
Make + Sth + V3
Get
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 70 -
Causative’in Inglizce’deki bu yapısında, yaptırılan eylemin kime
yaptırıldıgı belli degildir. Örnegin, “Saçımı kestirdim” dediginizde, saç kesme
eylemini kimin yaptıgı belli degildir. ste nglizce’de yukarıdaki kullanım
böyledir.
I have my hair cut. (Ben saçımı kestiririm)
Sth V3
I had my hair cut. (……kestirdim.)
Men have their ears pierced. (Erkekler kulaklarını deldirirler.)
I will have my hair cut. (……kestirecegim.)
I have had my hair cut. (……kestirmisim.)
I had had my hair cut. (……kestirmistim.)
I am having my hair cut. (……kestiriyorum.)
I was having my hair cut. (……kestiriyordum.)
I will have had my house repaired. (………tamir ettirmis olacagaım.)
You could got your tyres changed. (Tekerleklerinizi degistirebilirdiniz.)
He will have the patient operated. (O hastayı ameliyat ettirecek.)
We can not make our voice heard. (Sesimizi duyuramıyoruz.)
***NOT: Görüldügü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için
uygulanabilir. Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir. Çalısırken, bu
yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalısmak daha verimli olacaktır.
I must have my hair cut. (……kestirmeliyim.)
I can have my hair cut. (……kestirebilirim.)
***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek
önemlidir. Eger “have, make, get”ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3
varsa bu “Causative”dir diyoruz.
He got his car repaired. (O arabasını tamir ettirdi.)
He had got his car repeared. (………..tamir ettirmisti.)
We shall get room cleaned. (Odayı temizletecegiz.)
My father had his eyes examined. (Babam gözlerini kontrol ettirdi.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 71 -
We had had a pool built in our garden. (Bahçemizde bir havuz insa
ettirmistik.)
The teacher will have a composition written. (Ögretmen bir kompozisyon
yazdıracak.)
Neden V3 Kullanılmaktadır?????
“Causative” yapısını ezbere degil de mantıgını kavramak seklinde
ögrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir.
“…………….a composition written.” derken yazma eylemini “a
composition”yapmıyor; buna maruz kalıyor, etkileniyor. Örnek olarak
yukarıda verilen diger cümlelerin de mantıgı böyledir. Yani “Causative”
kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük, sonrasındaki eylemi
yapmıyor, ona maruz kalıyorsa, bu eylem V3 olma durumundadır. Bu
özelliklerden dolayı ettirgenligin bu sekildeki kullanımına “Passive
Causative” denir. Ama bu tartısma konusudur. Asıl “Passive Causative”
yapısı bu degildir. Daha sonra bize anlatılacaktır.
Peki V3 yarine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eger “Causative” yapıda
nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçeklestirdigi
anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu oldugu için ettirgenligin bu yapısına
da”Active Causative” denir. Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak:
Have
Make +So+ V1 +Sth seklinde olur.
Get
***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki
KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır. Bu kullanımda Get, “to” ile birlikte kullanılır.
Yani Get bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister.
I had a doctor test my eyes. (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim.)
We could have had him translate our article. (Makalemizi ona
çevirtebilirdik.)
We could have had our article. translated (Makalemizi çevirtebilirdik.)
***Not: Son cümlede passive’lik oldugu için cümle sonuna “by him”
gibi bir ifade ekliyebiliriz.
I got a mechanic to repaire my car. (Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 72 -
***Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldıgına dikkat
ediniz.
They must have gotten their roof repaired. (Evlerinin çatısını tamir ettirmis
olmalılar.)
We should get a repairman to fix the plug. (Prizi bir tamirciye tamir
ettirmemiz gerekir.)
Fix: tamir etmek, saptamak, düzenlemek
Mechanic: tamirci, teknisyen, motorcu.
Plug: priz
They had to get a mechanic to test the motor. (Onların motoru bir tamirciye
kontrol ettirmeleri gerekir.)
***Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını
görmektir.
You can not make me tell the secret. (Bana sırları söyletemezsiniz.)
We had our baby vaccinated. (Çocugu asılattık.)
Vaccinate: asılamak
Their family had to have the patient operated. (Ailesinin hastayı ameliyat
ettirmesi gerekti.)
You must have your tooth filled. (Dislerinizi doldurtmalısınız.)
They had to have someone mend their roof. (Evlerinin çatısını birine tamir
etirmek zorunda kaldılar.)
***Not: V1 ve V3 kullanımı, öncesindeki nesne “bunlara maruz mu
kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır. V1 kullanımında,
öncesindeki nesne V1’ i gerçeklestiriyor demektir. V3’ te ise öncesindeki nesne
V3’ e maruz kalıyor demektir. Ayırım bu mantık ile yapılır. Formülsel olarak
ezberlemekten ziyade mantıgını kavramak daha iyidir. Çünkü formüle
uymayan bazı istisnalar da vardır.
MPERATVE
Emir kipi demektir. Türkçe’de emir tüm sahıslara verilebilir.
Ingilizce’de böyle degildir. Ingilizce mantıgına göre emir sadece karsıdakine
verilir. Diger sahıslara emir verilmez.
Olumlu Olumsuz
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 73 -
I speak. (Konusurum.) I don’t speak. (Konusmam.)
You speak. You don’t speak.
He speaks He doesn’t speak.
She speaks. She doesn’t speak.
We speak. We don’t speak.
You speak. You don’t speak.
They speak. They don’t speak.
Inglizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece
karsıdakine verilir. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kisidir.
Inglizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmedigi zaman emir
kipi olusturukmus olunur. Emir kipinin mastar yapısındaki “to”nun atılarak
olustırıldugunu savunanlar da vardır. Ama bu açıklama sadece olumlu emir
yapısı için geçerlidir. Olumsuz emir yapısı için geçerli degildir. Bu yüzden
Inglizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldigi açıklaması
dogrudur.
Speak slowly. (Yavas konus.)
Don’t speak loudly. (Yüksek sesle konusma.)
Sen ve siz için emir yapısı bu sekilde olusturulur. Peki diger sahıslar
için emir yapısı acaba nasıldır???
Diger sahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let”
fiilinden faydalanılarak olusturulur.
Let us speak. (Konusalım.)
Diger sahıslar için de emir kipi olusturulurken aslında yine Simple
Present Tense’den faydalanılır. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamıs bir
“you” vardır. “zin ver konusalım”anlamına gelir. “you” atılarak “we”için
emir kipi olusturulmustur. Bunu Türkçe’ye uygun sekilde “konusalım” diye
çeviriyoruz.
Emir verilecek “subject pronouns”lar Verb’den sonra geleceklerinden
“object pronouns”lar konumuna geçerler ve “gideyim, gitsin, gidelim,
gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 74 -
Olumlu Olumsuz
Let me speak. (konusayım.) Don’t let me watch.
(seretmeyeyim.)
Let him/her speak. (konussun.) Doesn’t let him/her watch.
(seyretmesin.)
Let us speak. (konusalım.) Don’t let us watch.
(seyretmeyelim.)
Let them speak. (konussunlar) Don’t let them watch.
(seyretmesinler.)
Normalde “let”ten önce you var ve yazılmayarak diger sahıslar için
emir kipi olusturulmus demistik. Olumsuzunu yazarkan de aynı mantıkla
“let”ten önce you var, atılmıs ve sonrasında olumsuzluk (Do not) eklenerek
diger sahıslar için olumsuz emir kipi olusturulmus olunur.
Emir kipinin soru formunu olusturmak için de “shall”den faydalanılır.
Soru
Shall I answer the phone? (telefona cevap vereyim mi?)
Shall he come in? (….gelsin mi?)
Shall we go out? (……..çıkalım mı?)
Shall they be here? (burda olsunlar mı.?)
Olumsuz Soru
Shall I not answer the phone? (telefona cevap vermeyeyim mi?)
Shall he not come in? (….gelmesin mi?)
Shall we not go out? (……..çıkmayalım mı?)
Shall they not be here? (burda olmasınlar mı.?)
***Not: Emir kipinin olusturulması kısaca yukarıdaki gibidir. Birkaç
fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yapısını tüm
sahıslar için yazarak çalısmak daha verimli olacaktır.
Let ve Help
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 75 -
Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tarısma konusudur.
Sonralarında V1 geldigi için “causative” olarak düsünülürler.
My mother doesn’t let me go out. (Annem dısarı çıkmama izin vermez.)
“Let”i causative olarak düsünenler bu cümleyi “Annem beni dısarı
çıkartmaz.” diye çevirirler. Aslında önceki çeviri daha dogrudur. “Help” için
de aynı açıklama geçerlidir.
Our teacher helped me improve English. (Ögretmenimiz Inglizceyi
gelistirmeme yardım etti.)
Pazar 23. 01. 2000
RELATVE PRONOUNS
lgi zamiri demektir. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya
gelmez. Ama çeviri, anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir
konudur. Diger gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa
hem sınav hem de genel anlamda nglizce bilgisi açısından sıkıntı var
demektir. Bu nedenle mutlaka çok çok çalısılması gereken önemli bir
konudur.
Inglizce’de cümle “özne, yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur. Bu
üçlü yapı temel yapıdır. Yerleri ve sıralaması degismez. Özne ve yüklemden
sonraki yapılar obsiyoneldirler. Olsa da, olmazsa da olur. Bir cümlede tüm
hareketler yüklem etrafındadır. Özne yüklemi yapan, nesne yüklemden
etkilenendir. Tümleçler ise yüklemin nerede, ne zaman, nasıl yapıldıgını
açıklayan ögelerdir. Yani bir cümlede temel öge yüklemdir. Yüklem tek
basına da bir cümle olabilir. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz. Yükleme kim,
neyi, nerede, ne zaman, nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diger ögelerini
buluruz.
Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak
olursak;
Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı seklinde olur.
Özne, yüklem, Nesne: Yerleri ve sıralaması bu sekilde olup, sabittir.
Tümleç: Nesne’den sonraki yapılar tümleçtir. Dogru yazılımı yukarudaki
sekildedir. Ama özellikle konusma dilinde yer ve sıralamaları degisebilir.
Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim.
Ben Inglizce’yi geçen yıl Ingiltere’de iyi bir biçimde ögrendim.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 76 -
I learnt English well in England last year.
Dün onu okulda fark ettim. (I noticed him at the school yesterday.)
Ben pahalı bir araba satın aldım. (I bought an expensive car.)
Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır. Buradaki “a”
artikeli “car” içindir. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiginde-Inglizce’de
sıfat daima ismin önüne yazılır- bu sıfat isim ile artikel arasına gelir. Burada
ses uyumunu saglamak için “a” artikeli “an” haline dönüsmüstür.
The people (insanlar) the rich people (zengin insanlar) gibi.
***Not: Inglizce’de önünde “a” ve “the” artikeli olan kelimeler
isimdirler.
Bir sıfat sözcügü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir. Bu
durumda bu cümlecigin ismi “sıfat cümlecigi” olur. Cümleciklerin kurulma
mantıgı da cümle kurma mantıgı gibi isler.
Simdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile
birbirlerine baglanan komplex cümleler görelim. lgi zamirleri hem zamir
hem de baglaç gibi görevlidir.
1.) I received the report. (Raporu aldım.) You had sent the report. (Raporu
göndermistin)
2.) I found the book. (Kitabı buldum.) The book was important. (Kitap
önemliydi.)
Bu cümleleri kendi aralarında birlestirecek olursak;
I received the report which you had sent. (Göndermis oldugunuz kitabı
aldım.)
Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report”
kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer degistirdi. “which” aynı zamanda iki
cümleyi birbirine baglayarak baglaç olarak islev gördü. “which you had
sent”cümlecigi “Relative pronoun, Relative Clouse veya Adjective Clouse”
olmak üzere üç sekilde adlandırılabilir.
***Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “…dıgı”
olarak çevrilir. Baska bir degisle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa
Türkçe’ye “…dıgı” olarak çevrilir
I found the book which was important. (Önemli olan kitabı buldum.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 77 -
Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi, ilgi zamiri
olan “which” ile yer degistirdi.
***Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “…en, …an”
olarak çevrilir. Baska bir degisle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye
“…en, …an” olarak çevrilir.
Which: Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır
Who: nsanlar için kullanılır.
Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir. kisi de nesnel
formda iken “…dıgı”; öznel formda iken “…en, …an” olarak çevrilir.
lgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi
niteler. Türkçe’ye çevirirken bu cümlecigin anlamını isimden önce söylemek
gerekir.
The agreement which they signed. (Onların imzaladıgı anlasma)
The workers who I met.(Karsılastıgım isçiler.)
The man who you are waiting for. (Beklediginiz kisi.)
***Not: Cümlecigin zamanını kestirebilmek gerekir. Son KPDS
sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır. Test çalısmalarında ayrıca
bunun üzerinde durulacaktır.
***Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek
söylenir. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelligine dikkat edilmelidir.
The scientist who devised this method. (Bu metodu bulan bilim adamı.)
Devised: bulmak
The student who won the scholership.(Bursu kazanan ögrenci.)
A car which runs 100 miles on hour. (Saatte 100 mil giden araba.)
***Not: lgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik
bu ismi niteler.
Unfortunately, we can not publish the article which you have sent. (Maalesef
gönderdiginiz makaleyi yayınlayamıyoruz.)
*** Eger “the article”ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article”den
önce yazılması gerekirdi. “the article” bir sıfat cümlecigi ile nitelendigi için
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 78 -
bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmistir. Çeviride sıfat cümleciginin anlamı
isimden önce söylenir. KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır.
He had to dismiss the boy who made noise. (Gürültü yapan çocugu kovmak
zorunda kaldı.)
Dismiss: kovmak
The man who robbed the bank was cought by the police. (Bankayı soyan
adam polis tarafından yakalandı.)
***Not: Bu cümlede “adjective clouse”, özne konumunda olan bir ismi
niteliyor. Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri
niteliyordu.
We have a lot of problems that we have to solve. (Çözmek zorunda
oldugumuz çok problemimiz var)
The women who are working in bad condition are demanding social
security. (Kötü kosullarda çalısan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar.)
lgi zamirinin alanı nereye kadardır????
*** Eger özneyi nitelemisse ikinci bir yükleme kadardır.
*** Eger nesneyi nitelemisse cümle sonuna kadar devam eder.
The boy who we saw yesterday found the money which you lost. (Dün
gördügümüz çocuk kaybettiginiz parayı buldu.)
The two sides who were in conflict signed a new agreement which would
last for centries.. (Çatısma halinde olan her iki taraf, asırlarca sürecek olan
yeni bir antlasma imzaladılar.)
n conflict: çatsma halinde olma
Last: sürmek
The man who committen the crime was arrested. (Cinayet isleyen adam
tutuklandı.)
Arrest: tutuklamak
My father, who committed the crime, was arrested. (Cinayeti isleyen babam
tutuklandı.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 79 -
Eger sıfat cümlecigi bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor
demektir, ilgi zamirinin bu kullanımına “defining relative pronouns” denir.
Eger özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns”
denir. Çünkü özel isimler belli olma niteligindedir. Tanımlanmaya ihtiyaçları
yoktur. lgi zamiri cümiecigi sadece ek bir açıklama verir.
lgi zamiri cümlecigi atıldıgında cümlenin anlamı bozuluyorsa
“Defining ilgi zamiri”, bozulmuyorsa “Non-Defining ilgi zamiri” oldugu
anlasılır.
Inglizler parantez kullanmadıgından Non-Defining yapılarda sıfat
cümlecigi virgül (,) arasında ifade edilir. Virgül duraklama demektir.
Konusmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak
söylenmesi gerekir.
***Not: Non- Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz.
Bu çok önemli bir özelliktir. KPDS’de sorulur. yi bilinmeli.
Terkey, which we visited last year, is a leading country in the middle- East.
(Geçen yıl ziyaret ettigimiz Türkiye Ortadogu’da lider bir ülkedir.)
Our dean, who studied abroad, speaks french fluently. (Yurt dısında ögrenim
gören dekanımız Fransızcayı akıcı bir sekilde konusur.)
———————————————————————————————-
————-
Çarsamba 26. 01. 2000
lgi Zamirleri, isminden de anlasılacagı gibi zamirdirler ve ayrıca
baglaç olarak da iki cümleyi birbirine baglarlar.Bu konu ile ilgili bilinmesi
gereken birinci husus budur. kinci husus ise lgi Zamirlerinin her zaman bir
ismin yanında kullanıldıgıdır. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat
gibi nitelerler. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümlecigi” de denir.
The information which / that you gave was inadequate. (Verdiginiz bilgiler
yetersizdi.)
Adequate: yeterli, uygun
nadequate: yetersiz, uygun olmayan
The people who / that were waiting for you went away.(Sizi bekleyen
insanlar çekip gittiler.)
To go away: çekip gitmek, dagılmak (gitme belli bir noktaya olmadıgından)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 80 -
lgi Zamirlerinin Edatlar le Kullanımı
I saw the book which you are lokking for. (Aradıgınız kitabı gördüm.)
Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile kısaltılmadan baglanmadan önce iki
ayrı cümle seklindedir:
I saw the book. Ve You are looking for the book seklinde
Görüldügü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye (the book) geçis
yapmıstır. Yani “for” edatı nesneye aittir. Cümle ilgi zamiri ile birlestirilirken,
ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır. O halde
kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına tasınabilir. Bu açıklamaya
göre cümlemizi su sekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır:
I saw the book for which you are looking. (Aradıgınız kitabı gördüm.)
She dismissed the student who you talked about. (Hakkında konustugunuz
ögrenciyi kovdu.)
She dismissed the student about whom you talked. (Hakkında konustugunuz
ögrenciyi kovdu.)
Dismiss: kovmak
***Not: ki cümlenin aynı anlamda olduguna ve edat hareketinin
sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldıgına dikkat ediniz.
***Not: lgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli
olan iki özelligi vardır ki çok iyi bilinmeli:
1. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz.
2. “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner.
My car which I paid ten thousand dollars for was broken down. (On bin
dolar ödedigim arabam bozuldu.)
My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. (On bin
dolar ödedigim arabam bozuldu.)
He is not a person on whom you can rely . (O güvenebilecegin biri degildir.)
Rely on: güvenmek
Reliable: güvenilir
Unreliable: güvenilmez
Reliability: güvenilirlik
Biçimlendirilmis: Girinti: Sol:
1,24 cm, Numaralı + Düzey: 1
+ Numaralandırma Stili: 1, 2,
3, … + Baslangıç: 1 +
Hizalama: Soldan + Hizalandıgı
yer: 0 cm + Sekme baslangıcı:
0,63 cm + Girinti yeri: 0,63
cm, Sekmeler: 1,88 cm, Liste
sekmesi + Eskisi 0,63 cm
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 81 -
***Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan dogmustur. Daha sonra
görecegimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantıgı açıklanacaktır.
Pollution is a serious problem for which we must fight.(Çevre kirliligi
mücadele etmemizin gerektigi ciddi bir sorundur.)
Fight for:
Combat: mücadele etmek, savasmak, dövüsmek.
Struggle for:
Pharasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. Bir fiil kökü ve bir edattan
olusurlar. Örnegin; “Give”, vermek anlamındadır. “up” edatını alıp “give up”
Pharasal verb”ini olusturur ve bu da “bırakmak, vaz geçmek” anlamındadır.
Inglizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. Görüldügü gibi edatile
pharasal verb olusarak yeni bir anlam ortaya çıktı. Eger edat fiil kökünden
ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteligini kaybeder.
Her pharasal verb’ün mutlaka bir es anlamlısı vardır. Örnegin; “give
up” ın es anlamlısı “quit” tir. Amerrikan Inglizcesinde pharasal verb’ler çok
kullanılır.
***Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadıgından ilgi zamirleri ile
birlikte hareket edemezler. Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal
verb olma niteligini kaybeder ve anlamı degisir. Önemli bir özelliktir. yi
bilinmelidir.
They didn’t like the study which we carried out. (Yaptıgımız çalısmalardan
hoslanmıyorduk.)
Bu cümledeki “Carry out”teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına
çekilemez. Çünkü pharasal verb’dür.
This is the woman on whom we performed the operation. (Bu ameliyat
ettigimiz kadındır.)
The crime of which he was accused was very leniet. (Suçlandıgı suç çok
hafifti.)
Lenient: hafif
Accuse: suçlamak
Arraign: suçlamak
Blame: ayıplamak, suçlamak
She lost her bag in which there was alot of money. (O içinde çok parası olan
çantasını kaybetti.)
There be: bulunmak, var olmak
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 82 -
There must be something which we can do. (Yapabilecegimiz bir sey
olmalıdır.)
The car in which we were had had brakes. (çinde oldugumuz araba
bozulmustu.)
His stepfather, whit whom he is living, is not kind to him. (Birlikte yasadıgı
babası ona karsı nazik degildi.)
***Non- Defining yapı oldugu için virgülün kullanımına ve edat ile
kullanıldıgı için “who”nun “whom”a döndügüne dikkat ediniz.
The horse on which he was kept stoping to eat grass.(Üzerinde oldugu at, ot
yemek için hep durdu.)
Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor.
Keep (kept, kept): tutmak, saklamak, isletmek………………..otuza yakın
anlamı var.
Keep on + V1+ing : …….meye devam etmek
Keep + V1+ing : durmadan ………mek
He kept on speaking. (O konusmaya devam etti.)
He kept speaking. (O durmadan konustu.)
“Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır.
Stop + Gerund: ………meye ara vermek
Stop + Infinitive: ………için durmak
We stoped smoking. (Sigara içmeye ara verdik.)
We stoped to smok. (Sigara içmek için durduk.)
OF WHOM ve OF WHCH
…ki onu, …ki onların anlamında da çevrilebilirler.”of whom” canlılar
için; “of which” cansızlar için kullanılır. bu iki ilgi zamiri bir grup isminde
bazılarını tanımlarken kullanılır.
I have four sons who are students. (Ögrenci olan dört oglum var.)
Bu cümlede sıfat cümlecigi (ögrenci olan) çocukların hepsini niteler.
Peki bu dört cocugun hepsi degilde, ikisi veya üçü ögrenci olsa cümlemizi
nasıl söyleyecegiz? ste burada “of”whom ve of which” devreye girer.
Eger ikisi ögrenci olan dört cocuk var ise cümle söyle kurulur:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 83 -
I have four sons, two of whom are students. (kisi ögrenci olan dört oglum
var.)
Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce
geldigine dikkat ediniz. Bu kullanımda artık sıfat cümlecigi dört cocugu degil;
ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler.
He had many houses which were in Ankara. (Onun Ankara’da olan bir çok
evi vardır.)
He had many houses, some of which were in Ankara. (Onun, bazıları
Ankara’da olan bir çok evi vardır.)
My friend has three cars, on of which is a foreign mark. (Arkadasımın biri
yabancı markaolan üç arabası vardır.)
I have three friends, for one of whom I bought a present. (Birisi için hediye
aldıgım üç arkadasım vardır.)
I have got a hundred students, fourty of whom are married. (Kırkı evli olan
yüz ögrencim vardı.)
***Not: lgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz.
WHOSE
…ki onun, …ki onların anlamındadır. yelik belirten zamirdir. Son on
yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir. Sınav teknigi kolay,
uygulaması zordur. Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır. direk
sorulması beklenen bir konudur.
The woman who was wounded was carying. (Yaralanan bayan aglıyordu.)
Wound: yaralamak, …..ın gönlünü kırmak
The woman whose husband was wounded was carying. (Esi yaralanan
bayan aglıyordu.)
***Not. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim
olmalıdır. Sonrasında bir zamir veya baska bir kelime gelemez. Sonrasında
gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. Bu özellik
posessive’likten kaynaklanmaktadır.
I bought a car whose engine was out of order.(Motoru bozuk olan bir araba
aldım.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 84 -
The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed.(Çatıları
fırtınada sallanan evler yıkıldı.)
Collapse: yıkılmak
Our manager,whose son studies in the USA will go there next month. (Oglu
USA’da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek.)
———————————————————————————————-
————-
Pazar 30. 01. 2000
lgi Zamirleri konusunda simdiye kadar gördügümüz, konunun
gramatikal boyutuydu. Bir de bu konuda kısaltmalar var. Asıl problem
kısaltmalarda çıkmaktadır. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve
çözülmesi çok önemlidir. Konunun esprisi budur. yi kavranırsa anlama ve
çeviriye yönelik rahatlama saglanır.
Ayrıca yaklasık 50 sayfalık not verilecek. Bu not hem gramer hem de
kelimeleri içerecek. Aralıklı ögrenmeyi (yaklasık üç ay içinde) uygulayarak
bu notu iyi ögrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj saglayacaktır.
Gördügümüz ilgi zamirleri dısında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi
zamirleri vardır. Bunları da ögrendikten sonra kısaltmalara geçecegiz.
DGER LG ZAMRLER
Where: …ki oraya, …ki orada. Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır.
When: …ki o zaman. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır.
Why: …ki onun için. Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır.
Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır. “which”in
alternatifleridirler. Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir. Bazı sınavlarda
“where”nin soruldugu görülür. Diger ikisinden pek soru gelmez.
The hotel where we stayed last year was closed down. (Geçen yıl
kaldıgımız otelkapatıldı.)
Close down: kapatmak (bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir.
Soyut anlamda bir seyi kapatmak)
Eger bu cümlede ilgi zamirinin yeri bos bırakilsa ve sıklarda da
“which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir. Ayrıca “at which” de
where yerine kullanılabilir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 85 -
The hotel which we bought last year was full of tourist. (Geçen yıl aldıgımız
otel türist doluydu.)
Full of: bir sey ile dolu.
Bu cümlede “where” kullanılamaz. Çünkü “…ki orada biz aldık” gibi
bir anlam çıkar. Bu nedenle “which” kullandık. Demekki “which ve where”
tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır.
I can not forget the moment when we first met. (lk karsılastıgımız anı
hatırlamıyorum)
“when” kullandık. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which”
yerine “when” tercih edilir.
I can not understand the reason why they have resign.(Onların niçin istifa
ettiklerini anlayamıyorum)
“why” çok nadir kullanılır. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır.
Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir. Bu üç kullanım da
genellikle nesnel formda olup “….dıgı” seklinde çevrilirler.
What
Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır. Önemli bir ilgi zamiridir. En önemli
özelligi kendisinden önce bir ismin kullanılmadıgıdır. Bu özellik “what”ın en
önemli ayırd edici özelligidir.
O zaman akla söyle bir soru gelmelidir. Madem ki öncesinde bir isim
yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevep verebilmek
için “what”ın orjinine inmek gerekir. Aslında “what” isim olarak “the thing”
den gelmektedir. “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri
olarak “which” veya “that” gelir. Bu durumda eger “what” kullanılırsa “the
thing that” in yerini alır. Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur. Örnek
üzerinde bu açıklama daha iyi anlasılacaktır.
The things that you said were not true. (Söylediginiz seyler dogru degildi.)
Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar dogrultusunda “the things that”
yerine “what” kullanırsak cümlemiz söyle olur:
What you said was not true. (Söylediginiz dogru degildi.)
“what” kullanılırken, yerini aldıgı “seyler”in tekil-çogul durumu
belirsizdir. Inglizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldıgından
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 86 -
“what” ile her zaman tekil kullanılır. Çevirisinde de genellikle “sey”
söylenmez.
I can not understand what you speak. (Konustuklarınızı anlayamıyorum veya
Ne konustugunuzu anlayamıyorum.)
Can not: kullanımı bir sürekliligi ifade eder. Can’t:kullanımı bir noktada
olan olayı ifade eder.
“what” da bir ilgi zamiri oldugundan duruma göre “…en …an” veya
“…dıgı” seklinde çevrilir.
What is claimed can not be approved. (ddia edilenler onaylanamaz.)
The things that are claimed can not be approved. (ddia edilen seyler
onaylanamaz.)
Görüldügü gibi ikisinin de anlamı aynıdır. Eger “the things that” yerine
“what” kullanılmıs ise çeviride “sey” söylenmemesi daha uygun olur. Zaten
“sey”i dememek için bu kullanıma gidilmistir.
What is important is your health. (Önemli olan saglıgınızdır.)
What they put forwad can’t be justified.(Onların ortaya koydukları haklı
gösterilemez.)
Put forth / forwad: ortaya koymak
Just: dogru, dürüst, adaletli, haklı
Justly: haklı olarak
Justness: dogruluk, dürüstlük, haklılık
Justice: adalet, mahkeme, yargıç, dürüstlük, hakbilirlik
Justifiable: hakverilebilir, savunulabilir
Unjustifiable: hakverilemez, savunulamaz
Justification: haklı neden, gerekçe, haklı gösterme
Justify: haklı göstermek, temize çıkarmak
What you are doing is not consistent with what you are
saying.(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı degil.)
Consist with: …ile tutarlı, …ile uyusan. (Sıfat ve edattan olusan bilesik ir
edattır. Inglizcede genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar.)
Those Yapısı
Bekleyen ögrenciler, bekleyen insanlar, bekleyen kisiler gibi ifadeler yerine
bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır. Bu özellik bütün dillerde vardır.
lgi zamirlerinin oldugu bir cümleyi bu sekilde kurarsak yapı nasıl olur??
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 87 -
The students who are waiting for you want to see you. (Sizi bekleyen
ögrenciler sizinle görüsmek istiyorlar.)
Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüsmek istiyorlar” seklinde yazacak
olursak;
Those who are waiting for you want to see you. (Sizi bekleyenler sizinle
görüsmek istiyorlar.)
“those” genelde çogullar için kullanılır. Eger nitelenen isim söylenmek
istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır. Zaten Inglizcede eger isim
kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır.
Önemlidir, iyi ögrenilmeli.
Those who study more are usually succesful. (Daha fazla çalısanlar
genellikle basarılıdırlar.)
Those who you talked to.(Sizin konustuklarınız.)
Diger ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those”
kullanımını iyi bilmek gerekir. “what” görüldügü yerde “the things that”;
“those” görüldügü yerde “people” yazmak isimizi daha da kolaylastıracaktır.
lgi Zamirlerinde Kısaltma
Özne durumunda (…en, …an) iken kısaltma:
1.) Active cümlelerde
Bir komplike cümlede bir temel cümle (main clouses) ve bir yan
cümlecik (subordinate clouses) vardır. Main clouse’da kesinlikle kısaltma
yapılamaz. Kısaltma yan cümlecikte yapılır. Konumuz sıfat cümlecikleri
olduguna göre yapacagımız kısaltma sıfat cümleciginde olacaktır. (Bu konuya
hakimiyet için belli ipuçları gelistirilebilir.)
I don’t approve of the events which are occuring in the area. (Bölgede
meydana gelen olayları onaylamıyorum.)
Main clouse: Idon’t approveof the events. (Olayları onaylamıyorum.)
Subordinate clouses: The events are occuring in the area. (Olaylar bölgede
meydana geliyor.)
Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır.
Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “…en, …an” anlamı verilemez. Bu yüzden
ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır. Geriye sadece “gerund” kalır ve
“…en, …an” anlamı verilmis olur. O halde cümlemiz kısaltılmıs sekliyle
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 88 -
I don’t approve of the events occuring in the area. (Bölgede meydana gelen
olayları onaylamıyorum)
Gelistirecegimiz ipucu: Eger bir cümlede bir isimden hemen sonra bir
“gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir.
Occur: olmak, vukku bulmak, meydana gelmek
Approve of: …i onaylamak, …i tasvip etmek (of: …nın demektir. Inglizce’de
…nın onaylamak diye söylenir. Türkçe’de bu …i onaylamak seklinde ismin “i”
–ki Inglizcesi “to”dur- haliyle söylenir. Ama gerçek edatı “of”tur. Türkçe
mantıgının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir. Bununla birlikte
böyle yapıda olan diger fiilleri de ögrenmek gerekir.)
The women working (Çalısan bayanlar.)
The students demonstrating. (Gösteri yapan ögrenciler.)
The PM visiting Germany. (Almanya’yı ziyaret eden Basbakan.)
Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcügü gibi basa da
alınabilir. Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir. Yani yukarıdaki ifadeler
söyle de yazılabilir:
The working women (Çalısan bayanlar.)
The demonstrating students. (Gösteri yapan ögrenciler.)
The visiting Germany PM. (Almanya’yı ziyaret eden Basbakan.)
Kısaltma yapılmıs yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir. Main
clouse’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir.
The children who make noise. The chijdren who making noise. (Gürültü
yapan cocuklar.)
Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li degilse bile kısaltılırken “ing”li yazılır.
2.) Passive cümlelerde
I don’t recognize the man who was killed. (Ben öldürülen adamı
tanımıyorum)
Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalı dır. Oysa
burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu. Demek ki kısaltılan
bu yapılarda V3 tek basına passive anlamı veriyor. Kısaltılmıs haldeki
cümlemiz söyle olur:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 89 -
I don’ recognize the man killed. (Ben öldürülen adamı tanımıyorum.)
Gelistircegimiz ipucu: Eger bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek
basına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıstır demektir.
The method used (Kullanılan metod.)
The language spoken (Konusulan dil.)
The car sold (Satılan araba.)
The man speaking. (Konusan adam)
The man spoken. (Konusulan adam)
The boy beating his friend. (Arkadaslarını döven çocuk.)
The boy beaten. (Dövülen çocuk.)
The employee sending this pocket. (Paketi gönderen memur.)
The employee sent. (Gönderilen memur.)
The members appointing. (Atanan üyeler.)
The members appointed. (Atanan üyeler.)
Çogu fiillerin (düzenli fiiller) birinci ve ikinci halleri birbirine esittir.
Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karısıklıgı
doguyor. Bu karısıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders ögrenecegiz.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 90 -
ÇARSAMBA 02. 02. 2000
lgi Zamirlarinin kısaltılması konusunu pekistirmek için birkaç örnak
yazalım. Çünkü önemli bir konudur. Çalısırken en fazla egzersizin bu konuda
yapılması gerekir.
We can’t approve of the events occuring in the region. (Bölgede meydana
gelen olayları onaylayamayız.)
Occur:
Take place: olmak, vukku bulmak, meydana gelmek
Happen:
Bu tür cümleleri çevirirken lgi Zamiri cümlecigini daire içine alıp,
kalan kısmı çeviririz. Daha sonra lgi Zamiri cümlecigini de çevirip,
cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmis oluruz.
I haven’t received yet the letter sent. (Gönderilen mektubu henüz almadım.)
I haven’t received yet sent. the letter (Gönderilen mektubu henüz almadım.)
lgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik
anlamını katan V3 , bir sıfat sözcügüymüs gibi aynı gerund’ daki harekete
sahip olup, ismin önüne getirilebilir. Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre
yazdık. kisinin de anlamı aynıdır.
The matter reported revealed his innocence.(Bildirilen husus onun
suçsuzlugunu ortaya çıkardı.)
Önceki dersimizde, düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine esit
olmasından dolayı Passive durumdaki lgi Zamirleri cümleciginin
kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karısıklıgından
bahsetmistik. Ayrıca bu karısıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormustuk.
Bu sorunun cevabını simdi ögrenelim:
Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. smin yanında olma
özelligi ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırd etmis oluyoruz. Digeri
ise çekime girmis ve V2 olarak kullanılan fiildir.
Veil: örtmek
Reveal: ortayaçıkarmak
He had to accept the price offered. (Önerilen fiatı kabul etmesi gerekti.)
The information given as regards this was not true. (Buna iliskin olarak
verilen bilgi dogru degildi.)
Redard: …e iliskin
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 91 -
The police had to disperse the crowd gathering. (Polis toplanan kalabalıgı
dagıtmak zorunda kaldı.)
Disperse: dagıtmak
Crowd: kalabalık
Gather: toplanmak, bir araya gelmek
lgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz
yapıları da vardır. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan
“not” yazmak yeterli olacaktır. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak;
The information not given was true. (Verilmemis olan bilgi dogruydu.)
lgi zamirleri cümleciklerinde simdiye kadar yaptıgımız kısaltmalar
geçmiste veya su an içinde olan olayları kapsıyordu. Peki gelecek zaman için
yapı nasıldır???
***Not: Gelecege yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır.
Active cümlecikler için active mastar; Passive cümlecikler için passive mastar
kullanıyoruz.
The teacher to give the course. (Kursu verecek (olan) hoca)
Yapının ilgi zamiri kısaltması oldugu nasıl anlasılacak???
Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır. lgi
zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise (ismi nitelediginden) mastar ismin
hemen yanındadır. Bu özelligi ile ilgi zamirleri cümleciklerinin
kısaltmasındaki mastarı – ki bu gelecek zaman anlamı katıyor – ayırt etmis
oluyoruz.
The results of the election held last week were not announced. (Geçen hafta
yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi.)
Announce: ilan etmek, duyurmak
Election: seçim
Hold: (held, held) tutmak, yapmak, durmak
He will not become a candidate in the election to be held next year. (O
gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak.)
I didn’t want to participate in the party to be done by our friends.
(Arkadaslarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim.)
Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmistir.
Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır. “to be done” olarak passive
yapıda kullanılmaıs olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıstır. O
zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz. Yapıyı bu
sekilde görüp, çeviriyi yapmak çok önemlidir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 92 -
The members to participate in the meeting should apply to me as soon as
possible. (Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda
bana basvurmaları gerekir.)
The bridge to be constructed (nsa edilecek (olan) köprü.)
Construct:insa etmek, yapmak, kurmak
The students to go abroad. (Yurt dısına gidecek (olan) ögrenci.)
The passengers to get on the plane. (Uçaga binecek (olan) yolcular.)
The project to be conducted. (Yürütülecek (olan) proje.)
Conduct: götürmek, yürütmek, tasımak
The man to see you is adoctor. (Sizi görecek (olan) adam doktordur.)
The man to kill (Öldürecek (olan) adam)
The man to be killed. (Öldürülecek (olan) adam.)
The man killing. (Öldüren adam.)
The man killed. (Öldürülen adam.)
The man to kill. (Öldürecek adam.)
The man to be killed. (Öldürülecek adam.)
Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır. Bu
cümlenin Inglizcedeki normal yazılımı “the man (being) killed” seklindedir.
Burada “being” kısaltıldıgı için yazılmıyor. Bu durumda kısaltmalarda ister
aktif ister passif olsun, su an ve geçmisteki olaylarda “gerund”dan
faydalanıyoruz. Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan
faydalanıyoruz.
Peki mastar neden “…ecek, …acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı
“Be to” kalıbında saklıdır.
Be to: Inglizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır.
1. ) …mektir: My duty is to teach English. (Görevim Inglizce ögretmektir.)
2. ) Gerekir (have to) : I am to leave my countyr. (Ülkemi terk etmem
gerekiyor.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 93 -
3. ) …ecek, …acak (Shall=Will): The President is to visit Romenia.(C.B’nı
Romanyayı ziyaret edecek.)
Yalnıv ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir
“yor” anlamı içerir.
“Be to” ifadesinin bu sekilde üç farklı kullanımı vardır. Kullanımın hangi
yapıda oldugunu çerçeveden çıkarıyoruz. Daha çok cümlenin anlamına
bakarak uygun düsen ifaseyi kullanıyoruz.
The students who will participate (Katılacak olan ögrenciler.)
The students who are to participate. (Katılacak olan ögrenciler.)
Birinci cümlede “will”, ikinci cümlede “be to” kullanılmıstır. ki
kullanımda “…ecek, …acak” anlamını vermektedir.
kinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak; ilgi zamiri ile
birlikte be fiili de çıkartılacagından sadece mastar kalmıs olur ve bu da
“…ecek, …acak” anlamını verir.
Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır.
KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz.
Nesne Durumunda (…dıgı) ken Kısaltma
1.) Defining (tanımlanan) Yapılarda:
The letter which he had sent was lost. (Onun gönderdigi mektup kayboldu.)
The letter he had sent was lost. (Onun gönderdigi mektup kayboldu.)
Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece lgi Zamiri atılır.
Kısaltılmıs bu yapıları görmek ve çevirirken “…dıgı” anlamını vermek zordur.
Gelistirilecek pucu: Bir cümlede, birinci kelimeden sonra virgül olmadan
bir sahıs zamiri veya bir isim gelmisse burada mutlaka bir lgi Zamiri
kısaltması vardır demektir. Çünkü Inglizce’de iki isim yanyana gelmez.
We couldn’t decided on the matter they put forward. (Onların ortaya
koydugu konuda karar veremedik.)
I didn’t received the document he sent. (Onun gönderdigi belgeleri almadım.)
The price they asked was to high (Onların söyledigi fiat oldukça yüksekti.)
2. ) Non-Defining (Tanımlanmayan) Yapılarda:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 94 -
Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz.
Your brother , who(m) I met yesterday, seems very sempathic. (Dün
gördügüm kardesiniz çok sempatikti.)
Önemli Bir Not
Eger lgi Zamirinin niteledigi isimden önce “the first, the only, the last,
the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise
mastar , gelecek zaman yerine geçmisi vurgulayacaktır.Yani çeviride “…cek,
…cak” eki “…en, …an” ekine döner.
The man to get out off the bus. (Otobüsten inecek adam)
The firs man to get out off the bus. (Otobüsten ilk inen adam)
kinci cümlede, lgi Zamirinin niteledigi “man” isminin önünde bir sıra
sayısı oldugu için geçmis vurgalanmıs oldu.
The country not to be represented. (Temsil edilmeyecek ülke.)
The only country not to be represented. (Temsil edilmeyen tek ülke.)
The report to be submitted. (Sunulacak rapor.)
The last report to be submitted. (Sunulan son rapor.)
The man to be killed. (Öldürülecek adam.)
The only man to be killed. (Öldürülen son adam.)
Ahmet was student to leave the classroom. (Ahmet sınıftan ayrılacak
ögrenciydi.)
Ahmet was the last student to leave the classroom. (Ahmet sınıftan ayrılan
son ögrenciydi.)
PAZAR 06. 02. 2000
Connective Relative Pronouns
Bu yapıda sadece “which” kullanılır. “which” kendisinden önceki bir
ismin yerine degil de bir cümlecigin yerine kullanılır. Çeviride de “…ki bu da”
olarak çevrilir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 95 -
He failed again, which dissappointed his parents. (O yine basarısız oldu ki
bu da anne-babasını hayal kırıklıgına ugrattı.)
Bu kullanımda “which”, ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıstır.
Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir. Inglizce ifadesinde
cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (,) yapıyı digerlerinden ayırır. Bu
yapıda “that” kullanılamaz. Ayrıca tek virgül oldugu için ilgi zamirinden
önceki isim özel isim de degildir. Bu özellikleri ile diger yapılardan ayırt
edilir.
We will have to accros the frontier, which will be dificult. (Sınırı geçmemiz
gerekecek ki bu da çok zordur.)
He was rude to the customer officcer, which made things force. (Gümrük
memuruna kaba davrandı ki bu da isleri zorlastırdı.)
Kısaltılması:
He failed again, which upset the whole family. (O yine basarısız oldu ki bu
da tüm aileyi üzdü.)
He failed again, upsetting the whole family. (O yine basarısız oldu ki bu da
tüm aileyi üzdü.)
Aktif yapıda oldugu için kısaltmada gerund kullanıldı.
The goverment made investiment in education, leading to welfare. (Hükümet
egitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı.)
nvestiment: yatırım
Lead to: …e yol açmak
Whole: tüm, bütün (sayılamayanlarda kullanılır, the’yı basa alır. the
whole)
All: tüm, bütün (sayılabilenlerde kullanılır, the’yı sona alır. all the)
The patient didn’t respand to treatment, dissappointing all doctors. (Hasta
tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklıgına ugrattı.)
Not: Test çalısmalarında connective yapısının kısaltması virgülden
sonraki fiil bos bırakılarak çok sorulur.
lgi Zamirlerinin Kısaltmaları le lgili karısık Örnekler
t was difficult to arrange a date which was convenient for everyone.
(Herkes için uygun olan bir tarih bellirlemek zordu.)
Arrange: ayarlamak, düzenlemek, belirlemek
Convenient: uygun, elverisli
nconvenient: uygun olmayan
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 96 -
Treat: davranmak, tedavi etmek
Threaten: tehdit etmek
Threat: tehdit
lgi Zamirlerinin oldugu komplex cümleleri çevirirken ilk önce sıfat
cümlecigi gözardı edilerek kalan yapı çevrilir. Daha sonra sıfat cümlecigi
çevrilir. Sonrasında sıfat cümlecigi, ilgi zamirinin niteledigi isimden önce
söylenerek yapı çevrilmis olunur. Komplex cümleleri, bu sekilde çevirerek sık
egzersiz yapmak süratlı anlama alıskanlıgını gelistirecektir.
The man who was arrested finally confessed to being a spy. (Tutuklanan
adam sonunda bir casus oldugunu itiraf etti.)
Arrest: tutuklamak, durdurmak
Spy: casus
Confess to: itiraf etmek
We had to give up the research which we have already undertaken. (Daha
önce üstlendigimiz arastırmayı bırakmamız gerekti.)
Already: halıhazırda, …mıs bile(tek basınakullanıldıgında), daha önce
(baglantılı cümlelerde)
Research: arastırma
Undertaken: üstlenmek
My collage, with whom I have been working for long, has decided to give
in his resignation.(Uzun süredir beraber çalısmakta oldugum meslektasım
istifasını vermeye karar vermis.)
Collage: meslektas
Give in: vermek (verilen soyut bir seyse “give” nesneye “in” edatı ile
geçis yapar)
Conterpart: karsı taraf (bakanlar için)
The minister, whose life has been threatened, applied to the police for
protection. (Yasamı tehdit edilen bakan koruma için polise basvurdu.)
Protect: korumak
Protection: koruma
Expect: ummak, beklemek
Except: hariç, dısında
Treat: davranmak, tedavi etmek
Threaten: tehdit etmek
Threat: tehdit
The inflation rate, expected to be 20 %, has already passed the
target.envisioned. (% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi
geçmis bile.)
Envision: göz önüne almak, öngörmek, belirlemek
Envisage: syn envision
Target: hedef
The information we have obtained was not reliable.(Elde etmis oldugumuz
bilgiler güvenilir degildi)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 97 -
Reliable: güvenilir
Obtaine: elde etmek, saglamak
We have to find new alternative energy resources to be used instead of
fossil-fuel. (Biz, fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji
kaynagı bulmak zorundayız.)
Resourch: kaynak
Sourch: kaynak
nstead of: …nın yerine , -cek yerde
n place of: …nın yerine, -cek yerde
Renewable: yenilenebilir
PREPOSTONS
Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların
kullanımındadır. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında
gelir. Inglizce’de ise edatlar isimden önce gelirler.
Inglizce’de edatların kullanım yerleri ismin yanıdır. Ama ismi
nitelemezler. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır. Tanımından da anlasılacagı
gibi edatlar, tek baslarına kullanılmayan, bir isim ile kullanılp o ismin
anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır. Edatlar ism ile beraber
kullanıldıklarından Inglizce’de üç kullanım yerleri vardır.
1.) simler ile for money
2.) Zamirler ile for them
3.) Gerundlar ile for learning
Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkiledigi ismi bulmak
problemlidir. Çünkü edatların Inglizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir. Biz
yüze yakın sıklıkla görülebilen edatları ögrenecegiz. Basit ve komplex olmak
üzere iki gruba ayırarak edatları ögrenecegiz.
Basit Edatlar
In: içinde (sabit durumda ve dısında olmayan)
At: …de, …da
Into: içinde (harakat oldugunda)
On: üzerinde (statik olarak)
Onto: üzerinde (dinamik olarak)
Under: altında
Up: yukarıya, yukarıda
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 98 -
Down: asagıya, asagıda
After: …den sonra
Before: …den önce
With: ile
Without: …sız
Of: …nın (telafuzu hafif bir “v” sesi iledir)
Off: haricinde, dısında (tek basına kullanılmaz, degimsellesmis
kalıplarda. “of” olarak telafuz edilir.)
By: ile, tarafından, …e kadar
Near: …nın yakınında, …e yakın
Next to: …nın yanına, bitisiginde
Like: gibi
Unlike: aksine
As: olarak
From: …den, …dan, (somut olarak)
Out of: …den, …dan (soyut olarak)
Beyond: ötesinde
Behind: arkasında
Beneath: (yerin) altında
Beside: …den baska, …nın yanında
Over: üstünde (temas olmadan) “over” bir önek olarak kullanılrsa
sonrasındaki kelimeye “asırı, fazla” anlamını katar. Bu kullanımdaartık edat
degildir.
2.) Komplex Edatlar
Bu edatlarda KPDS’de bir-iki soru geliyor.
n spite of: …e ragmen
Despite:
Due to
Owing to
On account to: …den dolayı
Becouse to
n view of
KPDS’de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir.
Regarding
Concerning
As regards: …e ilskin
With regard to
About
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 99 -
n case: …durumunda
n the event of
n terms of: itibariyle, bakımından
With respect to: …e göre (kıyaslamada)
According to: …e göre (görüs belirtirken)
n addition to: …e ilaveten
nstead of …nın yerine, …cek yerde
n place of
Rather than: …den ziyade
Apart from: …den baska
Prior to …den önce
Before
Unlıke
n contrast to …nın aksine
Different from
As well as: hem…….hem, yanısıra
n relation to …e oranla
n proportion to
For my part: bana göre
By way of: yoluyla
By means of: vasıtasıyla
Except = except of:…hariç, …dısında
From the point of view of
n terms of bakımından
With regard to
For my part bana göre
As far as I am concerned
As well as
n addition to ayrıca, yanısıra
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 100 -
Besides
Appart from
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 101 -
Çarsamba. 09. 02.2000
NOUN CLOUSES
Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. Önce
mantıgını kavramak gerekir. Sıfat Cümleciklerinde bir isim bir sıfat sözcügü
gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu. Noun Clouses’larda ise
kullandıgımız isimler (veya zamirler) bu cümlecikten etkilenirler.
Bir cümlede isimler özne, nesne ve tümleç durumundan biri ile
kullanılabilirler. Demekki Noun Clouses’lar (ismin yerine
kullanıldıklarından) da bir complex cümlede özne, nesne veya tümleç olarak
kullanılabilirler. Bu durumda isim bir kelime ile degil de bir cümlecik ile
ifade edilmis olur. Baska bir degisle bir ismin kullanılabildigi her yerde bir
Noun Clouses kullanılabilir.
Bunu nglizce’deki cümle kurulusu üzerinde gösterecek olursak;
S V O Tümleç
Bu cümle yapısında bir noun clause S, O ve tümleç durumundan biri ile
ifade edilebilir.
I know his failure. (Ben onun basarısızlıgını biliyorum.)
Bu cümledeki “failure”(basarısızlık) kelimesi isimdir ve cümlede nesne
konumunda kullanılmıstır. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir.
Dolayısıyle bu cümlecik bir noun clause olmus olur ve nesne durumunda
kullanılmıs olur. “failure” ismi yerine “he has failed”(O basarısız olmus)
cümlecigini kullanabiliriz. Ancak burada iki cümlecik oldugu için bu iki
cümleyi baglayacak bir baglaca ihtiyacımız vardır. Bu sekilde cümlemiz;
I know that he has failed. (Biliyorum ki o basarısızdır.)
Yalnız bu çeviri konusma dili için geçerlidir. Yazı dilinde ve sınavda
kesinlikle böyle çevirmiyoruz. Baglacın anlamını “ki” olarak degil de
cümlecige yükleyerek çeviririz. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi su
sekilde çevirebiliriz:
Onun basarısız oldugunu biliyorum.
Not: Yan cümleciklerin türkçeye çevrilirken öznenin “ın” eki alarak
çevrildigini hatırlayınız. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu islerken temel
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 102 -
cümle, yan cümlecik gibi kavramları da görecegimizden bunlara hakim olmak
gerekir.
sim Cümlecikleri le Kullanılan Baglaçlar
sim cümlecikleri ile üç tür baglaç kullanılr.
1. ) That: -ki (En çok kullanılan baglaçtır. Olaya tek yönlü bakar.)
2. Whether: …ip …imedigi (Olaya iki yönlü bakar. “or not” ile beraber de
kullanılabilir.)
3. Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde baglaç olarak
kullanılabilir.
Bu baglaçların anlamları farklı ama kullanılıs biçimleri aynıdır. Bu
nedenle en sık kullanılan “that”i önce iyi ögrenecegiz. “that”in kullanımı iyi
çözülünce sistem aynı oldugu için digerleri de rahat bir sekilde anlasılır.
THAT
Daha önce de söylendigi gibi Noun Clouses’lar (NC) complex bir
cümlede üç durumda kullanılabilirler. Simdi bunları madde madde
inceleyelim:
A) Özne Olarak sim Cümlecikleri
Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle söyledir:
It is + (sıfat) that + NC
Böyle bir cümle kurulusu görüldügünde, bu bir isim cümlecigidir ve
özne durumunda kullanılmıstır diyebiliriz.
It is clear that he will confess to his guilt. (Onun suçunu itiraf edecegi
açıktır.)
Özne durumundaki NC’lar “what” sorusuna cevap verirler. Örnegin bu
cümleye sorarsak;
What is clear? That he will confees to his guilt (Onun suçunu itiraf
edecegi) seklinde cevap alırız.
Inglizce’de normalde bir cümlede özne cümlenin basındadır. Bu
nedenle yukarıdaki cümle kurulusunun ikinci bir alternatifi de vardır. Orijinal
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 103 -
kullanım da ikinci kullanımdır. Birinci kullanımda özne sona alındıgı için
çekili fiile bir özne gerekliliginden “it” özne olarak kullanılmıstır. Burada “it”
asıl öznenin yerini tutar. kinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceginden
artık “it” kullanımına gerek yoktur. Inglizce’de asıl kullanım ikinci dedigimiz
kullanımdır. Ama zor oldugu için birinci kullanım daha yaygındır. Bu
durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı sekilde yazılabilir. Simdi
yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım:
It is clear that he will confess to his guilt. (Onun suçunu itiraf edecegi
açıktır.)
That he will confess to his guilt is clear. (Onun suçunu itiraf edecegi açıktır.)
Her iki kullanımda da anlamı aynıdır. KPDS’de cümlelerin % 90’nı bu
yapıdadır. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir.
It is difficult that he will give it up. (Onun ondan vazgeçecegi zordur.)
That he will give it up is difficult. (Onun ondan vazgeçecegi zordur.)
Böyle cümleleri “vazgeçmesi” seklinde de çevirebiliriz.
It was very hard that we overcame this issue. (Bu meselenin üstesinden
gelmek çok zordu.)
That we overcame this issue was very hard. (Bu meselenin üstesinden
gelmek çok zordu.)
It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki
bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir. Ayrıca yine
biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eger aktif ise “gerund” eger
passive ise “V3”kullanılıyordu. Demekki formüldeki sıfat yerine bir gerund
veya bir V3 de kullanılabilir.
It is expected that they will resume peace talks. (Onların barıs
görüsmelerine yeniden baslayacakları beklenilmektedir.)
That they will resume peace talks is expected. (Onların barıs görüsmelerine
yeniden baslayacakları beklenilmektedir.)
Resume: yeniden baslamak (restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır.
KPDS’de çok geçer.)
It is known that our world is round (Dünyamızın yuvarlak oldugu biliniyor.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 104 -
It is suprising that he has escaped. (Onun kaçısı sasırtıcıdır.)
Bu yapılarda iki cümlecik oldugu için haliyle zaman uyumu da
aranmalıdır. Simdilik sadece gramatikal boyut ile ugrasacagız. Zaman
uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak ögrenecegiz.
B) Nesne Olarak sim Cümlecikleri
Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır. Cümlede nesne
konumunda bir isim yerine bir isim cümlecigi kullanılır.
We learnt that they had agreed on the matter.(Onların mevzuda hemfikir
olduklarını ögrendik.)
Nesne yapısındaki isim cümlesini, yükleme kimi, neyi, kime, neye
sorularını sorarak bulabiliriz. Bu yapının tek kullanımı vardır. sim cümlecigi
özne durumundaki gibi hareket edemez.
The judge decided that the suspect was innosent. (Hakim zanlının masum
olduguna karar verdi.)
The judge decided this. (Hakim buna karar verdi.)
Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne “this” dir ve tek bir kelimeden
olusmustur. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümlecigidir.
Nesne harakatinin her iki cümlede aynı olduguna dikkat edininiz.
Suspect: zanlı, süpheli
nnosent: suçsuz, masum
Judge: hakim, yargılamak
C) Tümleç Olarak sim Cümlecikleri
Tümleçler, özne, yüklem ve nesne dısında cümleyi tamamlayan
yapılardır. Inglizce’de “be” ve “become” (olmak) fiillerinden sonra gelen
kelimeler tümleçtirler.
My father is an engineer. (Benim babam bir mühendistir.)
My advantage is that I can speak three foreign languge. (Benim avantajım
üç dili konusabilmemdir.)
My belief is that yo will get over this problem. (nancım sizin bu sorunu
asacagınızdır.)
Get over: üstesinden gelmek
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 105 -
Their claim is that the minister got involve in corruption. (Onların iddiası
bakanın yolsuzluga karısmasıdır.)
Get involve in: …e bulasmak (daima nesneye in ile geçer.)
Corrupton: bozulma, yolsuzluk
Whether = If
….ip ….imedigi anlamında olup, olaya iki yönlü bakan bir baglaçtır.
Whether baglacı bazen “or not” da alabilir. Genellikle “or not” ifadesi
parantez içinde verilir. Bu baglacın degisik konumlu isim cümleciklerindeki
kullanımını görelim.
It is not known whether he has ratified the bill. (Onun yasa tasarısını
onaylayıp onaylamadıgı bilinmiyor.)
Ratify:
Specify:
Approve of: onaylamak
Notify:
Yukarıdaki cümleyi (isim cümlecigi özne konumunda oldugu için) su
sekilde de yazabiliriz. Anlamı aynıdır.
Whether he has ratified the bill is not known.
Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümlecigi basa alınırsa bu
kullanımda baglaç olarak “If” kullanılamaz.
I am not sure whether he has accepted the offer.(Onun öneriyi kabul edip
etmediginden emin degilim.)
No one knows whether they live in the country or not. (Onların ülkede
yasayıp yasamadıklarını kimse bilmiyor.)
My doubt is whether they will stay or not. (Benim kuskum onların kalıp
kalmayacagıdır.)
Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde baglaçlardan sonra daima bir
özne vardır.
Pazar 13. 02. 2000
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 106 -
Soru Kelimelerinin sim Cümleciklerinde Baglaç Olarak Kullanılması
Questıon Words (QW)
What: ne
Where: nerede, nereye
When: ne zaman
Who: kim
Whom: kimi, kime
Fram whom: kimden
With whom: kiminle
To whom: kime
Whose: kimin
Which: hangi
How: nasıl
Why: niçin
How many: kaç tane, ne kadar, kaç (sayılabilenler için)
How much: kaç tane, ne kadar, kaç (Sayılamayanlar için)
How long: ne kadar (zamanı sorar)
How far: ne kadar (mesafeyi sorar)
How often: ne kadar (frekansı sorar)
sim cümleciklerinde QW’ların kullanımını, normal soru cümleleri ile
karıstırmamak gerekir. Bir soru cümlesinde QW’lar daima cümlenin basında
söylenir ve cümle sonunda soru isareti vardır. Sour sözcügü olsun veya
olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır.
Bazen bu kural konusma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru oldugunu
hissettirecek bir vurgu mutlakavardır.
What can I do for you? (Sizin için ne yapabilirim?)
Where are you going? (Nereye gidiyorsun?)
When will you come back? (Ne zaman döneceksiniz?)
How long will you be staying here? (Burada ne kadar süre kalacaksınız?)
Soru cümlelerini, QW’ların baglaç olarak kullanıldıgı isim cümlecikleri
ile bu sekilde ayırabilmek gerekiyor. Bu da yardımcı fiilin kullanımı,
QW’ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?’nin kullanımını
hatırlayarak yapilabilir.
Simdi QW’ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını
görelim.
a) Özne olarak;
t is not known where he hides.(Onun nereye saklandıgı bilinmiyor.)
Hide: saklanmak
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 107 -
Bu kullanımda QW’un baglaç niteliginin görülmesi gerekir. Dikkat
edilirse QW’dan sonra cümle sonuna ? konulmamıstır. Ayrıca yardımcı fiil
özneden önce yazılmamıstır. O zaman “where” baglaç olarak kullanılmıstır
diyoruz.
Burada önemli bir özelligi de hatırlatmak gerekiyor. Complex bir
cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. Eger böyle bir cümlede soru
formu olusturulmak istense bu degisiklik yan cümlecikte degil, temel cümlede
yapılır.
s it not known where he hides? (Nereye saklandıgı bilinmiyor mu?)
Özne olarak kurulmus bir isim cümleciginde özne hareketini
hatırlayarak cümlemizi diger alternatifi ile yazalım.
Where he hides is not known? (Onun nereye saklandıgı bilinmiyor.)
Bu complex cümleyi soru yaparsak;
s where he hides not known? (Onun nereye saklandıgı bilinmiyor mu?)
t is not obvious what he will do. (Onun ne yapacagı belli degil.)
t was uncertain how long they would stay there. (Orada ne kadar kalacagı
belli degildir.)
Obvios: belli, apaçık
Obviousness: besbellilik
Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. Anlamdan
temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir. Geçmisteki
olay ,öncesi sonrası durumunu iyi bir sekilde irdeleyip sonuca gidebilmek
gerekir.
t was not known how the had committed the crime. (Onun suçu nasıl
isledigi bilinmiyor.)
Was not known bilinmiyor, meçhul
Was unknown
b) Nesne Olarak;
I don’t know where he is working now. (Onun simdi nerede çalıstıgını
bilmiyorum.)
Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uymu
vardır. Bunun çevirisi degil de inglizce mantıgı önemlidir. Zaman tespitinde
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 108 -
hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat
etmek gerekiyor.
We couldn’t learn how this event happened. (Bu olayın nasıl olustugunu
ögrenemedik .)
She didn’t decide where we had to met. (O nerede bulusmamız gerektigine
karar veremedi.)
c) Tümleç Olarak;
Uor doubt is who killed the man. (Süphemiz adamı kimin öldürdügüdür.)
I am anxious to know how much he earns by month. (Aylık olarak ne kadar
kazandıgını ögrenmeye can atıyorum.)
Anxious: endiseli
Anxious + full nfinitive: …meye can atmak
It is expected that the embargo will lifted next year. (Ambargonun gelecek
yıl kaldırılacagı umuluyor.)
t was climed that the minister had embezzled money. (Bakanın zimmetine
para geçirdigi iddia edildi.)
Embezzle: zimmete para geçirmek
The two sides announcedthat they had signed an aggrement. (Her iki taraf
bir anlasma imzalamıs olduklarını bildirdiler.)
Announce: bildirmek, ilan etmek
We feared that he results could be negative. (Sonuçların negatif
olabileceginden korktuk.)
Fear: korkmak
Fearless: korkusuz
It is said that he can be detained. (Onun gözaltına alınabilecegi söyleniyor.)
***Not: Modal’ların (Özellikle “can ve may”)baglaç ile aktarıldıgı zaman
çevirisinde bir “…ecek, …acak” anlamı katıldıgına dikkat ediniz.
Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır?
Bunu bir örnekle açıklayalım:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 109 -
I bought this present last year in taly. (Ben bu hediyeyi geçen yıl talya’dan
aldım.)
Bu cümlemizin ögelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç (Zaman zarfı+yer
zarfı) seklinde sıralandıgına dikkat ediniz. Ayrıca “bir cümledeki her ismin
yanına bir Noun Clause gelebilir” özelliginin hatırlayınız. Cümlemizdeki “the
present” isminden sonra bir Noun Clause yazarsak; zaman zarfı ve yer zarfı
NC’a ait olacagından cümle sonuna atılır. Bu yüzden de temel cümlecik kısa
olur.
No one knows How this problem can be resolved. (Kimse bu problemin
nasıl çözülebilecegini bilmiyor.)
Subjunctive Mood (stek kipi)
Türkçe’de dilek kipi “…mesi, …ması” seklindedir. Mümle olarak
örneklersek; Ben Ali’nin burda olmasını istiyorum. Doktor O’na
dinlenmesini söyledi, gibi.
ngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldıgı belli fiiller vardır.
Bunların sayısı 15’tir. Eger bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan
cümlecikte SM kullanımını isterler. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde
yazacagız.
1.) Asagıdaki Fiillerden sonra
stemek Fiilleri:
Desire
Request
Ask
Beg
Urge
Demand
Önermek Fiilleri
Recommend
Advise
Propose
Suggest
Geri kalan bes fiil bir grup halinde verilemiyeceginden ayrı yazacagız.
nsist: ısrar etmek
Prefer: tercih etmek
Require: gerektirmek
Order: emretmek
Move: hareket etmek (pek kullanılmaz.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 110 -
nglizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. Bunlar temel cümslede
olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır.
The doctor recommended that he should rest as much as possible. (Doktor
O’na mümkün oldugu kadar dinlenmesi gerektigini tavsiye etti.)
nglizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır. Yalnız
“should”un kullanılması obsiyoneldir. Yani olsa da olur olmazsa da. Bu
nedenle yukarıdaki cümleyi su sekilde de yazabiliriz:
The doctor recommended that he rest as much as possible. (Doktor O’na
mümkün oldugu kadar dinlenmesini tavsiye etti.)
Görüldügü gibi “should”un kullanılmaması durumunda sonrasındaki
fiil çekilmemis gibi görünür. Yani “bare infinitive” olarak kalır. “should”un
kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir. KPDS’de bu fiil bos bırakılarak
sorulur. Önemlidir, iyi ögrenmek gerekir. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken
“should”un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “…mesi,
…ması” seklinde çeviririz.
I insisted that my son (should) be a doctor. (Oglumun bir doktor olmasında
ısrar ettim.)
***Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldıgına dikkat ediniz.
The committee requisted that the documents (should) be summitted until
tomorrow. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi.)
I advised her that she ……………breakfast early. Bos olan yere ne gelmelidir?
have
has
had
to have
has had
“have” dogru cevap olur. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin
olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. Bu nedenle asıl olması
gereken “should have” dir. “should” kısaltıldıgından dogru cevap “have” olur.
Çok dikkatli olmak gerekir.
I advised her that she have breakfast early. (Erken kahvaltı yapmasını
önerdim.)
2.) Asagıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 111 -
Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu
madede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. SM’ un kullanıldıgı
en önemli sıfatlar sunlardır:
Önemli Sözcükleri
mportant
Crucial
Vital
Significant (anlamlı)
Gerekli Sözcükleri
Necessary
mperative (zorunlu)
Mandatory (zorunlu)
Essential
possıble
nglizce’de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler
It is necessary that he (should) work hard. (Onun sıkı çalısması gerekir.)
It is essential that our environment be protected. (Çevremizin korunması
temeldir.)
Protect, Preserve, Conserve: korumak
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 112 -
Çarsamba 16. 02. 2000
Örnek Noun Clouses ve Relative Pronouns Cümleleri
It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near
future. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacagı tahmin
ediliyor.)
Sanction: yaptırım, müeyyide (Önemli bir kelimedir, KPDS’de çok sık geçer)
Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat
yazılabilir. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat
cümlecigi (RP) bir sıfat kelimesinin yaptıgı görevi bir cümlecik olarak
yapabilir. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu
niteleyecek bir RP cümlecigi yazarak cümlemizi çevirecek olursak; (Kalın ve
italik yazılan cümlecik kısaltılmıs bir RP cümlecigidir.)
It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be
lifted in the near future. (Sırbistan’a uygulanan konomik yaptırımların yakın
gelecekte kaldırılamayacagı tahmin ediliyor.)
mpose on: …e empoze etmek, uygulamak
***Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çogunlugu bu yapıdadır. Böyle
cümleleri iyi çalısmak sınavda büyük kolaylıklar saglar.
Pose
Bırakmak, tutmak anlamında olan bu kelima kökünden bir çok kelime
türetilmistir.
mpose: im: içine, pose: bırakmak. mpose:içine bırakmak, empoze
etmek, uygulamak
Expose: ex:dıs, pose: bırakmak. Expose: dısarıya bırakmak, maruz
bırakmak
Repose: dinlenmek
Compose: birlestirmek
Dispose: sıralanmak, düzenlemek
Oppose: karsı koymak
Prepose: önceye bırakmak
Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 113 -
t was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in
adequancy of measure. (Önlemlerin yetersizliginden dolayı uçagın bir saat
geç kalkmıs oldugu rapor edildi.)
Take off: havalanmak
Doe to: …den dolayı
Adequate: yeterli, uygun, elverisli
Adequancy: yeterlilik
nadequancy: yetersizlik
Measure: tedbir, önlem (ölçme, ölçmek anlamı var ve karıstırılabilir diye
KPDS’de çok geçen bir kelimedir.)
Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmıs bir RP cümlecigi olan
“taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım:
t was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in
adequancy of measure taken. (Alınan önlemlerin yetersizliginden dolayı
uçagın bir saat geç kalkmıs oldugu rapor edildi.)
The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated
immediately. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal bosaltılmasını
önerdi.)
***Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız.
Rescue: kurtarma(k)
Evacuate: bosaltmak, tahliye etmek
Calamity: felaket
Diseaster: felaket
We aware that it is rather dificult to draw some conclusion fram the data.
(Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor oldugunun farkındayız.)
To be aware of: farkında olmak, haberdar olmak
***Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı.
Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadıgını diger tüm NC
baslaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız.)
“Data”dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım:
We aware that it is rather dificult to draw some conclusion fram the data
presented by the committe. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı
sonuçlar çıkarmanın oldukça zor oldugunun farkındayız.)
Clude
“Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmistir.
Conclude: sonucuna varmak
Conclusion: sonuç
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 114 -
Conclusıve: sonuca götüren, somut
nconclusive: sonuca götürmeyen, somut olmayan
nclude: dahil etmek, içermek
Exclude: hariç tutmak
Preclude: engel olmak
The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the
result desired. (Bilimadamları, bu tedavinin arzulanan sonuçları
gerçeklestirip gerçeklestiremeyeceginden emin degiller.)
Hatırlanacagı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler
için “V3” kullanılayordu ve bunlar bir sıfat sözcügü gibi niteledikleri ismin
önüne yazılabiliyordu. Simdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım.
The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the
desired result.(Bilimadamları, bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçeklestirip
gerçeklestiremeyeceginden emin degiller.)
t was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in
adequancy of taken. measure (Alınan önlemlerin yetersizliginden dolayı
uçagın bir saat geç kalkmıs oldugu rapor edildi.)
Görüldügü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcügünün yaptıgı hareketi
yapabilirler.
The industrialists entering this market claim that a fierce competition will
occur in the month ahead. (Bu piyasaya giren sanayiciler, önümüzdeki
aylarda acımasız bir rekabetin meydana gelecegini iddia etmektedirler.)
Market: pazar, piyasa
Fierce: acımasız
Competition: rekabet
Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek
gerekir. Çünkü bu iki konu Inglizce’nin en karmasık konularıdır.
He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was
conducting would last(O yapmakta oldugu deneyin ne kadar sürecegini bize
söylemeye oldukça isteksizdi.)
Bu cümlenin, “us” ve “how long the experiment he was conducting
would last” olmak üzere iki nesnesi vardır. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC
cümlecigidir. Böyle iki nesneli cümlelerde karısıklıgı önlemek için NC
nesnesi sonra söylenir.
t is reported that the election to be held next week may be postponed
(Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebilecegi bildirilmektedir.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 115 -
They said that there were other methots which we could resort to. (Onlar,
bizim basvurabilecegimiz baska metotların oldugunu söylediler.)
Resort to: basvurmak, müracaat etmek (syn: apply. Soyut anlamda
basvurmak. KPDS’de çok geçer.)
Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir.
We are unable to convince the patient that he could recover soon. (Biz
hastayı kısa sürede iyilesebilecegine inandıramadık.)
Convince: inandırmak
Recover: iyilesmek
Soon: sonra, kısa süre
Cover: kapatmak
Uncover: açmak
RP veNC konuları nglizce’nin en karmasık konularıdır. Bu konuda
geçen örnekleri iyi ögrenmek konunun anlasılmasında kolaylık saglayacaktır.
Bir sonraki konumuz NC’larda kısaltmalar olacaktır. NC’larda kısaltma
yapılırken mastarlardan faydalanılır. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık
anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim.
Bir cümlede mastarlar iki degisik formda kullanılabilirler. Bu iki
formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacagından mastarlar dört
sekilde kullanılırlar.
Aktif Pasive
Simple nfinitive: to see (görmek) to be seen (görülmek)
Perfect nfinitive: to have seen(görmüs olmak) to have been seen
(görülmüs olmak)
to speak to be spoken
to have spoken to have been spoken
Pazar. 20. 02. 2000
We decided to improve the installation. (Biz tesisleri gelistirmeye karar
verdik.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 116 -
nstallation: tesis, tesisat, montaj
Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. Ama biz bunu
bilmeden de simdiye kadar böyle cümleleri kullandık. Çevirisini de rahatlıkla
yaptık. Yine asagıda yazacagımız cümlede de bir NC kısaltması vardır.
I don’t know what to do. (Ben ne yapacagımı bilmiyorum.)
t is understood that he has studıed in Germany.(O’nun Almanya’da
ögrenim görmüs oldugu anlasılıyor.)
***Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir.
Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır.
t is statedthat agreement will be signed. (Anlasmanın imzalanacagı ifade
ediliyor.)
State: ifade
Statement: ifade
t is suspected that he is in the USA. (O’nun USA’da oldugundan
süpheleniliyor.)
Temel cümlenin zamanı simple present, yan cümlenin zamanı simple
present. Çünkü zamanlar çakısıyor. Yani yan cümlecigin zamanı temel
cümlenin zamanından önce ise perfect, conra ise future, aynı ise aynı tense
kullanılır.
Aktif Pasive
Simple nfinitive: to see (görmek) to be seen (görülmek)
Perfect nfinitive: to have seen(görmüs olmak) to have been seen
(görülmüs olmak)
to speak to be spoken
to have spoken to have been spoken
Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma
yapılır. Simdi bu kısaltmanın nasıl yapıldıgını görelim
1.) Özne yapısında
t is claimed that he be released the next mounth. (O’nun gelecek hafta
serbest bırakılacagı iddia ediliyor.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 117 -
NC’larda kısaltma, yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. NC’larda
baglaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. Kısaltma yapılırken “he”
öznesi cümlenin basına çekilir, baglaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to)
kullanılır. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmıs biçimi ile yazalım.
He is claimed to be released the next month. (O’nun gelecek hafta serbest
bırakılacagı iddia ediliyor.)
NC kısaltmaları çok iyi çalısılması gereken bir konudur. Özne
hareketine ve mastar dönüsümüne iyi hakim olmak gerekir. Kısaltma ile
komplex cümle tek bir cümleye indiginden artık baglaca da gerek yoktur.
t is reported that the minister has approved of the proposal. (Bakanın
öneriyi onaylamıs oldugu belirtilmektedir.)
Kısaltma
The minister is reported to have approved of the proposal. (Bakanın
öneriyi onaylamıs oldugu belirtilmektedir.)
t is said that they have been cought by the police. (Onların polis tarafından
yakalanmıs oldukları söyleniliyor.)
Kısaltma
They are said to have been cought by the police. (Onların polis tarafından
yakalanmıs oldukları söyleniliyor.)
***Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur.
Konusma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır.
Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım
1.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı bos bırakılarak sorulur.
2.) Cümlenin kısaltılmıs seklini verip esanlamlısını sorabilirler.
3.) Çeviride sorulabilir.
4.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur. Sınavda kritik yerlerde oldukça
sık geçen bir cümle kalıbıdır.
t is feard that the boy will be killed. (Çocugun öldürüleceginden
korkuluyor.)
Biçimlendirilmis: Girinti: Sol:
0 cm, Asılı: 0,63 cm, Numaralı
+ Düzey: 1 + Numaralandırma
Stili: 1, 2, 3, … + Baslangıç: 1
+ Hizalama: Soldan +
Hizalandıgı yer: 0 cm + Sekme
baslangıcı: 0,63 cm + Girinti
yeri: 0,63 cm
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 118 -
Kısaltma
The boy is feard to be killed. (Çocugun öldürüleceginden korkuluyor.)
t is expected that inflation will drop. (Enflasyonun düsecegi umuluyor.)
Kısaltma
nflation is expected to drop. (Enflasyonun düsecegi umuluyor.)
Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok
önemlidir. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu, yüklemden etkileniyor mu
sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar
kullanılır.
He is stated to have fled the country. (Onun ülkeden kaçmıs oldugu
belirtiliyor.)
Flee: kaçmak, terketmek
Leave: ayrılmak, terketmek (Aslında ikisi de “terketmek” anlamındadır.
“from” edatını istemezler. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerktigi
hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır.)
The results of the election are reported to be announced tomorrow. (Seçim
sonuçlarının yarın ilan edilecegi bildirilmektedir.)
Cümlenin kısaltma öncesi
t is reported that the results of the election will be announced tomorrow.
(Seçim sonuçlarının yarın ilan edilecegi bildirilmektedir.)
The manager is said to have been involved in illegal affairs. (Müdürün yasa
dısı islere bulasmıs oldugu söyleniliyor.)
Cümlenin kısaltma öncesi
t is said that the manager has been involved in illegal affairs. (Müdürün
yasa dısı islere bulasmıs oldugu söyleniliyor.)
nvolve: içermek, kapsamak
nvolve: karıstırmak, bulastırmak
nvolve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı
ile nesneye geçer.)
Affair: olay, is
The agreement is reported to have been signed by both side. (Anlasmanın
her iki tarafça imzalanmıs oldugu bildiriliyor.)
Cümlenin kısaltma öncesi
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 119 -
t is reported that the agreement has been signed by both side.
(Anlasmanın her iki tarafça imzalanmıs oldugu bildiriliyor.)
Seem, Appear, Look
Üçü de “görünmek” anlamındadır. Bu üç fiil NC yapısı içinde
kullanılabilirler. Anlam olarak pasiflik durumları oldugu için ayrıca pasif
yapılmazlar.
t seems that he has passed the exam. (Onun sınavı geçmis oldugu
görünüyor.)
Kısaltma
He seems to have passed the exam. (Onun sınavı geçmis oldugu görünüyor.)
Pass: geçmek
Passage: geçit, pasaj
***Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem, appear, look fiillerinden
sonraki kısım bos bırakılarak mastar kalıbı sorulur. Daha önce bu kullanımda
geçen “it is V3” kullanımının mantıgı ile çözülür.
They seem to move to another town next year. (Onların gelecek yıl baska
bir kasabaya tasınacakları anlasılıyor.)
Cümlenin kısaltma öncesi
t seems that they will move to another town next year. (Onların gelecek yıl
baska bir kasabaya tasınacakları anlasılıyor.)
Your family seems to be extremely happy .(Ailenizin son derece mutlu
oldugu börünüyor.)
Cümlenin kısaltma öncesi
t seems that your family is extremely happy. .(Ailenizin son derece mutlu
oldugu börünüyor.)
She seems to have won the prize. (Onun ödülü kazanmıs oldugu görünüyor.)
Cümlenin kısaltma öncesi
She seems that she has won the prize. (Onun ödülü kazanmıs oldugu
görünüyor.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 120 -
Diger NC Kısaltmaları
3. ) Nesne Yapısında
We can not decide whether we wiil stay at home or go out. (Evde mi
kalacagız dısarıya mı gidecegiz karar veremiyoruz.)
Kısaltma
We can not decide whether to stay at home or to go out. (Evde mi kalacagız
dısarıya mı gidecegiz karar veremiyoruz.)
Böyle yapılarda baglaç anlamını cümleye kattıgı için kısaltılamaz.
Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldıgı gibidir.
He doesn’t where to go (O nereye gidecegini bilmiyor.)
Cümlenin kısaltma öncesi
He doesn’t where he wiil go (O nereye gidecegini bilmiyor.)
3.) Tümleç Yapısında
My job is that I teach English (sim nglizce’yi ögretmektir.)
Kısaltma
My job is to teach English (sim nglizce’yi ögretmektir.)
Görüldügü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldıgı yapıda da
kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır.
Çarsamba. 23. 02. 200
CONDITIONAL SENTENCES
Sartlı cümleler demektir. Bunlar genellikle her dilde üç temel sekilde
söylenirler. Sartlı cümle yapısının nglizce ve Türkçe kullanımları arasında
bazı farklılıklar vardır. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak.
Kullanımda aralarındaki farklılıgı ve nglizce mantıgını kavramak gerekir.
Türkçe Uygulaması
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 121 -
A- 1)Gerçeklesebilir sart cümlecigi: Çalısırsan ögrenirsin, Yarın gelirsen
çalısabiliriz, vb. Görüldügü gibi bu yapıda sart yerine getirilecegi taktirde
temel istenen gerçeklesebilir. Bu nedenle bu yapıya “Real Yapı” denir.
B) Gerçeklesemeyen sart cümlecigi: Bu yapı iki sekilde kurulur Bunlarda
sartın yerine getirilme olanagı olmadıgı için temel istenenin
gerçeklesmeyecegi yapılardır. Bu nedenle bunlara “Unreal Yapılar” denir.
2)Çalıssaydın ögrenirdin. Görüldügü gibi geçmis zamanda birinci maddenin
uygulanmasıdır.
3)Çalısmıs olsaydın ögrenmis olurdun.
Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçeklesebilir.
Unreal yapılarda ise cümle kurulusu anlamla terstir. Yani cümle kurulusu
olumlu iken anlam olumsuz; cümle kurulusu olumsuz iken anlam olumludur.
Peki bu açıklama neye yarar?
Sartlı cümlelerin nglizce mantıgı için bu açıklama gereklidir. Çünkü
unreal yapılarda zamanlarreal zamanlara göre bir önceye çekilerek söylenir.
Türkçe’de Type 2 ve Type 3 ün kullanımı hemen hemen aynıdır.
Aradaki ayırım çok net degildir. Rahatlıkla birbirlerinin yerine
kullanılabilirler. Türkçe’de durum böyle iken nglizce’de neden iki type’e
gerek duyulmustur?
nglizce’de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı seylerdir.
Type 2: çinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal
yapılardır. Sınıfta olmasaydık, yarın geleceksen gibi
Type 3: Geçmisteki bir olayın aktarıldıgı unreal yapıdır. Eger aktarılacak olay
geçmiste ise mutlaka type 3’e gidilmelidir. Geçen yıl mezun olsaydın, dün
gelseydin gibi
***Not: Türkçe’de baglaçların anlamları yükleme yüklenerek söylenir.
Gelse çalısırken gibi. nglizce’de ise baglaçlar ayrı bir kelime olarak
kullanılır. if, while, when gibi. Baglaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır.
Simdi Sart Cümlelerinin nglizce kuruluslarını görelim:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 122 -
Type 1
f you study, you will learn (Çalısırsan ögrenirsin.)
f +Simple Present, +Simple Future
Type1’i formüllestirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. Genel
kullanımı verildigi gibidir. Type1’de eger aktarılan olay genel bir ifade ise
temel Cümlecikte de Simple present olabilir. Ama bu istisnai bir durumdur.
Genelde kullanımı verildigi gibidir.
Type 2
f you studied, you would learn (Çalıssaydın ögrenirdin.)
f + Simple Past , + would +V1
Genel kullanımı formüldeki gibidir. f’li cümlecikte bir present etkisi
vardır. Çünkü olay su an ve gelecek ile ilgilidir. Ama unreal yapı oldugu için
geçmise çekilerek aktarılıyor.
Type 3
f you have studied, you would have learnt.(Çalısmıs olsaydın ögrenmis
olurdurn.)
f +present perfect, + would have V3
Özet olarak;
Type 1: f + Simple present, +will + V1
Type 2: f + Simple past, +would + V1
Type 3: f + Presentperfect, +would + Have V3
Sart cümlelerinin informal olarak degisik kullanımları varsa da asıl
gramatikal boyutu açıklananlardır. KPDS’de mutlaka anlatılan sekilde gelir.
Sınavda 7-8 soruyu ilgilendiren bir konudur. Mutlaka iyi bilmeli.
Type 1
f the goverment takes stricter measures, the inflation will drop. (Hükümet
daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düsecek.)
f you learn a foreign language, you will find a good job easily. (Bir yabancı
dil ögrenirsen kolayca bir is bulursun.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 123 -
***Not: Sartlı cümlelerde çeviriden ziyade yapının nglizce boyutunu
kavramak gerekir. Olay ne zaman olmus, gerçeklesebilir mi, gerçeklesemez
mi? Yapıya bu sekilde yaklasmak gerekir.
I will help you with this matter if you call me next week. (Gelecek hafta beni
ararsan, sana yardım edecegim.)
Görüldügü gibi “if” baglacı arada da yazılabilir. Main Clause ve f
Clause’den hangisinin basta söylenecegini vurgu belirler. Hangisi
vurgulanacaksa o önce söylenir. Baglaç arada iken virgüle (,) gerek yoktur.
Çünkü baglaca kadar olan kısım main clause, baglaçtan sonraki kısım if
clause’dır. f clause cümlecigi basta ise bu cümlecigin sınırını belirlemek için
virgül (,) kullanılır.
Help+s.o: birine yardım etmek
Help+so+with+sth: birine bir sey için yardım etmek
Type 2
f I knew some English now, I would go abroad. (Eger simdi biraz nglizce
bilseydim, yurt dısına giderdim.)
f I were you, I wouldn’t accept his offer. (Yerinizde olsam onun önerisini
kabul etmezdim.)
f the next week were holiday, we would go for a picnic. (Eger gelecek hafta
tatil olsaydı, piknige giderdik.)
Görüldügü gibi type 2 su an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır.
Eger cümlede su an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2’ye
gidilmelidir.
Type 3
f ı had known that he was your friend, I wouldn’t have rejected him. (Eger
onun arkadasınız oldugunu bilseydim onu redetmezdim.)
f they had invited me, I would certainly have paticipated in their wedding
ceremony last week. (Eger beni davet etmis olsalardı , kesinlikle onların
geçen haftaki dügün törenlerine katılırdım.)
Görüldügü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmise götüren bir ifade
vardır. Bu ifade genellikle gemise yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur.
Ama dikkatli olmak gerekir. Bazen bize geçmisi hissettirecek bir zaman zarfı
yerine aynı görevi gören bir noun clouse’da verilebilir. (birinci cümlede
oldugu gibi) Ama hangi biçinde olursa olsun eger olay geçmiste olmussa
mutlaka type 3’e gidilmelidir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 124 -
Sınavda main clouse ve if clouse’ın fiilleri bos bırakılarak sorulur. Her
üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebilecegimiz bir
soru olur.
MIXED STRUCTURE
Sartlı cümlelerin karısık yapılarıdır. Belki de konunun en zor olan
kısmıdır. Bazen type 2 ve 3 karıstırılarak sorulur. Dolayısıyla mıx yapıunreal
olan iki yapı arasındadır. Bu kullanımda genellikle F Clouse type 3, Main
Clouse type 2’dir. Sınavda pek sorulmayan bir konudur. Ama KPDS’nin isi
belli olmaz. Bilinmesi iyi olur.
“Geçen yıl mezun olsaydım simdi ben de çalısırdım” ifadesi mix bir
yapıdır.
If I had graduated last year, I would work with you now. (Eger geçen yıl
mezun olsaydım simdi sizinle çalısırdım.)
Görüldügü gibi IF Clouse type 3, Main Clouse type 2’dir. Her iki
tarafta da bizi type 2 ve 3’e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz.
f he had been operated on last month, he would start to work next week.
(Eger o geçen ay ameliyat olmus olsaydı gelecek hafta ise baslardı.)
Sartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı
Modallar da daha önca anlatılan mantık içerisinde sartlı cümle
kalıplarında kullanılabilirler. Tüm if clouse type’lerinde modallar
kullanılabilir. Hem if clouse’da hem main clouse’da, sadece birisinde
olabilirler.
Type 1 can may should must
Type 2 could might ——- ——-
Type 3 could have V3 might have V3 ———– ———-
Bu yapıda sık olarak görülen “can ve may”dir. Digerlerinin sınırlı bir
kullanımı vardır. Büyük bir olasılıkla soru gelse “can ve may”den gelir.
f I had time, I could visit you. (Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirbim.)
f he had halped us, we coul dhave completed this project. (Bize yardım
etseydi bu projeyi tamamlamıs olabilirdik.)
f he could have given up smoking, he would certainly have recovered.
(Eger o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyilesirdi.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 125 -
DEVRK YAPI
Sartlı cümlelerin her üç type’inde de devrik yapı olabilir. Bu yapı
genelde konusma diline yöneliktir. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır. En
önemli devrik yapı sartlı cümlelerde olanıdır. KPDS’de kesinlikle gelir.
Mutlaka iyi bilinmelidir.
En önemli devrik yapı type 3’te olanıdır. Type 1ve 2’de pek devrik yapı
olmaz ve sınavda pek sorulmaz. Simdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları
görelim:
Type 1
Sadece “should” kullanımında devrik yapı vardır.
f you should see him, let me know. (Eger onu görecek olursan, bana bildir.)
Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf oldugunu anlarız.
Nasıl devrik yapılır?
f atılır ve should basa getirilir.
Should you see him, let me know. (Eger onu görecek olursan, bana bildir.)
Devrik yapı oldugunu nasıl anlarız?
Cümle soru formundadır ama soru isareti yok. Bu durumda tek
alternatif cümlenin devrik olmasıdır. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda
yardımcı fiil bastadır.
Type 2
Sadece were’de yapılır.
f I were you, I would not go there. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim.)
Type 1’deki gibi “if” atılır ve “were” basa getirilerek devrik yapısı
olusturulur.
Were I you, I would not go there. (Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim.)
Soru gibi göründügü halde cümle sonunda ? yoktur. O halde devrik
yapıdır diyoruz.
Type 3
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 126 -
f she had informed us, we would have taken action. (Eger o bize bilgi
vermis olsaydı, tedbirlerimizi alırdık.)
Yine aynı mantıkla devrik yapısı olusturulur.
Had she informed us, we would have taken action. (Eger o bize bilgi vermis
olsaydı, tedbirlerimizi alırdık.)
Soru seklinde olup cümle sonunda ? yoktur. Bu yüzden kesinlikle
devrik yapıdır diyoruz.
Kesinlikle sınavda sartli cümlelerin bu devrik formu sorulur. En güzel
sorusu cümle tamamlamadır. Bu durumda cümlenin soru formunda oldugunu
ve sonunda ? olmadıgını görmemiz gerekmektedir. Bunu görebilirsek soruyu
çözmüsüz demektir. Hemen cümlenin bir type 3’lü sartlı cümle oldugunu ve
zaman uyumunun buna göre yapılması gerektigini anlarız.
Had she informed us,
…………………………………………………………………………………..
Bu sekilde cümleyi bos bırakıp sorarlar.
Pazar. 27. 02. 2000
f she continues to underrate his abilities, he cant achieve anything. (O
yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir sey basaramaz.)
Underrate: küçümsemek
Underestimate: küçümsemek
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 127 -
Overrate:
Overestimate:
Overstate: abartmak
Exaggerate:
Enhance:
f I were you, I wouldn’t miss such an opportunity. (Yerinizde olsaydım
böyle bir fırsatı kaçırmazdım.)
Miss: özlemek, kaçırmak
f we hadn’t missed the train, we could have arrived earlier. (Eger treni
kaçırmamıs olsaydık daha erken varabilirdik.)
Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir. Sorusu az, gelme
olasılıgı zayıftır ama bilinmesi iyi olur.
f Turkey had completed her power plants long ago, this shortage of
electricity wouldn’t happen now. (Eger Türkiye enerji santrallerini yıllar
önce tamamlamıs olsaydı, simdi bu elektrik sıkıntısı (azlıgı) olmayacaktı.)
Dikkat edilirse F Clouse’da “long ago” , Main Clouse’da “now” zaman
sözcükleri vardır. Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2’ye göre
kurarız. Çünkü sart geçmiste, etkisi su andadır. Eger Main Clouse’da “now”
olmasaydı o zaman Main Clouse’da type 3’e göre kurardık.
Plant: bitki, fabrika, (elektrik) santral
Ülke, Kıta: disi olarak kabul edildiginden “her” kullanıldı.
f I had known that you were coming, I would certainly have participated
in the party. (Senin geldigini bilmis olsaydım, kesinlikle partiye katılırdım.)
Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir. Sınavda altı çizili fiil
kullanımları bos bırakılır ve sorulur. Bu cümlede bizi type üçe götüren bir
zarf sözcügü yok ama onun yerine aynı görevi gören “that you were coming”
noun clouse’ vardır. Bu sekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 128 -
Diger Sart Baglaçları
Even if: …se bile (olumsuz bir yargıya götürür.)
Only if: sadece ….se
Unless = if not: …medikçe. …mezse (olumsuz ansamı içindedir, ayrıca
“not” istemez.
Provided = Providing: …sartıyla
On condition that: …sartıyla
But for: …olmasaydı (En önemli özelligi baglaç olmamasıdır, bir
edat olmasıdır.)
Bu sart baglaçlarının hepsi de “if” ile aynı kullanıma sahiptir. f için
açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir.
Sınavda esanlamlı cümlelerde, cümle tamamlamada, gramer
sorularındavb. Dirak olarak 7-8 soru sartlı yapılardan gelmektedir. Ayrıca bu
konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar saglamaktadır.
“but for” bir edat oldugu için kendisinden sonra bir cümlecik degil de
birisim gelir.
But for your valuable contributions, we couldn’t have implemented this
scheme. (Degerli katkılarınız olmasaydı, bu projeyi gerçeklestiremezdik.)
But for’lu cümlecigin etki zamanına göre Main Clouse type 2 veya 3’e
göre kurulur. Nadir olarak type 1’de olabilir.
But for, bu kullanımı ile genellikle cümlenin basında olur. Eger cümle
ortasında ise genellikle baska anlamdadır.
Yukarıdaki but for’lu cümleyi F ile de yazabiliriz.
Type2: f it weren’t for your valuable contributions, we couldn’t implement
this scheme. (Eger degerli katkılarınız olmasaydı, bu projeyi
gerçeklestiremezdik.)
Type3: f it hadn’t been for your valuable contributions, we couldn’t have
implemented this scheme. (Eger degerli katkılarınız olmasaydı, bu projeyi
gerçeklestirememis olurduk.)
Unless the goverment can curp inflation, the parties in the coalition may face
great trouble in the next election. (Hükümet enflasyonu durduramadıkça
(durdurmazsa) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile
yüz yüze gelebilirler.)
Curp: durdurmak
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 129 -
Unless he cut down on smoking, he will get seriously ill soon. (O sigara
içmeyi kısmadıkça, ciddi bir sekilde hastalanacak.)
Cut down on: (bir seyi) kısmak
Unless the workers are satisfied with their salaries, no one can stop them
going on strike.(Eger isçiler maasları konusunda tatmin edilmezlerse, kimse
onları greve gitmekten alıkoyamaz.)
Go on strike: greve gitmek
Satisfy: tatmin etmek, doyurmak
Salary: maas
***Not: Sartlı cümlelerde “be to” kalıbı “…cek, …cak” anlamını verir
ve amaç belirtir.
f the goverment is to curp inflation, it must take stricter measures. (Eger
hükümet enflasyonu durduracaksa, daha sıkı tedbirler almalı.)
“be to” kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiginden bu cümleyi “Eger
hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edininse, ……..” seklinde de
çevrilebilir. Soru olarak her üç type’de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de
kullanılır. Eger type 2 ve 3 te gelirse cümle bunların özelliklerine göre
kurulur.
f you are to learn English, you must go to England. (Eger nglizce
ögreneceksen ngiltere’ye gitmelisin.)
***Not: Sartlı yapılarda Should kullanımı “…cek olursa” anlamındadır. Bu
yapı bir sart yapısının gelecege uygulanmasıdır.
f you should see him, recall him that we have moved to another building.
(Eger onu görecek olursan, baska binaya tasındıgımızı ona hatırlat.)
Unreal Yapılar
nglizce’de unreal yapıların geçtigi üç yer vardır
1. F Clouse’ların type 2 ve type 3’ünde
2. Keske yapılarında (I wish ve If only)
3. …mıs gibi yapısında (As if ve As though)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 130 -
Bu yapılar unrealdir. Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz; cümle
olumsuz iken anlam olumludur. Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir
önceye çekilerek aktarıldıgını hatırlayınız.
Real Unreal
Present Past
Past Past Perfect
Future (will) Would
f only I had some money now. (Keske simdi biraz param olsaydı.) (Su an
oldugu için bir öncesi Past kullanıldı.)
f only I had had some money yesterday. (Keske dün biraz param olmus
olsaydı.) (Geçmis oldugu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı.)
f only I were a doctor now. (Keske simdi bir doktor olsaydım.) (Su an
oldugu için bir öncesi Past kullanıldı.)
f only the next week would be holiday. (Keske gelecek hafta tatil olsaydı.)
(Gelecek oldugu için bir öncesi would kullanıldı.)
She acts as if she passed the exam. (O sınavı geçmis gibi davranıyor.)
Olay su anda oldugu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı.
She was acting as if she had passed the exam. (O sınavı geçmis gibi
davranıyordu.)
Olay geçmiste oldugu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.
My boss insulted me as if he had been my father. (Patronum bana babammıs
gibi hakaret etti.)
Olay geçmiste oldugu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.
nsult: hakaret etmek
Türkçe’de olay ister geçmiste ister su anda olsun aynı sekilde ifade
edilir. nglizce’de bu farklıdır. Önemli olan bu konunun nglizce mantıgını
anlamaktır. Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte
aktarılır.
t seems as if inflation has dropped. (Enflasyon düsmüs görünüyor.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 131 -
Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar
uygulanmamıs?
Real ve unreal yapıları birbirine karıstırmamak gerekir. Bu baglaçların
oldugu her cümle unrealdir demek yanlıs olur. Bazıları real yapılarda da
kullanılabilir. Yukarıdaki cümle real bir ifade oldugu için açıklanmıs kurallara
ters düstü. Olay geçmiste oldugu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı.
Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur. Bu kural zaman
yuymuna yönelik sorular için çok önemlidir.
f only I knew English now. (Keske simdi nglizce bilseydim.)
f only I had known English last year. (Keske geçen yıl nglizce bilmis
olsaydım.)
He sat down next to me as if he had been my friend. (O arkadasımmıs gibi
yanıma oturdu.)
He always comes to sit down next to us as if he were our friend. (O daima
arkadasımızmıs gibi yanımıza oturmak için gelir)
***Not: Unreal yapılarda modallr da açıklanan kural çerçevesinde
kullanılabilirler.
Strive: Çabalamak
Çarsamba. 01. 03. 2000
ADJECTIVES AND ADVERBS
Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle iliskili oldugu için beraber
verilecektir. Bu iki grubun inglizce’de nerelerde kullanıldıklarını bilmek
gerekir. Önce sıfatlardan baslayalım:
ADJECTIVEs
nglizce’de sıfatlar iki yerde kullanılırlar.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 132 -
1.) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim. Türkçe’de oldugu gibi nglizce’de
de sıfatlar isimden önce söylenir. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle
degildir. Sıfatlar bu kullanımları ile “sıfat tamlaması”nı olustururlar. Eger
ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasında yazılır.
Student (isim) intelligent student (Sıfat tamlaması) an intelligent
student
Sıfat tamlaması bu sekilde olusur. Ama bazen sıfat olması gereken
yerde olmayabilir. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. ntelligent a student
gibi . bu konuya daha sonra deginilecektir.
2.) Sıfatlar Linking Fiiller le Beraber Kullanılırlar: Linking fiillerin
sayısı onbestir. Bunlar ile birlikte sıfatlar kullanıldıgı için bunları bilmek
gerekir. Temamen ezbere bir konudur. Kolaylık olsun diye bunları gruplara
ayırarak ezberleyelim.
Olmak Fiilleri Görünmek Fiilleri Kalmak Fiilleri
Be See Stay
Become look Remain
Sound appear
Böylece sekiz tanesini görmüs olduk. Geriye kalanları da iki grup
halinde verelim
Feel: hissetmek
Taste: tadı olmak
Smell: kokusu olmak
Geri kalan dördü “gitmek” fiilleri olup; sıfatlarla beraber “…lesmek”
anlamını alırlar.
Go
Get
Grow …..lesmek
Turn
Aralarında bazı nüans farkları vardır. Örnegin “go” olumsuz
durumlarda, “turn” kaba ifadelerde kullanılır. Daha sonra deginilecegi için
simdilik burada bırakıyoruz.
He looks happy (O mutlu görünüyor.) He looks sad (O üzgün görünüyor.)
Burada sanki sıfat yerina bir zarf kullanılmalı hissi vardır ama “look”
bir Linking fiil oldugu için zarf (happly, sadly) degil; sıfat (happy, asd)
kullanıyoruz.
He felt terrible. (not terribly) He is very young (O çok gençtir.) gibi
***Not: Bunların dısındaki bütün fiillerle bereaber zarf kullanılır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 133 -
ADVERBS
Zarfları, ilkin nglizce’de kullanıldıkları yere ve olusma sekillerine göre
iki ayrı baslıkta ele alacagız. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve
sıfatlarla birlikte “Comparision” durumlarını inceleyecegiz.
Zarfları Kullanıldıkları Yerler
Zarflar nglizce’de üç yerde kullanılırlar. Kullanıldıkları yer % 90
birinci maddeye dahildir
1.) Zarflar Fiiller le Kullanılırlar
Bu kullanımda zarf fiili nitelemis olur.
Please speak slowly (Lütfen yavas bir sekilde konusun.)
He passed the exam becouse he had studied hard. (O sınavı geçti. Çünkü sıkı
bir sekilde çalısmıstı.)
She speaks English fluently (O nglizce’yi akıcı bir sekilde konusur.)
Türkçe’de “bir biçimde, bir sekilde” ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar
olusturulur ve kullanılır. (Zarfların olusma sekillerini gördügümüzde
bunadeginecegiz.) Örnegi “yavas” bir sıfattır, “yavas bir sekilde” dedigimizde
artık bu zarf olur. Hatt çogu zaman Türkçe’de konusurken “bir sekilde, bir
biçimde” ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız. nglizce’de
böyle bir dönüsüm yanlıs olur. nglizce’de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat;
zarf olarak aktarılacak ise zarf söylenir.
2.) Zarflar Sıfatlar le Kullanılırlar
Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemis olur.
She speaks English well (O nglizce’yi iyi konusur.)
an expensive dress a rather expensive dress
3.) Zarflar Zarflar le Kullanılırlar
Bu kullanımda zarf zarfı nitelemis olur.
He always gets up late. (O daima geç kalkar.)
He always gets up very late. (O daima çok geç kalkar.)
She speaks English fluently. (O nglizce’yi akıcı bir sekilde konusur.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 134 -
She speaks English fairly fluently. (O nglizce’yi oldukça akıcı bir sekilde
konusur.)
Fair: adil, dogru
Fairly: oldukça
Zarfların Olusturulması
nglizce’de zarfların olusumunu dört madde altında inceleyecegiz.
Olusumları % 90 birinci maddeye dahildir.
1.) Sıfatlara “ly” Eklenerek Zarfların Olusturulması
Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara es anlamdadırlar ve
çogunun anlamına “bir sekilde, bir biçimde” eklenerek Türkçe’ye çevrilir.
Extreme: asırı Extremely: asırı bir sekilde, son derece
True: dgru, gerçek Truly: dogru bir sekide
Whole: tüm, bütün Wholly: büsbütün, tamamen
Undue: gereksiz Unduely: gereksiz yere, gereksiz bir sekilde
Reluctant: isteksiz Reluctantly: isteksizce, isteksiz bir sekilde
Adequate: uygun, elverisli Adequately: elverisli bir sekilde
Accurate: dogru Accurately: dogru bir sekilde
***Adamant: sert Adamantly: sert bir sekilde
***Vehement: sert Vehemently: sert bir sekilde,
öfkeli
***Not: Son ikisi hem sıfat hem de zarf olarak KPDS’de çok sık geçer.
2.) yi Sözcükleri
bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile iliskili degildir. Bunların sıfat ve
zarfları için ayrı kelimeler olusturulmustur.
Good:iyi (sıfat) Well: iyi (zarf)
3.) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler
Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemistir. “ly” de
almazlar. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar. Zarf olarak
kullanıldıklarında sıfat anlamlarına“bir sekilde, bir biçimde” eklenerek
çevirisi yapılır.
Hard: sıkı
Fast: hızlı
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 135 -
Near: yakın
High: yüksek
Enough: yeter, yeterli
Much: çok (sayılamayanlar için)
Little: az, küçük
Late: geç
Early: erken
He has enough money. (Onun yeterli parası var.) enough = sıfat
She doesn’t study enough. (O yeterli bir sekilde çalısmaz.) enough = zarf
A late decision. (Geç bir kara r) late = sıfat
He gets up late. (O geç bir sekilde kalkar.) late = zarf
4.) Tunik Maddesi
Bu zarflar, birinci maddedekiler gibi sıfatlara “ly” eklenerek
olustururlar. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan
farklı olur. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi. Bu zarflar
KPDS için çok büyük önem arzederler. Köken aldıkları zarflara benzetilip
karıstırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar. Bu yüzden iyi
çalısılması gereken bir konudur.
Sıfat Zarf
Hard: sıkı Hardly: pek……..mez
Scarce: kıt Scarcely: pek……..mez
Bare: yalın Barely: pek……..mez
Near: yakın Nearly: yaklasık olarak
Late: geç Lately: son zamanlarda
Fair: adil, dogru Fairly: oldukça
Eventual: olası, muhtemel Eventually: sonuç olarak,
sonunda
Consistent: uygun, tutarlı Consistantly: sürekli olarak
Steady: istikrarlı Steadily: sürekli olarak
Constant: sabit Constantly: sürekli olarak
Bu zarflardan özellikle “eventually” ve “hardly, scarcely, barely” grubu
KPDS’de çok geçer. Bu grup cümlede bir olumsuzluk olusturur.
t is a hard question. (Zor bir sorudur.) hard = sıfat
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 136 -
She can hardly work. (O pek çalısmaz.) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk
katar
D.Bakır is very very hot, so anyone can live hardly in there. (D.Bakır çok çok
sıcaktır. Bu yüzden kimse orada pek yasayamaz.)
Sınavda sorulursa “hardly” sorulur. “scarcely ve barely” de parçalarda
çok geçer.
Pazar. 05. 03. 2000
Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını görecegiz. Bu üç
grup zarflardan KPDS’de iki soru kesin olarak; bazen de üç soru gelir. Bu
yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı.
Too – Enough
Too: çok çok fazla, asırı
Enough: yeterli
Bun lar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine
sahiptirler. Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile degildir. Belli bir
yapıda kullanılırlar. Simdi bunu görelim
Too
…………+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır. Sınavda bu sekilde sıfatın
öncesi bos bırakılarak “too” sorulur. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar.
He is too young to undertake such a job. (O böyle bir isi üstlenemeyecek
kadar gençtir.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 137 -
Undertake: üstlenmek
Undertaking: tesebbüs
The coffe was too cold to drink. (Kahve içilemeyecek kadar soguktu.)
***Not: Sıfattan sonraki fiilin “full infinitive” seklindeki kullanımna
da dikkat ediniz.
Enough
Sıfat+……………. biçiminde bir kullanımı vardır. Sınavda bu sekilde
sıfatın sonrası bos bırakılarak “enough” sorulur. Normalde zarflar sıfattan
önce kullanılır. sıfattan sonra kullanılan tek zarf “enough”tır.
He is experienced enough to overcome this issue. (O bu meselenin üstesinden
gelecek kadar deneyimlidir.)
***Not: Enough’tan sonraki fiilin “full infinitive” seklindeki kullanımına da
dikkat ediniz.
This car is too expensive for us to buy. (Bu araba bizim için alınamayacak
kadar pahalıdır.)
He is talking too quickly for us to understand. (O anlamayacagımız kadar hızlı
konusuyor.)
An ordinary English should speak clearly enough for aforeigner to
understand. (Sıradan bir nglizin, bir yabancının anlayabilecegi kadar açık bir
sekilde konusması gerekir.)
Bir cümlede iki “too”, iki “enough” veya bir “too” bir “enough”
bulunabilir.
He is qualified………………… to negotiate such a cricial situation but the
goverment is ……………unwilling to send him. (O böyle kritik bir durumu
görüsecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar
isteksizdir.)
Birinci bosluga Enough , kinci bosluga Too yazılmalıdır.
Ordinary: sıradan
Negotiate: görüsmek
Negotiation: görüsme
Böyle sorularda boslugun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek
gerekir. kisinden en fazla “enough” sorulur.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 138 -
Hardly – Scarcely – Barely
Üçü de aynı anlamdadır. Genellikle soru “hardly”den gelir. Diger ikisi
parçalarda geçer. Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar.
Bunların kullanımını iyi ögrenmek gerekir. Ayrıca taq question’larda da
karsımıza çıkacaklardır.
He can hardly walk. (O pek yürüyemez.)
Anyone can hardlyever live there. (Kimse pek orada yasayamaz.)
Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır. Birbirlerinin yerine
kullanılabilirler.
Since he never studies, he can …………………….succeed in the exam. (O hiç
çalısmadıgı için sınavda pek basarılı olamaz.)
Bosluga “hardly veya hardlyever” gelmelidir. Bu üç zarfın kullanımı
bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor.
Fairly, Quite, Rather
Her üçü de “oldukça” anlamındadır. Kullanım olarak aralarında küçük
nüans farkı vardır. kili durumlarda (aptal – zeki, tembel – çalıskan) arzu
edilen nitelik için “fairly”; arzu edilmeyen niteli için “rather” kullanılır.
sınavda bu ayrıntı sorulmaz.
He is rather stupid, but his sister is fairly clever. (O oldukça aptaldır ama
kızkardesi oldukça zekidir.)
Quıte bir fiili niteledigi zaman “tam, tam olarak” anlamını katar. Sıfat
ve zarf ile kullanımında ise “oldukça” anlamı vardır.
I could not quite understand what you said. (Tam olarak ne söylediginizi
anlıyamadım)
Bu konudan soru gelirse “quıte”ın “tam, tam olarak” anlamı ile gelir.
KPDS’nin ilk 24 sorusu gramer sorularıdır. Bunların;
Kelime: 8 tane
Baglaç: 5 tane
Fiil: 5 tane
Karısık: 6 tane. 2 veya3 tanesi son islenen zarf konusundandır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 139 -
COMPARISON
“mukayese, karsılastırma” demektir. Her dilde oldugu gibi nglizce’de
de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında mukayese edilenilir. Önemli iki
mukayese yapısı vardır. Birincisi “daha” anlamında olan “comperative”,
ikincisi bir grup içinde “en iyi” anlamında”superlative” yapısıdır. Diger
dillerde bu yapılar kolay olmasına ragmen nglizce’de biraz karısıktır. Simdi
bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim.
Sıfatlarda Mukayese
Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır. Bu yüzden tek heceli
sıfatlarda, ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere
ayırarak konuyu isliyecegiz.
1.) Tek Heceli Sıfatlarda
Tek hecelilerde comperative “er”, superlative “the ………est” ekleri ile
yapılır.
Adjective (yalın) Comperative (üstünlük) Superlative (en üstünlük)
Hıgh (yüksek) hıgher (daha yüksek) the highest (en yüksek)
Dark (koyu) darker (daha koyu) the darkest (en koyu)
Tall (uzun) taller (daha uzun) the tallest (en uzun)
Brave (cesur) braver (daha cesur) the bravest (en cesur)
2.) kiden Fazla Heceli Sıfatlarda
kiden fazla heceli sıfatlarda comperative “more”, superlative “the
most” ekleri ile yapılır.
Adjective (yalın) Comperative (üstünlük) Superlative (en üstünlük)
Expensive (pahalı) more expensive (daha pahalı) the most expensive
(en pahalı)
nterested (ilgili) more interested (daha ilgili)the most interesred (en
ilgili)
Frightening (ürkütücü) more frightening (daha
urkütücü) the most frightening (en ürkütücü)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 140 -
3.) ki Heceli Sıfatlarda
ki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmasıktır. Bunlardan üç tanesi
tek heceliler gibi “er ve the…..est” ekleri ile digerleri “more ve the most”
ekleri ile yapılır.
Narrow (dar) narrower (daha dar) the narrowest (en dar)
happy (mutlu) happier (daha mutlu) the happiest (en mutlu)
Simple (basit) simplier (daha basit) the simpliest (en basit)
Bunların dısında kalan iki heceli sıfatlar “more ve the most” ekleri ile
mukayese edilir. Aslında bu konu daha karmasıktır. En anlasılır sade halde
verilmeye çalısıldı. Bu temel sekli ile konuyu ögrendikten sonra baska gramer
kitaplarından çalısılabilir.
Simdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim.
KPDS’de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir “than” eki vardır
ve cümlede bu ek aranmalıdır. Çünkü comperativede kıyas iki kisi veya nesne
arasında yapılır. Eger “than” eki yoksa bu comperative degildir. Bu durumda
superlative aranmalıdır. Superlativede kıyas ikiden fazla kisi veya nesne
arasındadır.
I am older than you (are) (Ben sizden daha yaslıyım.)
Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde
gösterilen fiil obsiyoneldir. Genelde kullanılmaz. Ama zarflarda önemlidir.
This camera is more expensive than yours. (Bu kamera sizinkinden daha
pahalıdır.)
My son is the most intelligent student in the classroom. (Oglum sınıftaki en
çalıskan ögrencidir.)
Eger kıyas, kisinin bulundugu yere (konuma) göre ise “in” edatı
kullanılır.
My son is the most intelligent student of all his friends. (Oglum
arkadaslarından en çalıskan olan ögrencidir.)
Eger kıyas, kisinin emsalleri arasında ise “of” edatı kullanılır.
Soru sekli
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 141 -
Your article is the most informative (article) of all the article we have
received. (Sizin makaleniz aldıgımız makalelerden en kapsamlı olanıdır.)
“of veya in” edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir. Ama isi
daha çok karmasık hale getirmek için of’tan sonraki yapıyı basa alarak
sorarlar. Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru sekli budur.
Of all the article we have received, your article is …………………….
informative. (Sizin makaleniz aldıgımız makalelerden en kapsamlı olanıdır.)
Seklinde cümleyi bos bırakarak sorarlar. Burada “than” olmadıgı için
comperative degil; “of” oldugu için superlative’dir deyip, sıklardan “the
most”u isaretliyoruz.
Böyle sorularda bir de özne – tümleç uyumuna çok dikkat etmek
gerekir. Özne tekil ise tümleç tekil; özne çogul ise tümleç çogul olmak
zorundadır. Bu özellikten de soru gelebilir.
He is ………………….lenient managers we have ever had. (O hayatımda
gördügüm en yumusak müdürlerdendir.)
The most
One of the most
Dogru cevap “one of the most” dur. Burada özne – tümleç uyumu
aranmalıdır. Eger “the most lenient”i seçersek “o hayatımda gördügüm en
yumusak müdürlerdir” anlamı çıkar ki yanlıstır.
Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl
yaklasılması gerktigini özetlersek;
1. Than’in olup olmaması durumu: Varsa “comperative”dir yoksa
superlative aranmalıdır.
2. “n” ve “of” edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise “in”,
emsallere göre ise “of” edatı kullanılır. Eger bu iki edattan biri varsa
mutlaka superlative’e gidilmelidir.
3. Bu edatların basa alınarak karmasık bir sekilde sorulması: Burada
dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir.
4. Superlative’de özne – tümleç uyumu: Özne ve tümlein tekil – çogul
açısından uyumunı ve yapının superlative oldugunu görmek soruyu
çözmüs olmak demektir.
Equality
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 142 -
Sıfat ve Zarflarda “…e kadar” anlamına gelen esitlik yapısıdır.
Sorulabilen bir kalıptır. Yapı olarak “as/ so………as” seklindedir. Araya sıfat
veya Zarf gelir.
Olumlu: as………as
Olumsuz: as/so………as
She is as intelligent as her brather. (O kardesi kadar zekidir.)
She isn’t as/so intelligent as her brather. (O kardesi kadar zeki degildir.)
Yukarıdaki örnekte iki kisinin karsılastırılması vardır. Bu yapıda ayrıca
bir kisinin iki meziyati de karsılastırılabilir.
He is as intelligent as hardworking. (O zeki oldugu kadar çalıskandır da.)
Katlamalı fadelerde
The same………..as seklindedir. “……….ile aynı” olarak çevrilir.
Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as’in the same’e dönmesidir.
The same + noun + as seklindedir.
He is the same age as I’m. (O benimle aynı yastadır.)
pucu: Aradaki kelimenin sıfat/zarf mı yoksa isim mi oldugunu tespit etmek
gerekir.
Yunus Avanoglu
GSM : 0533.445 55 95
Ev : 0412.232 59 84
cq : 70738258
Mektup: y_avan@hotmail.com
Çarsamba. 08. 03. 2000
This manager is more capable than the previous.(manager) (Bu müdür
öncekilerden daha yeteneklidir.)
Bu sekildeki kıyaslamalarda ikinci isim obsiyoneldir, kullanılmayabilir.
Onun yerine “one veya ones” kullanılabilir. Burada özne – tümleç uyumu
önemlidir. Eger özne tekil ise tümleç tekil (one); özne çogul ise tümleç çogul
(ones) olacaktır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 143 -
This manager is more capable than the previous one. (Bu müdür
öncekilerden daha yeteneklidir.)
Bu zamir iki yerde kullanılır. One – ones ve that – those’ dur. Birincisi
genellikle sıfatlarla kullanılır. kincisinin kullanımını sonra görecegiz.
The students are more prolific than the other ones. (Bu ögrenciler
digerlerinden daha verimlidirler.)
This writer is the most distinguished that I have ever seen. (Bu yazar su ana
kadar gördügümüz en seçkin yazardır.)
***KPDS’de bu yapının üç yönü sorulabilir:
1. the most yapısı.sorulabilir.
2. Su ana kadar (ever, so far …….vb) sözcükleri sorulabilir.
3. Present perfect yapısı sorulabilir
Present Perfect yapısı her zaman superlative’de kullanılabilir. Bu
cümleyi ayrıca degisik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir.
Sınavda bu iyi kavranmıssa rahatlık saglar.
Düzensiz Sıfatlarda Comparision
Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara “düzensiz
sıfatlar” denir. Bunlarda comparision için“er – the…..est veya more – the
most” yerine farklı sözcükler türetilmistir.
Adjective (yalın) Comperative (üstünlük) Superlative (en üstünlük)
Good (iyi) better (daha iyi) the best (en iyi)
Bad (kötü) worse the worst
Many, much (çok) more the most
Little(az) less the least (few kurallıdır)
Old (yaslı) older the oldest
elder the eldest (kardesler
arasında)
Far (uzak) farther the farthest (mesafe olarak)
further the furthest (soyut olarak)
***Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir. y bilmek gerekir.
He is the oldest student in the classroom. (O sınıftaki en yaslı ögrencidir.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 144 -
She is my elder sister. (O benim ablamdır.)
This is the best film I have so far watched. (Bu film su ana kadar izledigim
en iyi filmdir.)
Superlative, present perfect ve su ana kadar ifadelerine dikkat ediniz.
This study is not worse than the previous one. (Bu çalısma öncekinden daha
kötü degildir.)
Multiple Comparison
Çok , katlı karsılastırma olup, KPDS’de en çok sorulan yapıdır. Gerek
sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra “as many/much as” ifadesi
yazılır.
As many as: sayılabilenler için kullanılır.
As much as: sayılamayanlar için kullanılır
I have twice as many books as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla
kitaba sahibim.)
Bu cümle su sekilde de yazılabilir.
I have twice books as many as you have (do) (Ben senden iki kat daha fazla
kitaba sahibim.)
He has twice as much money as you I do (O benden iki kat daha fazla paraya
sahiptir.)
Soru sekli
1. much ve many ayırımı sorulabilir
2. katlama sözcügü (once, twice, three times……) sorulabilir.
3. Tüm kalıp (as much as, as money as) sorulabilir
To double: iki kat artmak
To triple: üç kat artmak
To quadruple: dört kat artmak
Our population has doubled over the last twenty five years. (Nüfusumuz son
25 yılda iki kat artmıs.)
Bu yapıda “……..daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? (iki kattan/üç
kattan/dört kattan daha fazla) Yardımcı fiil ile temel fiil arasına “more than”
yazılarak bu anlam verilir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 145 -
Our population has more than doubled over the last twenty five years.
(Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmıs.)
Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki “more than”
ifadesidir. Bir kez KPDS’de sorulmustur.
Zarflarda Mukayese
Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler. Sıfatların
kıyaslamalarının iyi anlasılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur. Çünkü
orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir. Maddeler (iki
madde ve düzensizler olmak üzere) halinde zarfların kıyaslamalarını
açıklamaya çalısalım.
1.) Sonuna “ly” alan Zarflarda: Bunlarda kıyas “more ve the most” ile
yapılır.
Adverb (yalın) Comperative (üstünlük) Superlative (en üstünlük)
Quickly (hızlı) more qickly (daha hızlı) the most quickly (en hızlı)
carefully (dikkatli) more carefully the most carefull
fortunately (sans eseri) more fortunately the most
fortunately
2.) Sonuna “ly” almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas “er ve the …..est” ile
yapılır.
Adverb (yalın) Comperative (üstünlük) Superlative (en üstünlük)
hard (sıkı) harder (daha sıkı) the hardest (en sıkı)
Fast (hızlı) faster the fastest
Early (erken) earlier the earlist
Early zarfı sonunda “ly” oldugu için birinci maddeye dahil olmalıdır
diye bir düsünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orjin olarak
“ly” harfleri vardır. Yani sıfattan “ly” eki ile türatilmemistir.
3.) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda oldugu gibi düzensiz zarflarda da
comparison için kelimeler türetilmistir.
Adverb (yalın) Comperative (üstünlük) Superlative (en üstünlük)
Well (iyi) better (daha iyi) the best (en iyi)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 146 -
Badly (Kötü) worse the worst
Much (çok) more the most
Little (az) less the lest
Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları
aynıdır. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler.
He has a better nglish than my nglish. (O benim nglizcemden daha iyi Bir
nglizce’ye sahiptir.)
He speaks better than I do. (O benden daha iyi nglizce konusur.)
Birinci cümlede “better” sıfat, ikincisinde zarftır.
She drives the best carefully of all her friends. (O tüm arkadaslarından en
dikkatli bir sekilde araba kullanır.)
My wife drives more carefully than I do. (Esim benden daha dikkatli bir
sekilde araba kullanır.)
**Not: Zarf comparisonlarında karsılastırılan kisiler degil; kisilerin
yaptıgı eylemlerdir. Bu yüzden comperative yapısında sonda “than I me”
diyemeyiz. Bir fiil söylemek zorundayız. Çünkü karsılastırılan iki eylemdir.
I like football more than my wife like does. (Ben fotbolu esimin sevdiginden
daha fazla severim.)
Eger yukarıdaki cümleyi “than my wife” ile bitirirsek “Ben fotbolu
esimden daha fazla severim” anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur.
Equality
Sıfatlardaki esitlik durumu ile aynıdır. Tek fark sıfat ve zarf
kullanımından kaynaklanan (araya zarf gelme, much kullanma vb.) farklardır.
He is unlikely to learn as much as I’m. (Onun benim kadar kazanması olası
degildir.)
This boy doesn’t study so hard as his brother does. (Bu çocuk kardesi kadar
sıkı çalısmaz.)
You earn twice as much as I do (Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz.)
Katlamalı ifadelerde sıfatlarda as much as kullanılır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 147 -
Çarsamba. 22. 03. 2000
CONJUNCTION
nglizce’yi iyi bir sekilde ögrenme ve sınavdaki basarının büyük bir
kısmı iyi bir baglaç hakimiyetine baglıdır. Baglaçların iyi bilinmesi halinde
normaldeki sınav puanı 10- 15 puan artar. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir
sekilde ögrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir.
Baglaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmasık halde verildigi için
gerekli mesaj alınamıyor. Her dersimizde 15 – 20 tanesi geçecek. Bunların
anlamları, kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir. Kolaylık
olsun diye grup halinde verilecek. Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden
iyice çalısmak gerekir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 148 -
Baglaç: ki cümlecigi (kelime veya cümleyi degil)birbirine baglayan
yapılardır. “Conjunction”, baglantı anlamına gelen “junc” kökünden türemis
olup “baglaç” anlamındadır.
Ahmet and Mehmet quarrelled. (Ahmat ve Mehmet tartıstılar.)
Bu kullanımda “and” baglaç degil; edat gibi kullanılmıstır.
I studied hard, and the exam seem fairly easy. (Ben sıkı bir sekilde çalıstım
ve sınav oldukça kolay görünüyor.)
Bu kullanımda “and” bir baglaç olarak kullanılmıstır.
Baglaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir.
Bir grup içinden birinin iyi ögrenilmesi digerleri içinde geçerli olur. Ayrıca
sınav açısından önemli olanlar isaretlenecektir.
1. ) Coordinating Conjunction:
ki cümlecik arasındaki baglantıyı saglayan baglaçlardır. Tartısmalı
olmasına ragmen genelde sayılarının yedi oldugu kabul edilir.
And: ve (paralellik arzeden baglaçtır.)
But: ama, ancak, fakat (zıtlık baglacıdır.)
Or: veya (iki alternatiften birini seçen baglaçtır.)
Nor: ne de (or’un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır.)
So: bundan dolayı (sonuca götüren baglaçtır.)
For: edat olarak,“için”; baglaç olarak iki cümlecik arasında “zira”
anlamındadır.
Yet: zarf olarak, “henüz”anlamında; baglaç olarak “halbuki” anlamındadır.
Özellikle son ikisi çok iyi bilinmelidir.
***Not: Bu baglaçların uygulanmasında üç temel özellik vardır.
Bunları mutlaka iyi bilmeliyiz.
Özellik 1 : Coordinating Conjunction baglaçları mutlaka iki cümlecik
arasında bulunurlar. Peki, bu özelligi bilmenin faydası nedir? Eger sınavda
cümlelerin basında ve sonunda bir bosluk varsa ve bir baglaç isteniyorsa bu
baglaç iki cümlecik arasında olmadıgı için kesinlikle bu yedi baglaç lardan
biri olamaz.
Özellik 2 : Coordinating Conjunction baglaçlarından önce mutlaka bir virgül
(,) vardır. Bu özelligi bilmenin faydası ne olacak? Eger sınavda ottası bos
bırakılmıs bir cümle var vebaglaç soruluyorsa eger bosluktan önce bir virgül
(,) yoksa bu yedi baglaçtan biri olamaz.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 149 -
Özellik 2 : Coordinating Conjunction baglaçlarının oldugu cümleler
kesinlikle bastan sona dogru çevrilir. Bunun saglıyacagı fayda ne olabilir?
Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin bastan sona oldugunu
bilirsek çözümde kolaylık saglar.
Coordinating Conjunction baglaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim
olmak çok büyük fayda saglar. Simdi örneklerle kullanımlarını görelim.
t was raining heavily, so we postponed the match. (Yagmur siddetli bir
sekilde yagıyordu, bundan dolayı maçı erteledik.)
Üç özelligin uygulanmasına dikkat ediniz.
He studied eight hours a day, but he failed the exam again. (O günde sekiz
saat çalıstı, ancak yine sınavda basarısız oldu.)
***Not: So sonuç baglacı oldugu için kendisinden sonra, birinci
cümlenin sonucu gerçeklesmis veya gerçeklesecek bir durum vardır. Aynı
sekilde “but” zıtlık baglacıdır. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir
durum vardır. “and” paralellik arzettigi için kendisinden sonra birinci
cümlenin paralelinde gerçeklesen bir durum olacaktır. Bu sekilde baglaçların
kullanımına da dikkat etmek gerekir.
They were requesting higer wages, and the employer had to give in their
demand. (Onlar daha yüksek ücretler istediler, ve isveren onların taleplerine
boyun egmek zorunda kaldı.)
Give in: boyun egmek, teslim olmak
Wage: ücret
“and, but ve so” baglaçlarında genellikle özne ortak oldugu için ikinci
kez yazılmaz. Bu yüzden (,) bu kısaltmalarda kullanılmaz. Bu ayrıntıdır.
Simdilik konuyu genel kuralları ile ögrenecegiz. Daha sonra bu ayrıntıya
deginilecektir.
I wanted my son to be an engineer, yet he preferred the medicine. (Ben
oglumun bir mühendis olmasını istedim, halbuki o tıpı tercih etti.)
“but ve yet” zıtlık baglaçlarıdır. Konusma dilinde genellikle “but”
geçer. “ yet” kullanımı ileri düzey içindir.
You must obey the rules the school, or you must leave it. (Okul kurallarına
uymalısın veya okuldan ayrılmalısın.)
Virgülün (,) mantıgı konusmadaki duraklama içindir.
He didn’t call us, nor did he write to us. (O bizi aramadı, ne de bize yazdı.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 150 -
***Not: Coordinating Conjunction baglaçlarının kullanımında istisnai
bir durum vardır. “nor” baglacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister.
Yukarıdaki örnege dikkat ediniz.
***Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere “independent clouse”
denir. Cümlecikler bagımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur.
Eger böyle bir cümlenin zamanları sorulursa iki cümlecik arasında zaman
uyumu aranarak çözülmemelidir. Her cümlenin kendi içine bakıp, zamanını
kestirebilmek gerekir.
He arrived yesterday, but he insists on going tomorrow. (O dün geldi, ancak
yarın gitmek için ısrar ediyor.)
2. ) Sentence Connector:
Bu gruptakler cümlecik degil de cümleler arasında baglantı kurarlar. Bu
özelliklerinden dolayı baglaç tanımına uymazlar. Bu yüzden bunlara baglaç
degil de “cümle baglayıcıları” denir.
Bu yapılarda iki cümle vardır. Birinci cümle bitmis, noktalanmıstır.
Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak degil, onunla iliskilidir. ste bu
cümle baglayıcıları ikinci cümlenin basında, ortasında veya sonunda
olabilirler.
Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. Hepsinin kelime anlamı iyi
bilinmelidir. Kullanımları aynı oldugu için birini iyi bilmek digerlerini de
bilmek anlamına gelir.
Grup: 1. ki cümle arasında paralel bir iliski saglayanlar
Furthermore:
Moreever:
what’s more: ayrıca (en çok kullanılan ilk ikisidir.)
n addition:
Olso:
Grup: 2. ki cümle arasında bir zıtlık iliski saglayanlar
However:
Nevertheless:
Nonetheless: ancak bununla bereaber (en çok kullanılab
“however”dır.)
On the contrary:
Still:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 151 -
Grup: 3. Sonuca götüren baglayıcılar
Therefore
Thus
Hence Sonuç olarak, böylece (en çok kullanılan ilk üçüdür.)
As a result
Consequently
Grup: 4. Alternatif belirten baglayıcılar
Or else:
Otherwise: aksi taktirde
Kullanımları:
There were serious claims about him. Therefore, he had to give his
resignation. (Onun hakkında ciddi iddialar vardı. Bu yüzden istifasını vermek
zorunda kaldı.)
puçları:
1.) ki cümle oldugu için ve aralarında nokta oldugu için baglaç kullanılamaz,
connector kullanılmalıdır.
2.) Connector ikinci cümlededir. kinci cümle connector açısından üç sekilde
yazılabilir.
Therefore, he had to give his resignation.
He had to, therefore, give his resignation.
He had to give his resignation, therefore.
3.) Connector çeviride basta söylenir.
4.) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir. Çünkü (;) de de cümle
bitmistir.
t was very cold outside. However, he went out to play. (Dısarısı çok sogktu.
Bunula bereaber o oynamak için dısarı çıktı.)
ki cümle arasında nokta oldugu için “connector” kullanıldı. Bu
cümleyi bir baglaç kullanarak da yazabiliriz. Bu durumda nokta yerine virgül
olacaktır. Bu ki farklı yazılım anlam olarak aynı; gramatikal olarak farklıdır.
t was very cold outside, but he went out to play. (Dısarısı çok sogktu, ancak
o oynamak için dısarı çıktı.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 152 -
The results were favourable; still, we couldn’t persuade him. (Sonuçlar
olumluydu; buna karsın onu ikna edemedik.)
They offered a good job; therefore, I accepted it. (Onlar iyi bir is önerdiler;
bu nedenle ben onu kabul ettim.)
We had to punish him; otherwise, he could do something else. (Biz onu
cezalandırmak zorunda kaldık; aksi taktirde o baska bir sey yapabilirdi.)
***Not: “else” kelimesi “some, any, noe, very” gibi sözcüklerin
türevlerinden sonra “baska” anlamında kullanılır. Bunların dısında “baska”
anlamını ismlerden önce “another” kullanarak veririz.
Any, some, no, every türevleri + else anouther + noun seklindedir.
nflation rate was extremely high; therefore, the goverment put into effect
some measures. (Enflasyon oranı son derece yüksekti; bu nedenle hükümet
bazı tedbirleri yürürlüge koydu.)
put into effect: yürülüge koymak (“into” su birkaç kez sorulmus)
Çarsamba. 26. 03. 2000
3.) Correlative Conjunction
“liski saglayan baglaçlar” demektir. En rahat ögrenilen ve sınavda en
rahat görülebilen baglaçlar bu maddedeki baglaçlardır. Çünkü ikili
sözcüklerden olusurlar ve her iki cümlecige de serpisirler. Önceleri bu
baglaçların bir sözcügü bos bırakıp, diger sözcügünü sorarlardı. Ama artık her
iki sözcügü de bos bırakıp, zorlastırarak soruluyor. Bu nedenle srusunda
cümle iyi irdelenerek uygun baglaca gidilmelidir. Simdi bu grup baglaçları
yazalım
Not only ……….but also: sadece degil ……….aynı zamanda
Both ……….and: hem……….hem de
Either ……….or: ya ……….ya da (ki alternatiften biri)
Neither ……….nor: ne ……….ne de (ki alternatiften hiç biri)
Whether ……….or: gerek ……….gerekse (olsun ……….olsun)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 153 -
“Not only ……….but also” ve “Both ……….and” baglaçları anlam olarak
birbirlerine yakındırlar. Eger bir baglaç sorusunda bu ikisi sıklarda var ise
büyük bir olasılıkla ikisi de cevap degildir.
“Not only ……….but also” baglacının kullanımında “but also” kısmında
bazı istisnalar vardır. Yalnızca “but” veya yalnızca “also” olabilir. Yani bu
baglaç “not only ……….but” veya “not only ………..also” seklinde de
kullanılabilir.
Bu baglaçta ayrıca baska bir kullanım daha da vardır. “also” de, da
anlamındadır. Bu anlama gelen “as well” sözcügü de “also” yerine
kullanılabilir. Yalnız bu kullanımda önemli bir özellik vardır. “as well”
sözcügü “but”tan ayrılır ve cümle sonuna gider. Çünkü “as well” sözcügü
daima cümle sonunda yazılır. Örnek üzerinde bu özellik daha iyi
anlasılacaktır.
The robber not only shot around but also crashed everything. (Soyguncular
sadece etrafa ates etmediler, aynı zamanda her seyi yerle bir ettiler.)
The robber not only shot around also crashed everything. (Soyguncular
sadece etrafa ates etmediler, aynı zamanda her seyi yerle bir ettiler.)
The robber not only shot around but crashed everything. (Soyguncular
sadece etrafa ates etmediler, aynı zamanda her seyi yerle bir ettiler.)
The robber not only shot around but crashed everything as well.
(Soyguncular sadece etrafa ates etmediler, aynı zamanda her seyi yerle bir
ettiler.)
“Not only ……….but also” ve “Both ……….and” baglaçları anlam olarak
birbirlerine yakın oldukları için yukarıdaki cümle “both ………..and” ile de
yazılabilir.
The robber both shot around and crashed everything. (Soyguncular hem
etrafa ates açtılar, hem de her seyi yerle bir ettiler.)
Görüldügü gibi iki cümle arasında anlamca pek fark yoktur. Ama
gramatikal olarak birbirinden farklıdırlar.
I both tried to learn English and to know people in England. (Ben
ngiltere’de hem nglizce ögrenmee hem de insanları tanımaya çalıstım.)
You must either obey your superior or leave such a job. (Siz ya üstünüze
itaat edersiniz ya da böyle bir isi bırakırsınız.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 154 -
He neither studied nor helped his father with his business. (O ne ögrenim
gördü ne de babasına isinde yardım etti.)
Bu iki baglaç birbirlerinin olumsuzudur. Bu iki cümlede baglaç yeri bos
bırakılıp sorulursa, hangi baglacın uygun olacagı mesajı cümle etüt edilerek
çıkarılmalıdır.
Önemli Kural
Not only ……….but also baglacının kullanımında “not only” kısmı
cümlenin basına alınarak da yazılabilir. Bu kullanım baglacın rahat
görülebilmesi için yapılan bir harekettir. Bu durumda kural ihlal edildigi için
telafisi gerekmektedir. Bu da “not only”den sonraki cümlecigin devrik olması
ile saglanır. Önemli bir özelliktir, iyi bilinmeli
He not only insulted his friends but also beat them. (O sadece arkadaslarına
hakaret etmedi aynı zamanda onları dövdü.)
Not only did he insult his friends but also beat them. (O sadece arkadaslarına
hakaret etmedi aynı zamanda onları dövdü.)
Sınavda “not only”nin basta kullanıldıgı bir cümle verilerek devrik yapı
istenir. Eger bu kuralı bilmezsek zorlanacak bir sorudur.
Sult: üstüne atlamak
Consult: con: beraber, sult: (bir insanın) üstüne atlamak. Consult: danısmak
nsult: in:içine, sult: (bir insanın) üstüne atlamak. nsult:hakaret etmek
Beat: dövmek, maglup etmek
Superior: amir, üstün
Superıority: üstünlük
4.) Adverbial (Subordinating) Conjunction
Asıl baglaç islevi olan baglaç grubudur. Zarf sözcügünü irdeliyerek
mantıgını anlamak gerekir. Bir zarf sözcügünün yaptıgı isi bir cümlecik de
yapabilir. Bu durumda iki cümlecik olur ve birbirine baglamak için de bir
baglaca ihtiyacımız vardır. Bu baglaç “adverbial conjunction” olur.
I met them last week. (Ben onlarla geçen hafta karsılastım.)
“last week”, zaman belirten bir zarf tümlecidir. Bunun yerine bir
cümleck de kullanılabilir. Bu durumda bir temel cümle ve bir yan cümle
olmak üzere iki cümlecik olur ve bunları birbirine baglamak için bir baglaca
(adverbial conjunction) ihtiyacımız vardır.
I met them when we were in London. (Biz Londra’dayken onlarla
karsılastım.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 155 -
***Not: Bu baglaç grubunu digerlerinden ayıran önemli bir özellik
vardır ki çok önemli ve mutlaka iyi bilinmelidir. Bu baglaçlar anlamlarını yan
cümlecigin fiiline yüklerler.
Zarfların kullanılma özelligininden zarfın basa alınabilecegini
hatırlayınız. Bu durumda Zarf cümlecigi de basa alınabilir. Yani yukarıdaki
cümleyi söyle de yazabiliriz.
When we were in London, I met them. (Biz Londra’dayken onlarla
karsılastım.)
When you are at home, ………. (Siz evde oldugunuzda, ………)
When you were at home, ………. (Siz evde oldugunuzda, ………)
While you are studing, ……….. (Siz çalısırken………)
While you were studing, ……….. (Siz çalısırken………)
Görüldügü gibi bu baglaçlarda baglacın anlamı yükleme eklendiginden
zamanın ne oldugu kayboluyor. Bu nedenle bu grup baglaçlarda zaman
uyumu vardır. Temel cümlenin zamanına göre yan cümlecigin zamanı tespit
edilir. Bu zaman uyumu çok önemlidir. Fazla sayıda örnek çözülerek hakim
olunabilir.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 156 -
Çarsamba. 29. 03. 2000
Adverbial Conjunction’ları anlamlarına göre gruplara ayırarak
inceliyecegiz. Her grup için hem tek tek anlamları hem de kullanım özellikleri
verilecektir. Özellikle KPDS açısından önemli olan özelliklerine dikkat
çekilecektir.
Grup 1: Time Conjunction: Zaman baglaçlarıdır. Eylemin ne zaman
yapıldıgını belirlerler.
When: ……….dıgı zaman
After: ……….den sonra
Befor: ……….den önce
As: ……….iken
While: ……….iken
Just as: ……….tam iken
Until / Till: ……….ceye kadar
By the time: ……….ceye kadar
Since: ……….dıgından beri
As soon as: ……….ir, ……….imez
As long as: ……….dıgı sürece
Once: ………..ce / ca
No sooner ……….than: …..mesi ile …..mesi bir oldu
Hardly / Scarcely ……….when: tam …………mıstı ki ………..oldu
Son ikisinin yapısı farklı olmasına ragmen aslında anlamları aynıdır.
Önceleri sıkça bu ikisi sorulurdu.
Time baglaçlarından en önemlileri yukarıya alındı. Anlamları ile
birlikte çok iyi bilinmeli. Direk bir soru kesin gelir. Ayrıca iyi bilinmesi
sınavın anlama yönelik sorularında büyük kolaylık saglar.
Kullanımları
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 157 -
1.) Zaman baglaçlarının oldugu cümlecikte hiç bir future tense kullanılmaz.
(Bu kural sadece nglizce’ye has bir özelliktir.)
Zaman uyumunda kesinlikle temel cümlecik ve yan cümlecik asagıdaki
sekilde kurulamaz. Bunun bilinmesi zaman uyumu sorularında büyük bir
rahatlık saglar.
Past Future
Present Past
2.) Since: ……….dıgından beri. Bu baglaç genel zaman uyumunu bozan tek
baglaçtır.
(Present Perfect) + Since + (Simple Past)
I haven’t seen them since they moved to another town. (Onlar baska bir
kasabaya tasındıklarından beri onları görmedim.)
Baglacın bulundugu cümlecik yan cümleciktir. Bazen yan cümlecik
basa alınarak da verilebilir, düsmemek gerekir.
Since they moved to another town, I haven’t seen them. (Onlar baska bir
kasabaya tasındıklarından beri onları görmedim.)
Since baglacının bulundugu cümlede neden temel cümlecik “present
perfect”; yan cümlecik “simple past”tır?
Bu soruyu bir cümle yazarak açıklayalım:
I haven’t seen him since last year. (Ben onu geçen yıldan beri görmedim.)
Zamanlar konusu islenirken “since”in present perfect ile kullanıldıgını
çünkü bununla geçmiste olan bir olayın etkisinin su ana kadar devam ettigini
söylemistik. Bu cümlede zarf olan “last year” sözcügünün yerini tutan bir
cümlecik de yazabiliriz. Bu cümlecigin eylemi geçmiste olacagından bunun
da zamanı past olacaktır. Bundan dolayı since’in oldugu cümlede temel
cümlecik “present perfect”; yan cümlecik “simple past” olur. Bu nedenle
“since” baglacı genel zaman uyumunu bozan tek baglaçtır.
3.) As ve While: ikisi de “………iken” anlamındadır. Aralarındaki fark nedir?
Olayların olusma süreleri bu iki baglacın kullanımını belirler.
As: Kısa süreli olaylarda kullanılır. dısarı çıkarken, eve girerken vb. Bu
nedenle “as” baglacının oldugu cümlecikte simple zamanlar (continuous
olmayan) kullanılır.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 158 -
While: Uzun süreli olaylarda kullanılır. televizyon izlerken, oyun oynarken
vb. Bu nedenle “while” baglacının oldugu cümlecikte continuous’lu zamanlar
kullanılır.
As I went out, it began to rain. (Ben dısarı çıkarken yagmur yagmaya basladı.)
While I was waiting, it began to rain. (Ben beklerken yagmur yagmaya
basladı.)
4.) Just as: Bu baglacın kullanımında yan cümlecik zamanı “as”ten dolayı
kısa olaylardır ama “just”tan dolayı da continuous’ludur. Bu sürekli zaman
genellikle “past continuous”tur.
Just as I was leaving home, the phone rang up. (Tam ben evden ayrılırken
telefon çaldı.)
5.) By the time / until – till: by edat olup (zamanlar bilgisinden hatırlayınız)
bir ismin önünde ve future perfect ile kullanılır. the time’ın eklenmesi ile
baglaç olur. Until ve till arasında hemen hemen bir kullanım farkı yoktur. Üçü
de “………ceye kadar” anlamındadır.
Future perfect Simple present
By the time
Past perfect Simple Past
Mantıgı: Baglaçtan önceki zaman sonrasındaki zamanın öncesidir. Futurlu
tenseler baglaç cümleciklerinde kullanılmadıklarından alternatifi olan Simple
present’e gidilmistir. Yani “by the time” baglacının kullanımında zaman
uyumu açısından iki alternetif vardır.
The children will have slept by the time we arrive at home. (Biz eve
varıncaya kadar çocuklar uyumus olacak.)
By the time we arrive at home, the children will have slept. (Biz eve
varıncaya kadar çocuklar uyumus olacak.)
Bu cümlede eve varma olayının gelecekte oldugunu, çocukların
uyumasının da gelecek te olan eve varma olayından önce oldugunu anlıyoruz.
The children had slept by the time we arrived at home. (Biz eve varıncaya
kadar çocuklar uyumustu.)
By the time we arrived at home, the children had slept. (Biz eve varıncaya
kadar çocuklar uyumustu.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 159 -
Bu cümleden eve varma olayının geçmiste oldugunu ve çocukların
uyumasının geçmiste olan eve varma olayından önce gerçeklestigini
anlıyoruz.
Turkey’s population will have exceeded 100 millions by the end of next
decade. (Türkiye’nin nüfusu önümüzdeki on yılın sonuna kadar 100 milyonu
asmıs olacak.)
Turkey had applied to the EU by the end of 1950s. (Turkiye 1950’lerin
sonuna kadar AB’ne basvurmustur.)
“by”lı cümlede Zaman dilimi gelecekte ise: Future Perfect
“by”lı cümlede Zaman dilimi geçmiste ise: Past Perfect kullanılır.
Konuyu ezberlemeden mantıgını anlamak gerekir.
“by ve by the time”ın dısında gramer olarak future perfect kullanılmaz.
Eger soruda future perfect verilmisse by ve by the time; bunlar verilmisse
future perfect istenir. Bu nedenle soruyu iyi okuyup bizi sonuca götürecek
ipuçlarını bulmak gerekir.
By the time için verilen özellikler Until / Till için geçerli degildir.
Çünkü by the time’daki önceye çekme hareketi Until / Till’de yoktur.
I will wait for you until you return. (Siz dönünceye kadar sizi bekliyecegim.)
Özellikle “since ve by the time” baglaçlarının kullanımlarını çok iyi
bilmek gerekir.
I had no sooner left home than it began to rain. (Evden ayrılmamla
yagmurun yagmaya baslaması bir oldu.)
ki olay vardır. En son olan past; öncesinde olan Past perfect ile ifade
edilir.
Bu cümleyi “hardly………..when” ile de aynı anlama gelmek üzere
aktarılabilir.
I had hardly left home when it began to rain. (Tam dısarı çıkıyordum ki
yagmur yagmaya basladı.)
He had no sooner bought a car than he had an accident. (Arabayı alması ile
kaza yapması bir oldu.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 160 -
***Not: “no sooner……….than” ve “hardly…………when” baglaçları
kullanımda basa alınabilir. Bu kural ihlali oldugu için telafi olarak cümle
devrik yapılır.
No sooner had he bought a car than he had an accident. (Arabayı alması ile
kaza yapması bir oldu.)
Hardly had I left home when it began to rain. (Tam dısarı çıkıyordum ki
yagmur yagmaya basladı.)
Pazar. 02. 04. 2000
Grup 2: Cause Conjunction (Sebep baglaçları) : Sebep baglaçları ana
cümlecikteki eylemin neden gerçeklestigini anlatan yan cümlecigin basıda
bulunur. Bu baglaçların hepsi de “…….dıgı için” anlamındadır. Ayrıca zaman
uyumu bu baglaçlarda da vardır.
Because
As
Since
Seeing that
Now that
Given that
Asagıda verilmis olan yapılar normal kullanımları ile edat
yapısındadırlar ve biliyoruz ki edatlar bir isim ile kullanılırlar. Bu edatların
hepsinin anlamı “…..den dolayı”dır. Bunlar bir ekleme ile baglaca
dönüstüklerinden yukarıdakilerden ayrı olarak verildi. Bu edatlara “the fact
that” eklenerek baglaca dönüstürülür. Baglaç olduklarında yukarıdakiler gibi
“….dıg için” anlamındadırlar.
Sebep baglaçlarının anlamlarının bilinmesi yeterli olur. Ayrıca
asagıdakilerin gramatikal olarak edat – baglaç ayırımını yapabilmek
önemlidir.
Due to
Owing to
Because of ……….den dolayı + the fact that: ……….dıgı için
On account of
n view of
We had to give up the project since it began to be expensive. (Proje pahalı
olmaya basladıgı için ondan vaz geçmek zorunda kaldık.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 161 -
Since, As ve daha sonra görecegimiz While baglaçları farklı baglaç
olarak kullanılabilirler. nglizce’de bu kullanıma sahip olan sadece bu üç
baglaçtır. Yapı ve kullanımlarına göre hangi baglaç anlamında oldugunu
görebilmek gerekir. Örnegin tense uyumundan dolayı yukarıdaki cümlede
since “….den beri” olarak degil de “…..dıgı için” anlamında kullanılmıstır.
They couldn’t arrived there in time because the traffic was heavy. (Trafik
yogun oldugu için oraya zamanında varamadılar.)
He was dismissed since he was always late for the work. (O daima ise geç
kaldıgı için kovuldu.)
Miss: görevlendirmek; dismiss: görevden almak
We called off the match owing to the rain. (Biz yagmurdan dolayı maçı iptal
ettik.)
Bu kullanımı ile “owing to” edattır. Çünkü edatlar bir isim ile
kullanılır; bir cümlecik ile degil. Ayrıca “the fact that” almamıstır. Simdi
bunu baglaç olarak kullanalım.
We called off the match owing to the fact that it was raining. (Biz, yagmur
yagdıgı için maçı iptal ettik.)
“owing to the fact that”in baglaç oldıguna, ve sonrasında bir cümlecik
olduguna dikkat ediniz.
No one could live over there due to cold weather. (Soguk havadan dolayı
kimse orada yasayamaz.)
No one could live over there due tothe fact that it was extremely cold.
(Orada hava son derece soguk oldugu için kimse yasayamaz.)
Önceleri bu konu ile ilgili edat – baglaç ayıtımı sorulurdu. Bir de
anlama göre hangi baglacın uygun oldugunu seçmemizi isteyen sorular
sorulurdu. Son sınavlarda direk edat veya baglaç sorulur.
Hem bu baglaçlar hem de bu edatlar es anlamlıdırlar, birbirlerinin
yerine kullanılabilirler. Bu nedenle eger bunlardan ikisi sıklarda varsa ikisi de
cevap olamaz. Sadece “due to”nun ileri düzey olarak bir nüans farkı vardır.
Bunun sadece “be” fiilinden sonra kullanıldıgı söylenir. Bu özellik KPDS’de
simdiye kadar hiç sorulmadı.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 162 -
Due to his ilness, he failed the exam. (O hastalıgından dolayı sınavda
basarısız oldu.)
Due to the fact that he was ilness, he failed the exam. (O hasta hasta oldugu
için sınavda basarısız oldu.)
Görüldügü gibi edat ve baglaç basa da alınabilir. Bu durumda baglaçlı
cümlecigin sınırı (,)’e kadardır.
Grup 3: Concession Conjunction (Zıtlık Baglaçları): Concession taviz,
ödün demektir. Gramatikal olarak zıtlık anlamı vardır. Ayrıca bu gruba
“contrast” baglaçları da denilebilir.
Though
Even though
Although
Despite the fact that
n spite the fact that
Besi de esanlamlı olup “…..e ragmen” anlamındadır. “despite ve in spite
of” edat olup “the fact that” eklenmesi ile baglaca dönüsürler.
Whereas
While
Bu iki zıtlık baglacı “….iken, oysa” anlamındadır. “while”ın bu anlamı
zıtlık anlamındaki “iken”dir. Yani “ben ders çalısırken o TV izliyordu”
örnegindeki gibi. Esanlamlı oldukları için ikisi sıklarda olursa ikisi de cevap
olamaz.
Howevwe + (Sıfat – Zarf)
Whatever + (sim)
No matter + (QW)
Zıtlık baglaçlarının en önemlileri bunlardır. Kullanıldıkları sözcüklere
göre “ne olursa olsun” gibi bir zıtlık anlamı katarlar. KPDS’ de kesin olarak
bu üçünden birisi (büyük bir olasılıkla however) sorulur. Böyle bir soruda bu
baglaçlardan sonraki sözcügü iyi bir srkilde etüt etmek gerekir.
n spite of vigorous efforts, the two sides couldn’t aggree on the border
dispute. (Yogun çabalara ragmen her iki taraf sınır anlasmazlıgında görüs
birligine varamadılar.)
Vigorous: yogun, canlı
Effort: çaba, gayret
Border: sınır
Border line: sınır hattı
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 163 -
n spite of the fact that the UN made vigorous efforts, the two sides couldn’t
aggree on the border dispute. (BM’lerin yogun çaba göstermesine ragmen, her
iki taraf sınır anlasmazlıgında görüs birligine varamadılar.)
Cümlede her iki tarafın anlam olarak paralel mi, zit mı, sonuç mu
oldugu irdelenerek uygun baglaca gidilmelidir. Ayrıca edat – baglaç kullanımı
için sonrasında isim mi var yoksa cümlecik mi var seklinde cümle irdelenerek
uygun kullanıma gidilir.
Howevwe + (Sıfat – Zarf)
Whatever + (sim)
No matter + (QW)
Normalde baglaç kullanımında baglaçtan hemen sonra bir özne vardır.
Eger bir baglaç kullanımında özneden önce bir sözcük varsa, baglaç mutlaka
yukarıdaki üçünden biridir. Bu yapıda genellikle kullanılan ve KPDS’de
sorulan “however”dır. Bu üç baglacın kullanımlarında özneden önceki
sözcügü iyi etüt ederek uygun olan baglaç kullanılır.
However hard he may study, he can’t be succesful. (O ne kadar sıkı çalısırsa
çalıssın, basarılı olamaz.)
“hard”ın baglaçtan hemen sonra, özneden önce kullanıldıgına dikkat
ediniz. Eger hard burada kullanılmazsaydı ve zarf (veya sıfat) olmazsaydı
“however” baglacı kullanılamazdı. Ayrıca bu baglaçların kullanıldıkları
kelimeye göre anlam kazandıklarına dikkat edilmelidir.
Whatever decision the goverment may take, inflatıon seems to rise.
(Hükümet hangi kararı alırsa alsın, enflasyonun yükselecegi görünüyor.)
Bu baglaçların sonralarında kullanılan sözcük iyi etüt edilmelidir.
Örnegin sonu “sion, tion, çogul eki s, ance, ent” gibi ekler ile biten sözcükler
isimdirler. Sonu “ly” ile bitenler zarftırlar. Bu sekilde baglaç sonrası
sözcükler iyi etüt edilerek uygun baglaç kullanımına gidilmelidir.
No matter what he does, he can’t persuade us. (O ne yaparsa yapsın bizi ikna
edemez.)
However reach he may be, he is unlikely to be happy. (O ne kadar zengin
olursa olsun, onun mutlu olması muhtemel degildir.)
Whatever suggestion they may propose, this program is not likely to succeed.
(Onlar hangi önerileri önerirlerse önersinler, bu programın basarılı olması
muhtemel degildir.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 164 -
No matter where he runs away, the police will eventually catch him. (O
nereye kaçarsa kaçsın, polis sonunda onu yakalayacak.)
Eventual: olası
Eventually: sonunda
Sooner or later: er geç
Eger bu baglaçlardan sonraki sözcük bos bırakılarak sorulursa (ki bu
KPDS’de sorulmaz.) kullanılan baglaca göre bu sözcügün isim, baglaç veya
QW oldugunu tespit ederiz. Peki hangi durumda zarf, hangi durumda sıfat
kullanırız? Eger baglacın kullanıldıgı cümlecigin fiili “linking verb” ise sıfat;
degilse zarf kullanılır.
However ………………..she may sign, she will nat be selected. (O ne kadar iy
………….söylerse söylesin, seçilemeyecek.)
Good Well Goodness
Good sıfat, Well zarf, Goodness isimdir. Baglaç “however” oldugu için sıfat
veya zarf kullanılmalıdır. Baglaç cümleciginin fiili “linking” fiil olmadıgı için
de zarf kullanılmalı diye bosluga gelecek sözcügü seçiyoruz.
The control group’s results were favourable, whereas the patient group’s
results were unfavourable. (Kontrol grubunun sonuçları olumluydu, oysa
hasta grubunun sonuçları olumsuzdu.)
The control group’s results were favourable, while the patient group’s results
were unfavourable. (Kontrol grubunun sonuçları olumluydu, oysa hasta
grubunun sonuçları olumsuzdu.)
Whereas ve While esanlamlı olup birbirlerinin yerine kullanılabilirler.
Yukarıdaki iki cümlenin anlamı görüldügü gibi aynıdır. Ayrıca bu iki
baglacın kullanımındaki virgüle dikkat ediniz. Bu iki baglaç “Connecting
Conjunction” baglaçları ile aynı kullanıma sahiptirler.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 165 -
Çarsamba. 05. 04. 2000
Gurp 4: Result Conjunction (Sonuç baglaçları)
Bu baglaçlar ana cümlecikteki yargının sonucunu veren yan cümlecigin
basında kullanılırlar. Bu baglaç grubunda iki tane baglaç vardır. kisi de
“öyle………ki” anlamındadır. KPDS’nin fix sorusudurlar. Gramatikal boyutu
önemli olan bu iki baglacın kullanımı biraz karısıktır. Örnekleri birkaç defa
yazarak egzersiz yapılmak konuyu daha iyi kavratacaktır.
So (Sıfat, zarf) that
Such (isim) that
She is so clever that everyone admires her. (O öyle zekidir ki herkes ona
hayrandır.)
Admie sözcügü latince olan “mirore”den köken almaktadır.
Mirore: bakmak
Miror: ayna
Admire: hayranlık duymak
She speaks Germany so fluently that you can not distinguish him from a
german. (O öyle akıcı bir sekilde Almanca konusur ki onu bir almandan ayırt
edemezsiniz.)
Distinguish: ayırt etmek
Distinguished: seçkin
He is such a man that you can rely on him. (O öyle biridir ki ona
güvenebilirsiniz.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 166 -
Sıfat ve zarflar için “so……….that”; isimler için “such……….that”
kullanıldıgına dikkat ediniz. Eger baglacın oldugu cümlecigin fiili Linking
Verb ise sıfat; degilse zarf kullanılır.
Bu iki baglacın kullanımı sadece anlatılan boyutu ile degidir. Esas zor
olan ve KPDS’de sorulan kullanımı baskadır. Buna geçmeden önce ilgili
oldugu için Sıfat Tamlamaları’ndan bahsetmamiz gerekir.
Sıfat Tamlamaları: Türkçe’de bir ismi bir sıfat niteledigi zaman bu bir sıfat
tamlaması olur. Hava, isimdir; “güzel bir hava” derken bu bir sıfat tamlaması
olur. Yalnız belgisiz tanıtıcı eki olan “bir”in (nglizce’deki “a veya an”)
Türkçe’deki kullanımı nglizce’deki kullanımı ile terstir. Simdi nglizce’deki
sıfat tamalamalarına bakalım.
a wheather (bir hava) a nice wheather (güzel bir hava)
a car (bir araba) an expensive car (pahalı bir araba)
a girl (bir kız) a beautiful girl (güzel bir kız)
Yukarıdaki sıfat tamlamaları tekil veya sayılabilen isimlerin
kullanıldıgı sıfat tamlamalarıdır. Ayrıca çogul ve sayılamayan isimlerin de
kullanıldıgı sıfat tamlamaları vardır. Dogal olarak bunların önünde “a veya
an” belgisiz tanıtıcı eki yoktur.
cloth (kumas) nice cloth (güzel kumas)
cars (arabalar) expensive car (pahalı arabalar)
girls (kızlar) beautiful girls (güzel kızlar)
nglizce’de yukarıdaki verilen sıfat tamlamaları düzenli sıfat
tamlamalarıdır. Yani sıfatın belgisiz tanıtıcı ek ile isim arsına geldigi sıfat
tamlamaları düzenlidirler. Eger sıfat tamlamalarında sıfat ile belgisiz tanıtıcı
ek yer degistirirse bu sıfat tamlamaları bozuk sıfat tamlamaları olurlar. Simdi
bunlara da örnek verelim.
Düzenli Sıfat Tamlaması Bozuk Sıfat Tamlaması
a nice wheather (güzel bir hava) nice a wheather (güzel bir hava)
an expensive car (pahalı bir araba) expensive an car (pahalı bir araba)
a beautiful girl (güzel bir kız) beautiful a girl (güzel bir kız)
Görüldügü gibi bozuk sıfat tamlamasında belgisiz tanıtıcı eki sıfat ve
isim arasına gelmektedir. Her iki tamlama da aynı anlamdadır.
***Not: Düzenli sıfat tamlamalarında “such………..that”; Bozuk sıfat
tamlamalarında “so……….that” baglacı kullanılır.
He is such an intelligent student that he can study abroad. (O öyle zeki bir
ögrenci ki yurt dısında ögrenim göreblir.)
He is so intelligent an student that he can study abroad. (O öyle zeki bir
ögrenci ki yurt dısında ögrenim göreblir.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 167 -
They were such naughty boys that the teacher had to shout at them. (Onlar
öyle yaramaz çocuklardı ki ögretmen onlara bagırmak zorunda kaldı.)
This is such useful information that we have to evaluate it. (Bu öyle yararlı
bir bilgi ki onu degerlendirmek zorundayız.)
So’dan that’e kadar olan yapı basa alınabilir. Bu kullanım kural ihlali
oldugu için bunun telafisi olarak baglaç cümlecigi devrik yapılır. Sınavda bu
yapı sorulmadıgı için simdilik buna deginilmeyecektir.
Nicelik (Quantifiers) Sıfatlarında bu iki baglacın kullanımı:
1.) a little, a few, a lot of, gibi önünde a / an belgisiz tanıtıcı varsa
“such……….that” baglacı kullanılır.
2.) much, many, little, few, , gibi önünde a / an belgisiz tanıtıcı yoksa
“so……….that” baglacı kullanılır.
Bu yapı ayrıntıdır, KPDS’de sorulmaz. Ama ögrenilse iyidir.
Tunik tahmini: Sınavda bozuk bir sıfat yapısı ile bu konudan soru
elebilir.
He has so much money that he can buy the whole Diyarbakır. (Onun o kadar
parası var ki o tüm Diyarbakırı alabilir.)
He has such a lot of money that he can buy the whole Diyarbakır. (Onun o
kadar parası var ki o tüm Diyarbakırı alabilir.)
“So” ve “such” tek baslarına da “böyle, öyle” anlamında aynı mantıkla
kullanılırlar. Yani sıfat ve zarf ile “so”; isim ile “such” kullanılır.
Grup 5: Purpose Conjunction (Amaç Baglaçları): Ana cümlecikteki
yargının amacını belirten yan cümleciginin basında kullanılırlar. ki tanedirler
ve ikisi de aynı anlamdadırlar. “……….mesi için” anlamındadırlar.
n order to
So as to
Bu yapı ile mastardırlar ve “……….mek için” olarak çevrilirler.
Yapılarındaki “to” atılıp yerine “that” eklenerek baglaca dönüstürülürler.
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 168 -
Baglaca dönüsürken “so as to”daki “as”te atılır. Böylece amaç baglaçlarımız
“in order that” ve “so that” olur.
The goverment took drastic measures ***to curb inflation. (Hükümet
enflastonu durdurmak için köklü tedbirler aldı.)
Yukarıdaki cümlede isaretli yerde aslında “in order to” vardır. Bundan
dolayı “….mek için” anlamı verilir. Ama kısaltma oldugu için “in order”
atılımıs, geriye sadece “to” kalmıstır; ve bu “to” sözcügü “…..mek için”
anlamını vermistir. Yoksa normalde bir mastarın “…..mek için” anlamı
yoktur.
n order to ….mek için (mastar yapısı) in order that ….mesi için (baglaç
yapısı)
So as to ….mek için (mastar yapısı) so that ….mesi için (baglaç
yapısı)
I went abroad in order to learn English. (Ben nglizce ögrenmek için yurt
dısına gittim.)
I sent my doughter abroad in order that she could learn English. (Kızımı
nglizce ögrenmesi için yurt dısına gönderdim.)
Amaç cümleciklerinde genelde modallar kullanılır. Diger baglaçlarda
oldugu gibi bunlarda da zaman uyumu vardır. n order that ile so that
baglaçlarının kullanımı arasındaki fark sudur:
n order that: ………..mesi için ifadesinde ikisinin de istegi vardır.
So that: …………….mesi için ifadesinde sadece söyleyenin istegi vardır.
I barred my windows so that no one could get ınto my house. (Evime
kimsenin girememesi için pencerelerimi demirledim.)
Grup 6: Expectation Conjunction (Beklenti Baglaçları): Ana cümlecikteki
yargının hangi beklentiden dolayı istendigini açıklayan yan cümlecigin
basında kullanılan baglaçlardır. ki tanedirler ve birbirinin alternatifidirler.
n case: ………..diye
Lest (for fear that): ………..mesin diye
Aslında her ikisi “……….ihtimaline karsın” diye çevrilebilirler. Ama
birbirlerinden ayrılabilinsin diye farklı iki anlam verildi.
I have to make some preparions in case someone may drop in. (Birisi ugrar
diye bazı hazırlıklar yapmak zorunda kaldım.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 169 -
Drop in: (bir yere) ugramak
Eger yukarıdaki cümlede “lest” baglacı kullanılsaydı asagıda görüldügü
gibi anlam ters olurdu.
I have to make some preparations lest someone may drop in. (Birisi
ugramasın diye bazı hazırlıklar yapmak zorundayım.)
You shouldn’t forget to take your credit card in case you may need money.
(Paraya ihtiyacınız olur diye kredi kartınızı almayı unutmamanız gerekir.)
We have to bar our windows lest someone may break into house. (Birisi eve
girmesin diye pencerelerimizi demirlemek zorundayız.)
Break into: (bir yere soygun amacı ile) girmek
Bu güne kadarki KPDS sınavlarında “in case” çok soruldu. Ayrıca
parçalarda çok geçti. “lest” ise sıklarda var ama direk olarak sorulmamıs.
Önekli Baglaçların Tekrarı
KPDS açısından en önemli olan dört baglacın tekrarını yapacagız.
Digerleri de elbette önemlidir ama bunlar karısık oldugu için ayrıca üzerinde
durulmalıdır. Bu dört baglacımız “since, as, while ve so that”tir. Simdi bunları
tek tek görelim.
Since: ki degisik kullanımı vardı. Birincisi zaman baglacı olarak
“……….dıgından beri” digeri ise sebep baglacı olarak “……….dıgı için”
anlamındaydı. Zaman baglacı durumundaki spesifik tense’sinden dolayı
ayırımını yapabiliyoruz.
As: En karmasık kullanıma sahip olan baglaçtır. Dört degisik anlamda
kullanılrı
1.) ……….iken
As he stopped up the stairs, he fell down (O merdivenleri çıkarken asagı
düstü.)
2.) ……….dıgı için
As he was a prominent figure, everyone respected him. (O saygın bir sahsiyet
oldugu için herkes ona saygı gösterir.)
Prominent: saygın
Fıgure: sekil, sahsiyet
3.) ……….dıgı gibi
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 170 -
As I told you he was unright. (Sana söyledigim gibi o haksız çıktı.)
nglizce’de “…….dıgı gibi” ifadesi baglaç olarak kurulur. Bu nedenle
“as” kullanılır. “like” gibi anlamındadır ama edat oldugu için bir cümlecik
önünde kullanılamaz. Çünkü edatlar isimler ile kullanılırlar.
4.) ………..dıkça
As we grow old, we become more sensitive. (Biz yaslandıkça daha
hassaslasırız.)
Degisik anlamları oldugu için soru “as”ten gelebilir. Verilen örnekleri
birkaç defa yazıp çalısmak iyi olacaktır.
While: ki degisik anlamda kullanılır.
…………iken: Zaman baglacı olarak.
…………oysa, iken: Zıtlık baglacı olarak
So that: ki farklı anlamda kullanılır.
……….mesi için: Zaman baglacı olarak bu anlamda kullanılır.
The doctor explained my illness in medical terms so that I couldn’t
understand. (Doktor anlıyamamam için hastalıgımı tibbi terimlerle açıkladı.)
Bu nedenle: Sebep baglacı olarak bu anlamda kullanılmaktadır.
The doctor explained my illness in medical terms, so that I couldn’t / didn’t
understand anything. (Doktor, hastalıgımı tibbi terimlerle açıkladı, bu nedenle
hiç bir sey anlıyamadım / anlamadım.)
Dikkat edilirse bu kullanımı ile birinci grup baglaçların kullanım
özelligi ile aynıdır. Bu yüzden hem modal hemde normal bir fiil kullanılabilir.
Anlam olarak iki cümle arasında bir fark yoktur. Ama gramatikal olarak
farklıdırlar.
Çarsamba. 09. 04. 2000
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 171 -
Tag Question (RQ)
Kuyrukça soruları demek olup, “………degil mi?” diye Türkçe’ye
çevrilir. Diger dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına ragmen nglizce
boyutu önemli olan bir konudur. Tag Question, (TQ) cümle sonlarında
“……de / da, ……..degil mi, tamam mı” gibi ifadelerdir.
nglizce’ de ne yazık ki TQ’lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor.
Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalısan bir konudur. Mantıgı
anlasıldıktan sonra aslında pek te zor degil. KPDS’nin fix sorusudur. Ya “de,
da” veya “degil mi”den kesin bir soru gelir. Özellikle “de, da”dan kesinlikle
soru gelir. Eger “degil mi”yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmis olur.
Bu nedenle iyi bilmek gerekir.
1.) ……….degil mi?
Bu ifade nglizce’de belli bir mantıga göre çalısır. Kesinlikle
ezberlemeden, bu mantıgı yakalamak gerekir. Simdi mantıgını anlamak için
uygulamalarını maddeler halinde görelim:
a.) …….degil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ
olumsuz; cümle olumlu ise TQ olumlu olur.
He refused to participating in the meeting, didn’t he? (O taplantıya katılmayı
red etti, degil mi?)
She doesn’t study, does she? (O çalısmıyor, degil mi?)
Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense’nin yardımcı fiili olduguna
dikkat ediniz. Yani nglizce’de TQ’nı olustururken herhangi bir yardımcı fiil
degil de cümlemizin tense’sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz.
b.) TQ’larda daima sahıs zamirleri kullanılır.
The workers demand raise, don’t they? (sçiler zam talep ederler, degil mi?)
“Don’t the workers” degil de “don’t they” yazıldı. Çünkü TQ’larda
daima sahıs zamirleri kullanılır. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini
tespit etmek önem kazanmaktadır. Ayrıca öznenin tekil – çogul olusu da
önemlidir.
Everybody was against the project, weren’t they? (Herkes projeye karsıydı
degil mi?)
Every, no türevlerinde fiil tekil çekilir. (Çünkü bunların zamirleri
belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir.) Ama özne
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 172 -
çogul olacagından TQ’nı olusturulurken zamir olarak “they” kullanılır.
“they” kullanımı da yardımcı fiili çogul ister. Bu nedenle yukarıdaki cümlede
“weren’t they” kullanıldı.
Everything has to be taken into consideration, haven’t they? (Her sey
gözönüne alınmalıdır, degil mi?)
Take into consideration: gözönüne almak
c.) Fiilin olumlu – olumsuz tespiti de çok önemlidir.
Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan “not” olmadıgı halde cümle
olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ’ı olumlu olarak kurulur.
No money was asked, was it? (Para istenmedi, degil mi?)
They can hardly get on well, can they? (Onlar pek iyi geçinemiyorlar, degil
mi?)
Get on well: iyi geçinmek
d.) Bir bilesik cümlede TQ temel cümlecige göre yapılır.
Some of the members claimed that inflation would raise, didn’t they?
(Üyelerin bazıları enflasyonun yükselecegini iddia ettiler, degil mi?)
He should have rung up as soon as he arrived there, shouldn’t he? (Onun
oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi, degil mi?)
Ring up: telefon açmak
Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. Bu nedenle TQ çeviride
sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz.
e.) I think, I suppose, I believe, I guess (sanırım, galiba), I am afraid
(korkarım) gibi giris cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümlecige sorulur.
Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir.
I think, he will resign, won’t he? (Sanırım o istifa edecek, degil mi?)
I am afraid, the other team will not come, will it? (Korkarım diger takım
gelmeyecek, degil mi?)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 173 -
***Not: Yukarıdaki ifadelerin bulundugu cümlelerde iki cümlecikten
herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. Çünkü birinin olumsuzlugu
digerini de etkiliyor.
I don’t think, they will accept the offer, will they? (Sanmıyorum, onlar
öneriyi kabul edecekler, degil mi?)
Giris cümlesi olan “Idon’t think” olumsuz oldugu için TQ olumlu
kuruldu. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda söyledir:
I think, they won’t accept the offer, will they? (Sanırım, onlar öneriyi kabul
etmeyecekler, degil mi?)
Bu ayrıntı KPDS’ de pek sorulmuyor.
f.) TQ’larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki “not” mutlaka kontraktlı yazılır.
The money is everything, isn’t it? (Para her seydir, degil mi ?) Yani “is not
it?” seklinde yazılamaz.
g.) Birn ci tekil sahısta “f” maddesinin kuralından dolayı TQ, “aren’t I?”
seklinde kurulur.
I am right, aren’t I? (Ben haklıyım, degil mi?)
Normalde bu cümlenin TQ’ı “amn’t I” seklinde olmalıydı. Ama “am”
yardımcı fiili ile “not” olumsuzluk eki “amn’t” seklinde kısaltılamadıgından
alternatifi olan “are” yardımcı fiiline gidilmistir. Eger cümle olumlsuz ise
böyle bir sıkıntı yoktur. TQ “am I” seklinde kurulur.
I am not unright, am I? (Haksız degilim, degil mi?)
g.) Emir cümlelerinde “will” yardımcı fiili ile TQ kurulur.
Don’t go outside, will you?
Let için de benzer bir durum vardır. TQ kurulurken “shall”den faydalanılır.
Let’s go shopping, shall we?
Emir cümlelerinde TQ “tamam mı?” anlamındadır. Bu nedenle olumlu
– olumsuz; olumsuz – olumlu durumu yoktur. Yani cümle olumlu iken TQ
olumlu; cümle olumsuz iken TQ olumsuzdur.
2.) nclusion (Dahil Etme)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 174 -
“…….de, da” anlamındadır. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha
yüksektir. nglizce’de bunu saglayan çok sayıda kelime vardır. Türkçe’de
katılınan yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsın dahil etme aynı sekilde
“……de, da” ile yapılır. nglizce’de böyle degildir. Dahil etmeyi saglayan bir
çok kelime vardır. fadenin olumlu –olumsuz olusuna göre degisik kelimeler
kullanılır. simdi bir tablo halinde bunu verelim.
Olumlu Olumsuz
So Neither / Nor (Sonralarındaki cümlecik
devriktir.)
Too / Also Either (Sonralarındaki cümlecik
düzgündür.)
He can speak German fluently; so can I. (O Almancayı akıcı bir sekilde
konusur; ben de.)
He can speak German fluently; I can too. (O Almancayı akıcı bir sekilde
konusur; ben de.)
He can speak German fluently; I can also. (O Almancayı akıcı bir sekilde
konusur; ben de.)
Görüldügü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır.
Bu konuda sunlara dikkat etmemiz gerekir:
• Yargının olumlu – olumsuz tespiti.
• Eger olumlu ise so, too, also’dan birini seçeriz. Eger “so” seçmissek
sonrası devrik olmak zorundadır. Bu, baglaç anlamındaki so (bu
nedenle) ile karısıklıgı önlemek içindir. Eger too veya also seçmissek
sonraları düzgün bir cümleciktir.
• Eger yargı olumsuz ise ve neither veya nor seçmissek sonralarındaki
cümlecigi devrik yaparız; eger either seçmissek sonrası düzgün bir
cümleciktir. Either’da olumsuzluk anlamını katan “n” olmadıgı için
sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk “not”
eklenerek olumsuz olarak yazılır.
They don’t like Turkish coffe; neither do I. (O Türk kahvesini sevmez; ben
de.)
They don’t like Turkish coffe; nor do I. (O Türk kahvesini sevmez; ben de.)
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 175 -
They don’t like Turkish coffe; I don’t either. (O Türk kahvesini sevmez; ben
de.)
Görüldügü gibi her üçü de aynı anlamdadır.
Sorusu:
• Either – Neither (veya digerlerini) cümlede bos bırakarak
sorarlar.
• “…..de, da” anlamını veren yapının hepsini bos bırakarak
sorarlar. Bu daha zordur.
Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek. (Kasım – Mayıs sınavları ters
mantıkla isledigi için bu tahminde bulunuyor.)
He tried to estimate the likely effects of the new millenium at the meeting
and, ……………………
a) neither did I b) I didn’t either c) So do I d) so did I e) I did so
KPDS’de sorusu bu sekilde gelir. lk aramamız gereken cümlenin
olumlu – olumsuz olusudur. Yukarıdaki cümle olumlu oldugu için a ve b
sıklarını eliyoruz. kinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past
oldugu için yardımcı fiilimiz “did” olmalıdır. c sıkkı da elendi. So
kullanımının sonrasında devrik istedigini de bilirsek cevap (d) kendiliginden
çıkıyor. Görüldügü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu
çözebiliyoruz.
He has never been to the US and, ………………………………..
a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I
Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın (e)
oldugu rahatlıkla görülecektir.
Other
Baska, diger anlamlarına gelen bu kelime karıstırıldıgı ve KPDS için
önemli bir uygulama oldugu için ayrı olarak deginiliyor. Other (türevleri ile
birlikte) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır.
Sıfat Olarak:
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 176 -
Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar
ve degismez sözcüklerdir. Yani çogul (s alarak) olmazlar. Örnegin “zengin
adam” derken rich man; zengin adamlar derken rich men deriz. kincisinde
ifade çogul olmasına ragmen sıfat degismedi.
Sıfat olarak kullanımında eger önünde “the” belirtili tanıtıcı yoksa
“baska” anlamındadır. Çünkü bahsedilen belli degildir. Eger the varsa “diger”
anlamındadır. Çünkü sözü edilen bellidir.
Other student: baska ögrenci
Another student: baska bir ögrenci
Other students: baska ögrenciler
The other student: diger ögrenci
The other students: diger ögrenciler
Zamir Olarak:
Other bu kullanımı ile “s” alabilir. Ama belgisiz tanıtıcı alamaz. Çünkü
belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar. Zamir formunda “the”lı ve
“the”sız; “s”li ve “s”siz yapısı sorulabilir. Cümlenin anlamına göre hangisinin
olacagı tahmin edilmelidir.
Other: baska
Others: baskaları
The other: diger
The others: digerleri
Each Other
One Another
“Birbirleri ile” anlamındadırlar.
Each Other: ikiden fazla nesne için kullanılır
One Others: ki nesne için kullanılır
Aralarında yukarıdaki nüans olmasına ragmen bu günkü kullanımda bu
fark ortadan kalkmıstır. Eger bir soruda bunlardan biri cevap ise sıklarda
digeri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi esanlamlı olarak kabul edilebilirler.
Yunus Avanoglu
GSM : 0533.445 55 95
Ev : 0412.232 59 84 (Dogum:Kadirli)
cq : 70738258
Yunus Avanoglu 0412+232.59.84 – .Tunik Ders Notları – 177 -
Mektup: yunusavanoglu@hotmail.comndirilme: Hazirci.Com
Biçimlendirilmis: Avanoglu,
Aralık Önce: 0 nk, Sonra: 0 nk
Biçimlendirilmis: Varsayılan
Paragraf Yazı Tipi
Biçimlendirilmis: Yazı tipi
rengi: Koyu Mavi
Silinmis: ¶

İ. Tunik Notları için 1 cevap

  1. okul rehberi dedi ki:

    Hello there, I discovered your site by the use of Google at the same time as searching for a similar topic, your site got here up, it appears great. I’ve added to my favourites|added to bookmarks.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s